SAADET Partisi ve DEVA Partisi'nin Antalya Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde ortaklaşa düzenlediği Türkiye Buluşmaları programına çok sayıda siyasi parti temsilcisi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. Tarım, turizm, ekonomi ve dış politika gibi pek çok konunun masaya yatırıldığı organizasyonda, iktidarın ekonomi politikaları ve şeffaflık ilkeleri eleştiri oklarının hedefi oldu.
Toplantıda kürsüye çıkan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Merkez Bankası’nın döviz rezervi yönetimini ve Türkiye Varlık Fonu’nun denetim dışı bırakılmasını sert sözlerle eleştirdi.
'KUR KORUMALI MEVDUAT DİYE UCUBE BİR ŞEYE ÖDEMEYECEKSİNİZ'
Ekonomi yönetiminin kapalı kapılar ardında işlem yaptığını öne süren Ali Babacan, Merkez Bankası'nın şeffaflıktan uzaklaştığını öne sürdü. Babacan, şu ifadeleri kullandı: "Merkez Bankası'nın arka kapısından milyarlarca doları gizli saklı satmayacaksınız. Merkez Bankası'na gizli saklı 80 milyar dolar bastırıp da onu gidip de kur korumalı mevduat diye ucube bir şey ödemeyeceksiniz. Öyle bir açıklama duydunuz mu? 'Kur korumalı mevduata gittik, Merkez Bankası'na para bastık, karşılıksız, öyle ödedik.' Açıkladılar mı? Ama yaptılar. Yıllarca tertemiz, pırıl pırıl çalışmış bu ülkenin Merkez Bankası ilk defa gizli saklı işler yapmaya başladı."
'DEVLETİ YÖNETİYORSANIZ HER ZAMAN HESAP VERMEYE HAZIR OLACAKSINIZ'
Varlık Fonu'nun Sayıştay denetiminin dışına çıkarılmasına yönelik süreci de eleştiren Babacan, devlet yönetiminde hesap verilebilirliğin hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti. Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki kararlarına değinen Babacan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Son ama önemli ilkelerden birisi de devlet yönetiyorsanız her zaman hesap vermeye hazır olacaksınız. Hesap vermeye hazır olun. Son derece önemli. Bakın bugün Türkiye'nin en büyük, parasal olarak en büyük kuruluşlarından bir tanesi olan Varlık Fonu'nu Sayıştay denetiminden uzak tutuyorlar biliyor musunuz? Yasaya dediler ki, 'Bu fon istediğini yapar, kimse de denetleyemez.' dediler. Şu andaki Anayasa Mahkemesi de 'Arkadaşlar bu kadar da olmaz' dedi. 2025'te karar aldılar, onu iptal ettiler. Dediler 'Böyle bir şey olmaz. Devletin parasıysa Sayıştay'ın denetimi gerekir' dediler, 'Böyle bir şey olmaz.' Ve Anayasa Mahkemesi karar aldı, Ocak ayında apar topar bir torba maddeyle madde koydular, tekrar Varlık Fonu'nu Sayıştay denetiminin dışına çıkarttılar. Şeffaf olacaksın ve her zaman hesap vermeye hazır olacaksınız."
'BUNUN BEDELİNİ 86 MİLYON ÖDER'
Hükümetin ekonomi politikalarından sapmasının faturasını halkın ödediğini belirten Babacan, Türkiye'nin yeni bir siyasi anlayışa ve temiz bir yönetime ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Geleceğe yönelik birlik mesajı veren Babacan, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Bunları yapın, inanın bir başarıdan diğerine koşun. Ancak bu ilkelerden saparsanız sonu kötü olur, bunun bedelini de 86 milyon öder ve maalesef şu anda hep beraber ödüyoruz. Bu memleketin yeni bir nefese ihtiyacı var artık. Temiz bir dile, temiz bir siyasete, temiz bir yönetime ihtiyaç var. İşte biz bunun için yola çıktık. Bugüne kadar nasıl doğru bildiğimiz yoldan sapmadıysak, bundan sonra da asla sapmayacağız. Allah'ın izniyle milletimizle omuz omuza, uyumla yürüyeceğiz. Korku değil, umudu büyüteceğiz. Gerilimi değil; kardeşliği, birliği büyüteceğiz. Keyfiliği değil; adaleti, hukuku büyüteceğiz. Ve hep birlikte bu güzel ülkeyi hak ettiği yarınlara inşallah taşıyacağız. Bir kişinin bile alın terinin, emeğinin hiçe sayılmadığı bir Türkiye'yi hep birlikte kuracağız."