DÜNYA

Antalya'da 'idam yasası'na hukukçulardan tepki

İsrail Parlamentosu’nun Filistinli mahkumlar hakkında aldığı idam kararı, Antalya Adliyesi önünde düzenlenen basın açıklamasıyla protesto edildi. Hukukçular Derneği Antalya Temsilcisi Av. Süleyman Kesici, hazırlanan yasal düzenlemeye tepki göstererek, "İsrail Parlamentosu tarafından yapılan bu yasal düzenleme bütün hukuk düzenlerinde yok hükmündedir" dedi

DÜNYA kamuoyunda infial yaratan ve Filistinli tutukluların idam edilmesine olanak tanıyan yasa tasarısının İsrail Parlamentosu'ndan geçmesine yönelik tepkiler büyüyor. Antalya’da da yankı bulan bu karara karşı hukukçular ses yükseltti. Antalya Adliyesi önünde bir araya gelen grup adına konuşan Hukukçular Derneği Antalya Temsilcisi Avukat Süleyman Kesici, söz konusu taslağın hukuki bir geçerliliğinin olmadığını belirtti. Kesici, alınan kararı uluslararası normlar üzerinden eleştirerek, "İsrail Parlamentosu tarafından kabul edilen bu katliam yasası bütün uluslararası hukuk düzenlemelerine de aykırıdır" ifadelerini kullandı.

'KARARIN HUKUKİ GEÇERLİLİĞİ SORGULANIYOR'

Açıklamasında yasal düzenlemenin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunan Kesici, Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına atıfta bulunarak İsrail’in bölgedeki statüsüne dikkat çekti. İşgalci konumundaki bir gücün, Filistin topraklarında egemen bir devlet gibi kendi hukuk sistemini dayatamayacağını ifade eden Kesici, İsrail'in yargı yetkisinin uluslararası hukukla sınırlı olduğunu hatırlattı.

'YASA KEYFİ UYGULAMALARA ZEMİN HAZIRLIYOR'

Söz konusu tasarının içeriğindeki muğlak ifadelere değinen Kesici, 'terör eylemi' veya 'devlet varlığına zarar verme' gibi kriterlerin son derece geniş tutulduğunu belirtti. Bu belirsizliğin, düzenlemenin ayrımcı ve keyfi bir şekilde infaz aracına dönüştürülmesine kapı araladığını öne süren Kesici, düzenlemenin asıl amacına ilişkin, şu iddialarda bulundu: “Her şeyden önce ifade etmek gerekir ki İsrail Parlamentosu tarafından yapılan bu yasal düzenleme bütün hukuk düzenlerinde yok hükmündedir. Bu düzenleme ile İsrail, Filistin’in özgürlüğü için mücadele eden on binlerce insanı hukuki düzenleme kisvesi altında katletmek istemektedir."

KEYFİ UYGULAMA RİSKİ

Yasa tasarısındaki ifadelerin muğlaklığına dikkat çeken Kesici; bu tür bir belirsizliğin, düzenlemeyi taraflı ve keyfi bir infaz mekanizmasına dönüştürme riski taşıdığını belirtti. Kesici, “Yasa metninden anlaşıldığı üzere söz konusu düzenleme fiilen Filistinlilere uygulanmak üzere kurgulanmıştır. Buna karşılık Filistinlileri öldüren veya onlara zarar veren İsrail vatandaşları ya da yerleşimciler farklı bir hukuk rejimine tabi tutulmakta ve sivil mahkemelerde yargılanmaktadır" dedi. Kesici, ayrıca uygulamada bu kişilerin çoğu zaman cezasız kaldığının da ifade etti.

'ADİL YARGILANMA HAKKI SAF DIŞI BIRAKILIYOR'

Düzenlemenin Filistinliler ve İsrailliler arasında açık bir çifte standart oluşturduğuna değinen Kesici, aynı fiiller için farklı hukuk sistemlerinin devreye sokulmasının doğrudan belirli bir grubu hedef aldığını dile getirdi. Yasanın teknik detaylarındaki tehlikelere de dikkat çeken Kesici, idam kararlarının 90 gün gibi çok kısa bir sürede infaz edilmesinin öngörüldüğünü belirtti. Karar mekanizmasındaki oy birliği şartının kaldırılarak basit çoğunluğun yeterli sayıldığını, üstelik temyiz ve itiraz haklarının da büyük oranda kısıtlandığını beliten Kesici, bu tablonun adil yargılanma hakkını tamamen ortadan kaldırdığını ve sivilleri sindirme amacı güttüğünü söyledi.

7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden sürece atıfta bulunan Kesici, şu değerlendirmede bulundu: "İsrail; yaşlı, çocuk, kadın ayrımı gözetmeksizin sivillere yönelik saldırılarını sürdürürken, bu yasa ile eli silahsız ve savunmasız sivilleri hedef alan eylemlerini meşrulaştırmaya yönelik yeni bir hukuki zemin oluşturmaya çalışmaktadır."

KÜRESEL GÜVENLİK SORUNU

Hukukçular Derneği Antalya Temsilcisi Süleyman Kesici, Filistinli hukukçuların ve insan hakları aktivistlerinin söz konusu yasayı iptal ettirmek amacıyla Yüksek Mahkeme’ye başvurduklarını hatırlattı. Bu hukuk mücadelesine uluslararası desteğin şart olduğunu belirten Kesici, İsrail'in mevcut politikalarının bölgesel sınırları aştığını ifade etti. Kesici, gelinen noktanın vahametine dair, “İsrail’in varlığı yalnızca Filistin için değil, bütün Orta Doğu ve hatta dünya için bir güvenlik sorunu haline gelmiştir" sözlerini kullandı.

'ULUSLARARASI SÖZLEŞMELER İHLAL EDİLİYOR'

Söz konusu düzenlemeyi 'katliam yasası' olarak nitelendiren Süleyman Kesici, idam cezasının uygulanmasına dair uluslararası standartların ağır biçimde çiğnendiğini ifade etti. İsrail'in de imzacısı olduğu Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'ni hatırlatan Kesici, bu sözleşmeye göre idam cezasının yalnızca 'en ağır suçlar' için ve çok sıkı hukuki güvenceler altında verilebileceğinin altını çizdi. Kesici, yeni düzenlemenin bu sınırları tamamen aştığını belirterek,"İsrail Parlamentosu tarafından kabul edilen bu katliam yasası bütün uluslararası hukuk düzenlemelerine de aykırıdır. Bu yasa ile idam cezaları keyfilik arz etmekte ve uluslararası hukukla bağdaşmamaktadır. Düzenleme, yalnızca Filistinlilere yönelik bir apartheid uygulamasının kılıfıdır" dedi.

ULUSLARARASI KURUMLARA 'SAVAŞ SUÇU' BAŞVURUSU

Süleyman Kesici, yasanın mevcudiyetinin dahi başlı başına bir savaş suçu niteliği taşıdığına dikkat çekerek uluslararası alanda hukuki girişim başlattıklarını duyurdu. Hukukçular Derneği olarak Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Özel Prosedürleri çerçevesinde kapsamlı başvurular yaptıklarını kaydeden Kesici; Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu, Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörlüğü ile İşgal Altındaki Filistin Topraklarında İnsan Haklarının Durumu Özel Raportörlüğü gibi önemli mercileri göreve çağırdıklarını belirtti. Ayrıca işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamelelere ilişkin denetim mekanizmalarına da gerekli bildirimlerin yapıldığını ifade eden Kesici, bu hukuk dışı düzenlemeye karşı küresel düzeyde mücadele edeceklerini söyledi.

Açıklamasının sonunda küresel ölçekte bir dayanışma çağrısında bulunan Kesici; tüm hukukçuları, insan hakları savunucularını, sivil toplum örgütlerini ve vicdan sahibi bireyleri İsrail’in bu düzenlemesine karşı ses yükseltmeye ve Özgür Filistin için destek vermeye çağırdı.