ANTALYA'NIN ve Türkiye’nin en önemli kültürel miras alanlarından biri olan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin kapatılarak yıkılmasının üzerinden tam bir yıl geçti. Geçen süre zarfında kamuoyunun şeffaflık ve hesap verebilirlik taleplerine tatmin edici bir yanıt verilmediğini iddia eden TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu, birinci yıl dönümü vesilesiyle kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. Antalya Jeoloji Mühendisleri Odası Şube Başkanı ve TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Mustafa Karancı tarafından yapılan açıklamada, sürecin kentsel hafızayı tahrip ettiğine dikkat çekildi ve yetkililere kritik sorular yöneltildi.
'MESELE YALNIZCA BİR YAPININ YIKILMASI DEĞİLDİR'
Karancı, müzenin yıkımının kent kimliği üzerinde yarattığı tahribatı şu sözlerle ifade etti: "Antalya Arkeoloji Müzesi süreci yalnızca bir yapının yıkılması meselesi değildir; kent merkezindeki kentsel odak noktalarından birinin yok edilmesi ve kentsel hafızanın tahribatı anlamına gelmektedir. Bu süreç, kamu yönetiminde şeffaflığın, hukukun üstünlüğünün, mühendislik ve bilimsel ilkelerin, kültürel mirasın korunmasının ve kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığının sorgulanması gereken önemli bir örnektir."
Açıklamada, müzenin hemen yanı başında bulunan Konyaaltı Varyant Falezleri’nin koruma statüsünün düşürülmesine karşı meslek odalarının açtığı davalar sonucu Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararı verdiği hatırlatıldı. Ancak benzer bir hukuki korumanın müze binası için işletilmediği, eksik ve çelişkili raporlarla ödüllü müze yapısının apar topar yıkıldığı ifade edildi.

İHALEDE '21'B PAZARLIK USULÜ' İDDİASI
Yeni müze binasının yapım ihalesine ilişkin süreçlerin kapalı kapılar ardında yürütüldüğü iddiaları gündemdeki sıcaklığını koruyor. Karancı, yapım ihalesinin Kamu İhale Kanunu’nun olağanüstü durumlarda başvurulan istisnai maddesi olan 21/b kapsamında "pazarlık usulüyle" yapıldığını öne sürerek şu soruları sordu: "İhale gerçekten 4734 sayılı Kanun'un 21/b maddesi kapsamında mı gerçekleştirilmiştir? Eğer tartışmalı deprem performans analizi raporu hazırlanmış olmasaydı, ihale yine bu istisnai maddeyle mi yapılacaktı, yoksa rekabete açık, şeffaf bir yöntem mi tercih edilecekti?"
'YIKIMDAKİ ACELECİLİK YAPIMDA GÖSTERİLMEDİ'
Karancı, geçtiğimiz yıl Antalya Valiliği’nde yapılan toplantılarda müzenin turizm sezonunun tam ortasında kapatılmasına tepki gösteren meslek odalarına yetkililerin şu cevabı verdiğini aktardı: “Önümüzdeki turizm sezonunu kaçırmamak adına süreci hızlandırdık. İnşaata kısa sürede başlanacak ve yeni müze en kısa sürede tamamlanacaktır.”
Geçen bir yıla rağmen yeni müzenin temelinin dahi atılamadığını belirten Karancı yıkımdaki kararlılık ve aceleciliğin yapım aşamasında gösterilemediğini ifade etti. Yapım sürecinin gecikmesine gerekçe olarak sunulan zemin koşulları ve hukuki süreç iddialarına ise sert yanıt verildi: "Eğer gerekli zemin incelemeleri yıkımdan önce yapılmışsa, yapım sürecini geciktiren yeni teknik sorun nedir? Bu sorun ne zaman ortaya çıkmıştır ve hangi bilimsel verilerle tespit edilmiştir?"

BİNLERCE YILLIK ESERLER NEREDE MUHAFAZA EDİLİYOR?
Yıkım süreciyle birlikte depolara taşınan binlerce yıllık arkeolojik eserlerin durumunun da belirsizliğini koruduğunu ve kent kamuoyunun bu konuda derin endişeler taşıdığını belirtilen Karancı, eserlerin hangi fiziki koşullarda saklandığı, ne zaman yeniden sergileneceği ve Antalya halkıyla ne zaman buluşturulacağı konusunda da yetkililerin sessiz kaldığını söyledi.
MÜZENİN ALANI NEDEN SÜREKLİ BÜYÜYOR?
Yeni müze projesinin fiziki boyutlarındaki tutarsızlıklar da Karancı'nın dikkat çektiği bir diğer önemli başlık oldu. Karancı, ilk açıklamalarda 18 bin metrekare olarak telaffuz edilen, daha sonra 19 bin 500 metrekareye çıkarılan inşaat alanının, güncel yapı ruhsatında yaklaşık 30 bin metrekareye ulaştığını belirtti.
Bu devasa artışın kentsel ısı adası etkisi yaratacağına ve çevresel baskıyı artıracağına dikkat çeken Karancı, ihalenin hangi bedelle sonuçlandığı, yüklenici firmanın sözleşme bedeli, işin tamamlanma süresi ve güncel proje detayları hakkında kamuoyuna neden bilgi verilmediğini sordu. Ayrıca, yapılan açıklamada şantiye alanına kanuni bir zorunluluk olan bilgilendirme tabelasının asılmamasının şeffaflık ilkesine tamamen aykırı olduğu ifade edildi.
TMMOB’DEN NET ÇAĞRI: SÜRECİN TAKİPÇİSİYİZ
Açıklamanın son bölümünde TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu adına konuşan Karancı, Antalya’nın kültürel mirasını koruma noktasında kararlılık mesajı verdi: "Antalya Arkeoloji Müzesi, bu kentin ortak hafızasıdır. Bu süreç; bilimsel esaslara, mühendislik ilkelerine, hukuka ve kamu yararına uygun şekilde yürütülmeli; başta ihale süreci olmak üzere proje detayları, maliyetler, yapım takvimi ve teknik bilgiler şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmalıdır."





