Antalya’nın Elmalı ve Korkuteli gibi yüksek rakımlı üretim merkezlerinde 7–11 Nisan 2026 tarihleri arasında beklenen 'radyasyon donu' riski, özellikle gelişim dönemi olarak en hassas evre olan çiçeklenme dönemindeki meyve ağaçlarını ve açık alan sebze fidelerini tehdit ederken, ZMO Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, bitki hücre dokularında oluşabilecek kalıcı hasarın yaz dönemi rekoltesini düşürerek pazar etiketlerini doğrudan yukarı çekeceği konusunda kritik bir uyarı yaptı.
TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜNDEN UYARI
Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, yaklaşan olumsuz hava koşulları nedeniyle bir “Zirai Don Uyarısı” yayımladı. 7–11 Nisan 2026 tarihleri arasını kapsayan uyarıda, “Kıymetli üreticilerimiz 7–11 Nisan 2026 tarihleri arasında beklenen olumsuz hava koşulları nedeniyle zirai don riski bulunmaktadır. Ürünlerinizi korumak için dikkatli ve hazırlıklı olun! Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre 7-11 Nisan 2026 tarihleri arasında ülkemizde beklenen olumsuz hava koşulları sebebiyle zirai don riski bulunmaktadır. Olası kayıpları önlemek amacıyla üreticilerimizin Meteoroloji Genel Müdürlüğünce hazırlanan sıcaklık tahminlerini dikkatle takip etmeleri, yaşanabilecek zirai don hadisesine karşı tedbirli olmaları önem arz etmektedir” denildi.
‘İHRACAT BASKISI FİYATLARI ARTIRABİLİR’
ABD-İran savaşı nedeniyle Rusya’ya yaş sebze ve meyve ihracatı yapan İran’ın yerine Türkiye’nin pazarda öne çıkarak ihracata başladığını belirten Ebru Kaçın, “ABD-İran savaşı nedeniyle Rusya’ya yaş sebze ve meyve ihracatı yapan İran’ın yerine Türkiye pazarda öne çıkarak ihracata başladı. Ancak ihracattaki bu artan talep, mazot, işçilik, tohum ve fide gibi üretim girdilerindeki yükselişle birlikte üreticinin maliyet yükünü zaten artırmış durumda. Buna bir de yaşanabilecek zirai don olayları eklenirse, üretim alanlarında oluşacak zarar verim düşüklüğüne yol açabilir. Bu durumun, yaş sebze ve meyve fiyatlarında artış olarak tüketiciye yansıması bekleniyor” dedi.
‘YAZ MEYVELERİ EL YAKABİLİR’
Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, beklenen soğuk hava dalgasının piyasaları ve üretim dengesini sarsacağını belirtti. Açık alan üreticileri çaresizliğine değinen Ebru Kaçın, “Yaklaşan soğuk hava için maalesef yapabileceğimiz bir şey yok. Bu hava dalgası, özellikle karpuz ve erik gibi yaz aylarında talebin yoğun olduğu ürünleri çok daha pahalı hale getirebilir. Çiftçiler bu duruma karşı korunmak istese de, açık alanda veya seraya sahip olmayan üreticiler için korunma şansı oldukça sınırlı” dedi.
‘ÇİÇEKLER DONARSA VERİM DÜŞER, FİYAT YÜKSELİR’
Meyve ağaçlarının erken çiçeklenmesinin riski artırdığını vurgulayan Kaçın, “Birçok meyve ağacı şimdiden çiçek açtı ve bu çiçekler donla karşılaştığında verim ciddi şekilde düşer. Tozlaşma süreci engellenirse, meyve oluşumu sınırlanır ve sonuçta piyasada arz-talep dengesizliği ortaya çıkar, fiyatlar da hızla yükselir. Çiftçiler, erken uyarı sistemleri ve örtü teknikleri gibi önlemler almak istese de, bu tür yöntemler her zaman yeterli olmayabilir” dedi.
ÜRÜN BAZLI RİSK DEĞERLENDİRMESİ
Hangi ürünün nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu açıklayan Başkan Kaçın, şunları söyledi:
“Elma, Armut ve Ayva: Tomurcuk ve çiçek döneminde don çok ciddi zarar verebilir. Özellikle bazı elma çeşitleri hassas olup, don sonrası meyve tutumu ciddi şekilde düşer. Ayrıca iklim değişikliği ile birlikte çiçeklenme dönemlerinin öne çekilmesi, don riskini daha da artırıyor. Erken açan çiçekler yanarsa, ürün kaybı yüksek olur ve çiftçiler ekonomik olarak zor durumda kalabilir.
Şeftali, Kayısı ve Erik: Tomurcuklar ve genç sürgünler soğuğa karşı hassastır. Erken çiçeklenen kayısı ve erik ağaçları, don sonrası meyve verimini kaybedebilir. Ayrıca rüzgarlı ve nemli koşullar don riskini artırır.
Sebze ve Fideler: Açık alanlarda yetişen marul, ıspanak, roka gibi yapraklı sebzeler donla zarar görebilir. Bu durum sadece verimi değil, market ürünlerinin bulunabilirliğini de etkiler. Özellikle açıkta yetiştirilen domates, biber ve patlıcan fideleri risk altında; don olayları fideleri öldürebilir veya büyüme geriliğine yol açabilir. Seraya sahip olmayan üreticiler bu zararı telafi etmekte zorlanır.”