Zaman geçerse

ZAMANI DURDURAN ANILAR Yaşamım boyunca; ev, okul, gezi ve iş yerlerinde çektiğim fotoğraflara; bir de sanat fotoğrafçılığını eklemişim. Böylece koskocaman bir arşivim olmuş kendi çapımda. İşte baktığım yüzlerce fotoğraf arasında beni hüzünlendiren, ağlatan fotoğraflar oldu. Bunlardan birisi de Kaleiçi'nin 2000'li yıllar sonrası çektiğim fotoğraflardaki konakların; bugün hemen hemen hiç birisinin 'aynı' olmadığını görmek oldu. Neden insanoğlu; zamanı kontrol edip onun 'yıkıcı' isteklerine karşılık; 'yapıcı' veya 'koruyucu' bir tavır takınmıyor ki? Eğer öyle olmuş olsaydı; bugünkü Kaleiçi'nin 'dünkü Kaleiçi'nin bir aynası/aynısı olması gerekirdi! 2000 ve 2020; yirmi yılda yakılan, yıkılan bir Kaleiçi'nin en son tarihini görüyoruz. İlginçtir Kaleiçi konakları o kadar güzel ve mimari bir şaheser olarak yapılmışlar ki; üzerinden bir asır (100 yıl) geçse bile ne yağmurdan, ne fırtınadan ve ne de depremlerden yıkılmıyorlar. Onları yıkan tek şey: içlerinde oturan bir aile olmamasıdır.

*** Kaleiçi son beş-on senedir yenileniyor gibi görünse de; dikkat ederseniz koskoca Kaleiçi'nde bir 'aile' bile yaşamıyor. Sokaklarında çocuklar maç yapmıyor, kızlar ipatlamıyor, anneler pencerelerden bakıp komşusuyla sohbet etmiyor. Dolu gibi görünse bile 'bomboş' bir Kaleiçi var! Halbuki gelen turistler; böyle yerleri gezerken orada doğal bir ortam bekliyorlar. Ama yok. Ne var? Otel, pansiyon, bar, meyhane, hediyelikçi dükkanları, halıcılar! Burası 'old city' yani 'eski şehir' olarak tanıtılıyor. Ama eskiden hiçbir iz yok! Evler var! Ama içinde oturanlar yok! İşte turistler bu yüzden Kaleiçi'ndeki otellerde, pansiyonlarda kalmıyorlar. Hediyelikçiden, halıcıdan alışveriş yapmıyorlar. Bir-iki sokak fotoğrafı sonra çekip gidiyorlar. BENCE Turizm adına eski konakları yakıp-yıkıp yeniden yapmak yerine; o eski haliyle korumalı ve içlerine aileler yerleştirip 'can' vermeliyiz 'can çekişen' Kaleiçi'ne!

*** Bugün ben 'dünkü' fotoğraflara bakıp ağlıyorsam; 'yarın' da sizler çekilen fotoğraflara bakıp; 'Dünkü Kaleiçi ne kadar güzel bir yermiş!' diyerek üzülebilirsiniz. HAYDİ ZAMANI GEÇMEDEN DURDURUNUZ, VE KALEİÇİ'Nİ YAŞATINIZ.