GÜNDEM

Afet yönetiminde 'deniz köprüsü' önerisi

Antalya Denizcileşme Platformu Başkanı İzzet Ünlü, afet yönetiminde deniz yollarının stratejik rolüne dikkat çekerek, “Deniz köprüsü afet planlarının merkezine alınmalı” dedi

6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla bir açıklama yapan Antalya Denizcileşme Platformu Başkanı İzzet Ünlü, afet yönetiminde deniz yollarının stratejik önemine dikkat çekti. Ünlü, Türkiye’nin afetlere karşı 'karacı bir refleksle' hareket ettiğini belirterek 'deniz köprüsü' kavramının afet planlarının merkezine alınması gerektiğini söyledi.

'EN AZ ETKİLENEN ULAŞIM ORTAMI'
Deprem anında kara ve hava ulaşımında yaşanan aksamalara değinen İzzet Ünlü, denizin en güvenilir hat olduğunu ifade etti. Ünlü açıklamasında şu sözlere yer verdi: ”Deniz, ancak çaresizlikten sonra akla geliyor. Oysa depremde en az etkilenen ulaşım ortamı denizdir. Kara yolları çöker, demiryolları hasar görür, pistler kullanılamaz hale gelir. Deniz ise açıktır. Yeter ki önceden plan yapılmış olsun.”

DENİZ KÖPRÜSÜ VE AMFİBİ GEMİLERİN ROLÜ
Afet bölgesindeki operasyonların gemiler ve limanlar üzerinden yürütülmesini kapsayan 'deniz köprüsü' sisteminin hayati olduğunu belirten Ünlü, Türk Deniz Kuvvetleri envanterindeki gemilerin bu süreçteki rolünün altını çizerek, ”TCG Anadolu başta olmak üzere tüm amfibi gemilerimizin barış zamanı en büyük görevinin harbe hazırlık kadar afetlere müdahale olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Deniz köprüsü lafla değil, rampa, iskele, alan ve tatbikatla kurulur" dedi.

AMATÖR DENİZCİLERE 'GÖREV' ÇAĞRISI
İzzet Ünlü, sadece askeri gemilerin değil, marinalarda bulunan binlerce sivil teknenin de lojistik ve sağlık destek zincirine dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Bu sürecin afet anında değil, bugünden planlanması gerektiğini kaydeden Ünlü, şu soruların yanıtlanması gerektiğini belirtti: ”Kim, ne zaman, hangi görevle, hangi limandan çıkacak? Hangi marina afet planına dahil? Yakıt, sigorta, hukuki sorumluluk, koordinasyon nasıl sağlanacak? Bunların hiçbiri afet günü düşünülmez. Şimdiden yapılmalı ve tatbikatlarda denenmelidir.”

DENİZCİ MİLLET-DENİZCİ ÜLKE DOKTRİNİ
Açıklamasının sonunda denizciliğin bir sektörden ziyade milli bir ülkü olarak ele alınması gerektiğini ifade eden Antalya Denizcileşme Platformu Başkanı, E. Amiral Cem Gürdeniz’in 'Denizci Millet – Denizci Ülke Doktrini'ne atıfta bulunarak devlet ve belediyelerin afet planlarını bu perspektifle güncellemeleri çağrısında bulundu. Ünlü, "Denizci Millet–Denizci Ülke Doktrini, bir devletin denizle kurduğu ilişkiyi yalnızca askeri boyutta değil; kültürel, ekonomik, hukuki ve stratejik bir bütün olarak ele alan kapsamlı bir yaklaşım. Türkiye bağlamında bu doktrin, denizciliği bir sektör değil milli ülkü olarak konumlandırıyor" dedi.