YEREL GÜNDEM

Antalya'da göçün etkisi büyüyor

Göçün Antalya'nın geleceğini şekillendiren en önemli dinamiklerden biri olduğunu söyleyen Uzman Sosyolog Funda Alpaslan Talay, çok kültürlü yapının doğru sosyal politikalarla desteklenmesi gerektiğini belirtti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İç Göç İstatistikleri’ne göre Antalya, 35 bin 765 kişi ile yurt dışından en fazla göç alan iller arasında öne çıkarken, Isparta’ya 1 bin 476 kişi, Burdur’a ise 757 kişi geldi. Göç veren iller arasında da üst sıralarda yer alan Antalya yüzde 6,5 ile üçüncü sırada yer aldı.

Uzman Sosyolog Funda Alpaslan Talay, Antalya'nın son yıllarda hem iç hem de dış göç açısından dikkat çekici bir artış yaşadığını belirterek, bu durumun kentin demografik yapısından sosyal hizmetlere kadar birçok alanda önemli değişimleri beraberinde getirdiğini söyledi. Talay, göçün doğru politikalarla yönetilmesi halinde kültürel zenginlik sağlayacağını, ancak uyum politikalarının güçlendirilmemesi durumunda çeşitli sosyal sorunların yaşanabileceğini ifade etti.

‘ANTALYA CAZİBE MERKEZİ HALİNE GELDİ’
Antalya'nın özellikle son yıllarda yoğun göç alan şehirlerden biri olduğuna dikkat çeken Talay, “Son yıllarda Antalya, hem iç hem de dış göç açısından dikkat çekici bir artış göstermektedir. İç göçte, özellikle büyükşehirlerde yaşam maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte Antalya; iklimi, yaşam kalitesi ve istihdam olanakları nedeniyle önemli bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Kente yalnızca emekli nüfus değil, aynı zamanda çalışma hayatına katılmak isteyen genç iş gücü de yönelmektedir. Dış göçte ise hem Avrupa ülkelerinden yaşamını Antalya'da sürdürmek isteyen yerleşimciler hem de savaş, yoksulluk ve benzeri zorlayıcı nedenlerle gelen sığınmacılar yer almaktadır. Bu farklı göç hareketleri Antalya'yı çok katmanlı bir göç yapısına sahip kent konumuna taşımaktadır” dedi.

‘DEMOGRAFİK YAPI DEĞİŞİYOR’
Göç hareketlerinin Antalya'nın nüfus yapısını önemli ölçüde değiştirdiğini belirten Talay, “Göçmen nüfus Antalya'nın demografik yapısını çok boyutlu şekilde dönüştürmektedir. Genç göçmen nüfusun artması doğurganlık oranlarını ve yaş dağılımını etkilerken, emeklilerin kente yerleşmesi yaşlı nüfus oranının yükselmesine neden olmaktadır. Bunun yanında farklı kültürel kimliklerin Antalya'da yaşamaya başlaması etnik ve dini çeşitliliği artırmakta, kent kimliğini de giderek daha çok kültürlü bir yapıya dönüştürmektedir” diye konuştu.

‘SOSYAL HİZMETLERE TALEP ARTIYOR’
Göçün yalnızca kültürel çeşitliliği artırmadığını, aynı zamanda yeni ihtiyaçları da beraberinde getirdiğini dile getiren Talay, “Bu değişim, sosyal hizmetlere olan talebin artmasına, konut piyasası üzerindeki baskının büyümesine ve toplumsal uyum konusunda yeni sorunların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle göç sürecinin yalnızca nüfus hareketi olarak değil, sosyal uyumun ve kent yaşamının önemli bir parçası olarak değerlendirilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

‘KAPSAYICI SOSYAL POLİTİKALAR BELİRLEYİCİ OLACAK’
Antalya'nın geleceğinde sosyal politikaların kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Talay, “Antalya'nın göçle şekillenen bu demografik dönüşümünde sosyal politikaların rolü son derece belirleyicidir. Adaletli, kapsayıcı ve uyumu güçlendiren politikalar sayesinde hem göç edenlerin hem de yerel halkın birlikte yaşayabileceği güçlü bir kent yapısı oluşturulabilir. Antalya'nın çok kültürlü yapısını avantaja dönüştürebilmesi için sosyal uyum politikalarının kararlılıkla uygulanması büyük önem taşımaktadır” dedi.