İstanbul Büyükçekmece’de çocuklar arasında çıkan bıçaklı kavga ölümle sonuçlandı. Parkta yaşanan olayda 15 yaşındaki Abdülbaki Demirel yaşamını yitirirken, bir çocuk da ağır yaralandı. Olayla ilgili gözaltına alınan 2 çocuk şüpheli tutuklandı. Uzman Sosyolog Funda Alpaslan Talay ise çocuk yaşta şiddetin geldiği noktaya dikkat çekerek, yaşananların yalnızca bir adli olay değil, toplumsal bir alarm olduğunu söyledi.

TARTIŞMA KISA SÜREDE BIÇAKLI KAVGAYA DÖNÜŞTÜ
Olay, 10 Mayıs günü saat 20.00 sıralarında Büyükçekmece Muratçeşme Mahallesi’nde bulunan Şehit Sadık Bezer Parkı’nda meydana geldi. İddiaya göre parkta karşılaşan iki grup arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. İlk etapta sözlü başlayan gerginlik kısa sürede büyüyerek arbedeye dönüştü. Çevrede bulunan vatandaşların ifadelerine göre taraflar arasındaki tartışmanın giderek sertleşmesiyle birlikte olay kontrolden çıktı.

Kavga sırasında 15 yaşındaki Abdülbaki Demirel ile Savaş I. vücutlarının çeşitli yerlerinden bıçaklanarak ağır yaralandı. Parkta yaşanan panik sırasında çevrede bulunan vatandaşlar durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri, kanlar içerisinde yerde yatan çocuklara olay yerinde ilk müdahaleyi yaptı. Ardından yaralılar ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan Abdülbaki Demirel, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Ağır yaralanan Savaş I.’nın ise hastanedeki tedavisinin sürdüğü ve sağlık durumunun yakından takip edildiği öğrenildi. Emniyette işlemleri tamamlanan E.B. ve M.A.D. ise “kasten öldürme” ve “yaralama” suçlamaları kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Sosyolog Funda

‘HAYATINI KAYBEDEN DE ÇOCUK, ÖLDÜREN DE ÇOCUK’
Yaşanan olayı değerlendiren Uzman Sosyolog Funda Alpaslan Talay, çocuk yaşta bireylerin şiddete yönelmesinin toplumsal açıdan ciddi bir kırılmayı gösterdiğini söyledi. Talay, olayın yalnızca bir asayiş vakası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Artık elimizde sıradan bir adli vaka yok, toplumsal bir alarm var. Bir parkta, kamusal bir alanda, henüz çocuk yaşta bireylerin bir tartışmayı bıçakla sonuçlandırması; öfke yönetimi, şiddetin normalleşmesi, gençlerin yalnızlaşması ve toplumsal çözülme açısından son derece ciddi bir tabloyu ortaya koyuyor. Burada hayatını kaybeden de bir çocuk, öldüren de bir çocuk. Bu nedenle meseleye yalnızca suç ekseninden bakmak yeterli olmaz.”

‘ŞİDDET GENÇLER İÇİN SIRADANLAŞIYOR’
Günümüzde çocukların ve gençlerin yoğun stres, gelecek kaygısı ve dijital şiddet ortamı içerisinde büyüdüğünü ifade eden Talay, “Sosyal medya içerikleri şiddeti olağanlaştırıyor. Bugünün çocukları ekonomik belirsizliklerin, gelecek kaygısının, yoğun dijital şiddetin ve kutuplaşmış dilin içinde büyüyor. Şiddet artık birçok genç için uzak bir görüntü olmaktan çıktı; günlük hayatın, dijital içeriklerin ve bazen arkadaş ilişkilerinin sıradan bir parçası haline geldi. Özellikle erkek çocuklar açısından güç gösterisi, geri adım atmama ve kendini kanıtlama baskısı çatışmaları daha da büyütebiliyor” dedi.

‘ÇOCUKLAR DUYGULARINI YÖNETMEYİ ÖĞRENEMEDEN BÜYÜYOR’
Çocukların sosyal ve duygusal destek alanlarının giderek daraldığını belirten Talay, “Özellikle spor, sanat ve kültürel faaliyetlerin yetersizliği çocukların öfke kontrolünü olumsuz etkiliyor. Gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri güvenli sosyal alanların azalması; spor, sanat, kültür ve psiko-sosyal destek imkânlarının sınırlı kalması, öfkenin sağlıklı biçimde dönüştürülmesini zorlaştırıyor. Çocuklar çoğu zaman konuşmayı, müzakere etmeyi ve duygularını yönetmeyi öğrenemeden büyüyor” diye konuştu.

‘TOPLUMSAL DÜZENİN KRİZİNİ KONUŞUYORUZ’
Çocuk şiddetinin yalnızca bireysel bir sorun olarak ele alınamayacağını vurgulayan Talay, “Bu olay bize çocuk şiddetinin bireysel bir sapma gibi değerlendirilemeyeceğini yeniden hatırlatıyor. Aileyi, eğitim sistemini, dijital kültürü, kent yaşamını, yoksulluğu, sosyal dışlanmayı ve toplumsal dili birlikte düşünmek gerekir. Güvenlik önlemleri elbette önemlidir; fakat asıl ihtiyaç, çocukların kendilerini değerli hissedecekleri, söz kurabilecekleri ve destek alabilecekleri sosyal yaşam alanlarını güçlendirmektir. Çünkü çocukların bıçak taşıdığı bir toplumda aslında yetişkinlerin kurduğu toplumsal düzenin krizini konuşuyoruz” ifadelerini kullandı.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA/ÖZEL HABER