YEREL GÜNDEM

Antalya için atık uyarısı

Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ceren Şahin, Antalya kıyılarında son dönemde artan atık kirliliğine dikkat çekerek, denizleri korumanın yolunun atık oluşumunu önlemekten geçtiğini söyledi

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ceren Şahin, Antalya kıyılarında son günlerde artış gösteren ambalaj atıkları ve plastik kirliliğine ilişkin açıklama yaptı. Şahin, denizlerin korunması için yalnızca kıyı temizliği yapılmasının yeterli olmadığını belirterek, “Denizlerimiz, nehirlerimiz, toprağımız ve havamız atıkların taşındığı bir alıcı ortam değil, korumamız gereken en değerli doğal varlıklarımızdır” dedi.

Kıyılara vuran atıkların yalnızca çevresel bir görüntü kirliliği oluşturmadığını ifade eden Şahin, “Bu tablo; üretimden tüketime, atık yönetiminden denetim mekanizmalarına kadar uzanan zincirde önemli eksikliklerin bulunduğunu gösteren ciddi bir çevresel uyarıdır” diye konuştu.

‘EN SÜRDÜRÜLEBİLİR ATIK, HİÇ OLUŞMAYAN ATIKTIR’
Geri dönüşümün çevre açısından önemli bir uygulama olduğunu vurgulayan Şahin, tüm atıkların geri dönüştürülmesinin mümkün olmadığını belirterek, “Her atık geri dönüştürülmez, dönüştürülemez, dönüştürülmeye çalışılamaz. Bu nedenle çevre mühendisliği disiplininin benimsediği atık yönetimi hiyerarşisinde öncelik atığın oluşmasını önlemektir. En sürdürülebilir atık, hiç oluşmayan atıktır” ifadelerini kullandı.

Temel sorunun yalnızca geri dönüşüm oranlarının düşüklüğü olmadığını belirten Şahin, “Gereğinden fazla tüketimi teşvik eden üretim modelleri, tek kullanımlık ürünlerin yaygınlaşması ve gereksiz ambalaj kullanımının olağan hale gelmesi çevresel baskıyı artırmaktadır. Sürdürülebilir bir gelecek için yalnızca daha fazla geri dönüşüm değil, daha az atık üreten bir üretim ve tüketim anlayışı benimsenmelidir” dedi.

‘AKDENİZ MİKROPLASTİK YOĞUNLUĞU EN YÜKSEK DENİZLERDEN BİRİ’
Denizlere ulaşan plastik atıkların zamanla mikroplastiklere dönüştüğünü kaydeden Şahin, “Mikroplastikler balıklar, kabuklular, deniz kuşları ve deniz kaplumbağaları tarafından besin sanılarak tüketiliyor. Besin zinciri boyunca taşınarak en sonunda insan sofralarına kadar ulaşabiliyor” dedi.

Akdeniz'in mikroplastik kirliliği açısından risk altında olduğuna dikkat çeken Şahin, “Akdeniz, su yenilenme süresinin uzun olması ve yarı kapalı bir deniz özelliği taşıması nedeniyle dünyanın mikroplastik yoğunluğu en yüksek denizlerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Antalya kıyılarında görülen her plastik atık, geleceğin mikroplastik kirliliğine dönüşme potansiyeli taşımaktadır” diye konuştu.

‘DENİZLERİN SINIRSIZ TAŞIMA GÜCÜ YOK’
Katı atıkların deniz ekosistemi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirten Şahin, “Katı atıklar deniz çayırlarını örterek ışık geçirgenliğini azaltıyor, bentik yaşam alanlarını tahrip ediyor ve deniz canlılarının yaşamını olumsuz etkiliyor” dedi.

İklim değişikliğinin de sorunu büyüttüğünü ifade eden Şahin, “Denizlerin sınırsız bir kirletici taşıma gücüne sahip olduğu düşüncesi bilimsel gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Her alıcı ortamın bir taşıma kapasitesi vardır ve bu kapasitenin aşılması ekolojik bozulmayı kaçınılmaz hale getirir” ifadelerini kullandı.

TÜM KESİMLERE ÇAĞRI
Antalya'nın denizlerini korumanın ortak sorumluluk olduğunu vurgulayan Şahin, “Atık oluşumunu önleyen politikaların yaygınlaştırılması, tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, depozito sisteminin güçlendirilmesi ve çevre eğitimlerinin artırılması gerekiyor. Bugün kıyılarımıza vuran her plastik şişe, her ambalaj atığı ve her poşet yalnızca bir çevre kirliliği göstergesi değildir; üretim, tüketim ve atık yönetimi sistemlerimizin yeniden ele alınması gerektiğinin açık bir göstergesidir. Denizlerimiz ortak doğal mirasımızdır. Denizleri korumanın en etkili yolu, doğaya ulaşan atıkları toplamak değil; o atıkların hiç oluşmamasını sağlayacak üretim ve tüketim anlayışını birlikte hayata geçirmektir” diye konuştu.