Antalya’da Hayvan Hakları Platformu adına Attalos Meydanı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasında Seçkin Özkan, sokak hayvanlarına yönelik tecrit ve toplama politikalarına sert tepki gösterdi. Resmi bütçe verilerini açıklayan Özkan, “Elimizde kaynak varken hayvanları aşılamayıp kısırlaştırmayanlar, bugün toplama kamplarıyla çözüm üretemez” dedi.
‘BU KAYNAKLAR NEDEN DEĞERLENDİRİLMEDİ?’
Attalos Meydanı’nda sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerle birlikte tek ses olan Hayvan Hakları Platformu Sözcüsü Seçkin Özkan, “Ortada her fırsatta büyütülen bir sorun var ama çözüme gelince parmağını oynatan yok. 2025 yılı için sokak hayvanlarının rehabilitasyonuna tam 1 milyar 800 milyon TL bütçe ayrıldı. Peki, ne kadarı kullanıldı biliyor musunuz? Sadece yüzde 1,83’ü! Soruyorum sizlere; madem ortada iddia ettiğiniz gibi ciddi bir kriz var, bu devasa kaynak neden değerlendirilmedi? Bu hayvanlar neden zamanında aşılanmadı, neden kısırlaştırılmadı? Parayı kasada tutup hayvanları sokaklarda hedef göstermek hangi vicdana sığar?” dedi.
‘MODERN TESİS DEDİKLERİ YERLER ÖLÜM ALANINA DÖNÜŞTÜ’
Belediyelerin ‘modern bakım merkezi’ adı altında halka sunduğu barınakların arkasındaki acı gerçeği dile getiren Özkan, “Bizlere 'modern tesis' diye yutturmaya çalıştıkları yerlerin birçoğu, denetimsizlik ve ihmaller yüzünden hayvanlar için birer ölüm alanına dönüşmüş durumda. Daha dün Gaziantep’teki barınakta yaşanan vahşeti, can pazarını hepimiz gördük. Bazı yerel yönetimler sivil toplumun, bizlerin sesini duymamak için kapılarını yüzümüze kapatıyor. Kapalı toplantılarda usulsüz, hukuksuz kararlar alıp 'çözüm ürettik' diyorlar. Biz bu usulsüzlüklere asla göz yummayacağız” diye konuştu.
‘GENÇLER DE SOKAKTAKİ CANLAR DA BASKI ALTINDA’
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı öncesinde toplumsal bir baskı ortamının yaratılmak istendiğini savunan Özkan, “Bugün 19 Mayıs’ın arifesindeyiz ama ne yazık ki ülkede ne gençlerimizde ne de sokaktaki canlarımızda huzur bıraktılar. Gençlerimiz geleceksizlik duygusuyla, umutsuzlukla boğuşurken; sokaktaki masum hayvanlarımız da yaratılan sahte algı operasyonlarıyla hedef tahtasına oturtuluyor. Herkes şunu çok iyi bilmeli: Hayvana yönelen şiddet, toplumsal şiddetin ilk basamağıdır. Bugün hayvana el kaldıran, hayvana göz yuman; yarın kadına, çocuğa, gence yönelir. Yaşam hakkını savunmak, sadece hayvanı değil, tüm toplumu korumaktır” dedi.
‘AŞILA, KISIRLAŞTIR, YERİNDE YAŞAT’
Dünya Sağlık Örgütü ve veteriner hekimlerin bilimsel raporlarını hatırlatan Özkan, çözümün hayvanları kapatmak değil, insani kuralları uygulamak olduğunu belirterek şunları söyledi: “Anayasa’nın 90. maddesi açık, uluslararası sözleşmeler ortada. Üst hukuk normlarını yok sayarak, bilimden uzaklaşarak bu işi çözemezsiniz. Hayvanları toplayıp kapalı alanlara hapsetmek hiçbir zaman kalıcı bir çözüm olmadı, olmayacak. Bilimin ve vicdanın söylediği tek bir model var: Aşıla, Kısırlaştır, Rehabilite Et ve Yerinde Yaşat! Bunun dışındaki her yol hukuksuzdur.”
‘HESAP VERECEKLER’
Mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirten Özkan, “Biz ne gençlerimizi bu ülkedeki umutsuzluğa mahkûm edeceğiz ne de sokaktaki canlarımızı bu vicdan dışı, merhametsiz uygulamalara teslim edeceğiz. Koltuklarında oturup hukuksuz kararlar alanlar, yasaları çiğneyenler bilsinler ki yarın bağımsız yargı önünde hesap verecekler. Attalos’tan tüm Türkiye’ye sesleniyorum; gelin bu vicdan sınavında yan yana duralım, yaşam hakkına hep birlikte sahip çıkalım” dedi.