Uzman Psikolog Anıl Yıldız, psikoloji tarihinin en dikkat çekici vakalarından biri olarak gösterilen bir demiryolu işçisinin hikayesinin, beyin hasarının insan kişiliği üzerindeki etkisini çarpıcı şekilde ortaya koyduğunu söyledi. Yıldız, bu olayın psikoloji ve nörobilim alanında önemli bir dönüm noktası olarak kabul edildiğini belirtti.
1800’lü yıllarda demiryolu inşaatında çalışan bir işçi, meydana gelen bir patlama sonucu başından ağır şekilde yaralandı. Patlamanın etkisiyle metal bir çubuk işçinin kafatasından girip çıkarak ciddi bir beyin hasarına yol açtı. Ancak tüm bu ağır yaralanmaya rağmen işçi hayatta kaldı ve bir süre sonra fiziksel olarak büyük ölçüde iyileşti. Yürüyebiliyor, konuşabiliyor ve günlük yaşamını sürdürebiliyordu.
KİŞİLİĞİ TAMAMEN DEĞİŞTİ
Kazadan önce sakin, planlı ve sorumluluk sahibi biri olarak tanınan işçinin, kazadan sonra davranışlarında belirgin değişimler görülmeye başlandı. Uzman Psikolog Anıl Yıldız, “Yakın çevresi kısa süre içinde onun artık aynı insan olmadığını fark etti. Daha sabırsız, ani kararlar alan ve öfkesini kontrol etmekte zorlanan bir kişiliğe büründü. İşini sürdüremedi, sosyal ilişkileri zarar gördü. Fiziksel olarak iyileşmiş olsa da kişiliğinde ciddi bir değişim meydana gelmişti” dedi.
BEYNİN ÖN BÖLGESİ DAVRANIŞLARI ETKİLİYOR
Yıldız, bu vakanın bilim insanlarına beyin ile davranış arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamaları için önemli ipuçları verdiğini ifade ederek şunları söyledi: “Bu olay, beynin özellikle ön kısmında yer alan ve alın bölgesine yakın olan alanların karar verme, dürtü kontrolü, plan yapma ve sosyal davranışları düzenleme konusunda kritik rol oynadığını gösterdi. Bu bölge zarar gördüğünde kişi mantıklı düşünmeye devam edebilir, ancak davranışlarını kontrol etmekte zorlanabilir. Yani zeka yerinde olsa bile kendini tutma ve davranışlarını düzenleme becerisi zayıflayabilir.”
‘İNSAN DAVRANIŞI SANDIĞIMIZDAN DAHA KARMAŞIK’
Bu olaydan sonra bilim dünyasının insan davranışlarını değerlendirirken biyolojik süreçleri de daha fazla dikkate almaya başladığını belirten Yıldız, “Kişiliğimiz sadece karakter meselesi değildir. Beynimizin çalışma biçimi, biyolojimiz ve sinir sistemimiz davranışlarımız üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Elbette bu durum insanların sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Ancak bazı davranışların arkasında düşündüğümüzden çok daha karmaşık biyolojik süreçler bulunabilir” diye konuştu.
‘PSİKOLOJİ EĞİTİMLERİNDE HALA ANLATILIYOR’
Söz konusu vakanın günümüzde de psikoloji ve nörobilim eğitimlerinde örnek olarak anlatıldığını ifade eden Yıldız, “Bu hikâye bize insan davranışının ne kadar hassas bir dengeye bağlı olduğunu gösteriyor. Beyindeki küçük bir fiziksel değişim bile bir insanın düşünme biçimini, kararlarını ve dünyayla kurduğu ilişkiyi tamamen değiştirebilir” dedi.