Antalyaspor için bu sezon bir manşet atılacak olsa kesinlikle bu 'Yalnızlık' olurdu.
Çünkü sezon başından resmen yalnızlıkları yaşayan bir Antalyaspor var.
Kulüp yalnız...
Başkan yalnız...
Taraftar yalnız...
Camia yalnız....
Kısaca herkes yalnız.
Herkes sessiz.
Hakem hatası oluyor kimse sesini çıkarmıyor.
Rakiplerin maçları Pazar günü gündüz oynanıyor bizim ki Cuma iftar saatine yakın.
Antalyaspor tüm şartları zorluyor borç harçla SGK ve vergi borcunu ödemeye çalışıyor, ödeme yapmayan kulüplerin 3 puanı silinmesin diye kural değiştiriliyor.
Ve buna kimsenin sesi çıkmıyor.
Bağış kampanyası başlatılıyor, bağış yapan yok.
En kritik maçına çıkıyorsun taraftar yok.
Türkiye'nin en önemli şehirlerinden olan 3 milyon nüfuslu Antalya'nın sesi, bir Kayseri milletvekili kadar çıkmıyor.
Siyasiler sessiz, STK'lar sessiz, bekediyeler sessiz, kurumlar sessiz, iş dünyası sessiz.
Resmen kaderine terk edilmiş bir camia haline geldik.
Herkes ellerini, kollarını bağlamış bekliyor.
Bakalım ne olacak? Diye...
Bu kulüp bu sezon düşerse herkes düşer, hepimiz düşeriz.
Basın da düşer, şehir de düşer, kulüp de düşer, Antalya da düşer.
Bu şehirde herkes bunun farkına varmalıdır.
Antalya bunu hak etmiyor.
Bu yalnızlığı Antalyaspor hak etmiyor.
Önümüzde 8 final maçı var.
Futbolcusundan, hocasına, taraftarından basınına herkes bu dönem birlik olmak zorunda.
Yoksa iş işten geçmiş olacak.