Geçtiğimiz günlerde mesleğini icra ettiği sırada uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Zekeriya Polat için Antalya Adliyesi önünde eylem düzenlendi. Antalya Barosu’nun organize ettiği eyleme çok sayıda avukat ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.
ŞİDDETİN HEDEFİ AVUKATLAR OLMAYA BAŞLADI
Eylemde konuşan Antalya Barosu Başkanı Avukat Ali Çağdaş Bozaner, “Maalesef toplumdaki şiddet ikliminin her yanı sardığını görmekteyiz. Kadınlara, çocuklara, canlılara ve toplumun dezavantajlı kesimlerine yönelen şiddetin, son zamanlarda sistematik bir şekilde avukatlık mesleğini de hedef aldığını görüyoruz. Bugün burada, bir meslektaşımız olan Avukat Zekeriya Polat’ın katledilmesi sebebiyle toplandık. O sadece bir avukat değil; bir emekçi, savunmanın bir neferi, büyük zorluklarla okuyarak mesleğini eline almaya çalışan, emeği ve çabasıyla var olmaya çalışan Türkiye’deki milyonlarca gençten sadece biriydi. Ancak mesleğini icra ederken canından oldu. Geride iki buçuk yaşında bir çocuğu, ailesi, eşi, sevenleri ve yarım kalan hayalleri kaldı. Onun nezdinde avukata yönelik saldırıların ve savunmaya dönük sistematik tacizlerin bir an önce son bulması gerektiğini, ilgililerin artık somut adımlar atması gerektiğini haykırmak için buradayız. Çünkü savunmanın tehdit ve baskı altında olduğu bir yerde, yalnızca avukatlık mesleğinin değil, yurttaşların en temel haklarını dahi kullanabilmesinden söz edilemez” dedi.
ANTALYA’DA DA YAŞANDI
“Biz tüm bu hususların yasını yaşarken, sadece Antalya Barosu’na mensup en az üç meslektaşımız da son aylarda mesleki faaliyetlerini yürütürken saldırılara maruz kaldı” diyen Bozaner, “Bu saldırılar artık bir olasılık değil; biz bunları birebir yaşayan, göğsümüzde hisseden bir baronun mensuplarıyız. Bunun mücadelesini veren ve ciddiyetinin farkında olan bir baroyuz” ifadelerini kullandı.
CMK TARİFESİ ELEŞTİRİSİ
CMK tarifesine de eleştirilerde bulunan Bozaner, “Tüm bunlar yaşanırken, meslektaşımızın yasını tuttuğumuz bir dönemde maalesef CMK tarifesi yayımlandı. Son yılların en kötü CMK tarifesiyle karşı karşıyayız. Maliye ve Adalet Bakanlıklarının savunma mesleğine ve avukatlara reva gördüğü sömürü düzeninin bir yansımasıdır bu. Bu durum yalnızca meslektaşlarımızı değil, aynı zamanda hukuki yardıma muhtaç yurttaşların adil yargılanma hakkını da hedef almaktadır. Genç avukatların önünün açılması gerekirken, üç yıla çıkarılmasını beklediğimiz düzenlemelerin ortadan kaldırılması; ülkeyi yönetenlerin, gençlerin ve mesleğin başındaki avukatların yaşadığı zorluklara sırt çevirdiğini göstermektedir. Avukata yönelik saldırılar sadece fiziki şiddetle sınırlı değildir; özlük haklarına, ekonomik koşullara ve mesleğin icrasına yönelik baskılar da bu saldırıların bir parçasıdır. Savunma, fiili, sözlü ve ekonomik olarak büyük bir kuşatma altındadır” diye konuştu.
VEKİLLERE SESLENDİ
Bozaner, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki milletvekillerine de seslenerek, “Bu konularda sessiz kalan, görüş ve önerilerini dile getirmeyen ve Meclis’in dörtte birinin hukukçu olduğu gerçeği ortadayken bu duruma sırt çeviren vekillere de söyleyecek sözümüz var. Avukatların ve baroların sorunlarına karşı sorumluluk taşımak herkesin görevidir. Görüşlerimizi ve taleplerimizi iletmemize rağmen bu konuda girişimde bulunan milletvekili sayısı maalesef çok az. Buradan hem TBMM’ye hem de Antalya milletvekillerine, özellikle hukukçu olanlara sesleniyorum: Sizleri o makamlara taşıyan mesleğinize sırt çevirerek bu ülkenin adaletle bir yere varması mümkün değildir. Savunma yalnızca avukatların değil, hak ve adaletin teminatıdır. Bu nedenle avukatlara yönelik fiili, sözlü ve ekonomik saldırılara karşı ivedilikle düzenlemeler hayata geçirilmelidir” dedi.
SOMUT ADIMLAR ATILMALI
“Zekeriya Polat başta olmak üzere saldırıya uğrayan ve katledilen meslektaşlarımızın ailelerine bir daha bu acılar yaşatılmamalıdır” diyen Bozaner, “TBMM’de avukatların özlük ve mesleki sorunlarını, avukatlara yönelik saldırıları ve intiharları da kapsayacak şekilde özel araştırma komisyonları kurulmalıdır. Her dönem çıkarılan ve bir arpa boyu yol alamayan yargı paketleri yerine, gerçekçi ve somut çözümler üreten düzenlemeler hayata geçirilmelidir” ifadelerini kullandı.
BU DAHA BAŞLANGIÇ
Konuşmasını sürdüren Bozaner, “Savunma haktır, adalettir. Avukatlar, yurttaşların en zor zamanlarında yanlarında olan yargı emekçileridir. Yoksulların, dezavantajlı kesimlerin ve hak arayan herkesin yanında duran avukatlar, omuz omuza mücadele eden bir dayanışmanın temsilcisidir. Buradan topyekûn bir adalet çağrısı yapıyoruz. 2026 yılı, dayanışma ve adalet yılı olsun. Bu açıklama, atacağımız adımların sadece ilki ve başlangıcıdır” sözleriyle açıklamasını sonlandırdı.