12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçmesine rağmen darbenin Türkiye’nin siyasi ve toplumsal hayatında yarattığı tahribatın devam ettiğini belirten Antalya emek ve demokrasi güçleri, darbenin yıl dönümünde Attalos Meydanı’nda eylem düzenledi. Çok sayıda emek ve demokrasi örgütünün katıldığı eylemde, darbe döneminde yaşanan idam, işkence, gözaltı, cezaevi, grev ve sendika yasakları ile siyasi parti kapatmaları hatırlatıldı.
“AMAÇ HALKIN HAK ARAYIŞINI SİNDİRMEKTİ”
Eylemde KESK Dönem Sözcüsü İlhan Karakurt tarafından yapılan açıklamada, 12 Eylül’ün yalnızca bir askeri müdahale olmadığı, emekçilerin ve devrimci gençliğin yükselen mücadelesini bastırmaya yönelik kapsamlı bir saldırı olduğu ifade edildi. Darbe sonrasında işçi sınıfının örgütlenmesinin, grevlerin ve sendikal mücadelenin ağır biçimde hedef alındığına dikkat çekildi. Karakurt, darbe döneminde yaşananları, “İdamlar, cezaevleri, işkenceler, sıkıyönetim, grev ve sendika yasakları, parti kapatmaları, işten atmalar ile adeta bütün bir ülkenin üzerinden geçmek anlamına geliyordu yaşananlar. Amaç belliydi; halkın hak arayışını vahşice sindirmek” sözleriyle değerlendirdi.
“İŞ, EKMEK VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ”
12 Eylül döneminde özellikle işçi sınıfı ve gençliğin hedef alındığını hatırlatan Karakurt, darbenin ağır sonuçlarının unutulmaması gerektiğini vurguladı. Darbe sonrasında gözaltına alınan ve işkence gören gençlerin yaşadıkları ile idam edilen devrimcilerin hatırlatıldığı açıklamada, Erdal Eren ve Ekrem Ekşi’nin isimleri de anıldı. Karakurt, darbe döneminin gençlik üzerindeki baskısını, “Cunta şefinin ‘Asmayalım da besleyelim mi?’ diye tarihe kaydedilen sözlerinin muhatabı genç devrimci Erdal Eren ‘ibret olsun’ diye asıldı ama faşizmin bu vahşeti darbenin boynunda bir lanet olarak asılı kaldı” sözleriyle değerlendirdi.
“ŞİMDİ BİRLİK VE MÜCADELE ZAMANI”
Açıklamanın sonunda emekçiler, kadınlar ve gençlerin mevcut siyasi düzene karşı demokratik mücadeleyi büyütmesi gerektiği ifade edildi. Tek adam rejiminden kurtulmadan toplumun huzur, ekmek, barış ve özgürlüğe ulaşamayacağı savunuldu. Karakurt, tüm demokrasi güçlerine birlik çağrısı yaparak, “Bağımsızlık, demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesinde kazanımlar elde etmek için bütün müttefik güçlere birleşme ve sesimizi yükseltme çağrısı yapıyoruz. Her gün yeni bir saldırı dalgası ile uyanmamak, 12 Eylülcülerle hesaplaşmak, sermaye sınıfının faşizm yönelimini engellemek adına, şimdi birlik ve mücadele zamanıdır” ifadelerini kullandı.