Plastik çatal, bıçak, tabak, pipet ve kulak pamuğu gibi tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasaya arzı yıl sonunda yasaklanacak. Buna göre EPS (köpük) gıda kapları, içecek kapları ve bardakların arzı da engellenecek. Düzenlemeyle yıllık 1,5 milyon ton CO₂ emisyonunun engellenmesi ve 1,5 milyar TL atık yönetim maliyetinden tasarruf edilmesi hedefleniyor. Ayrıca plastik ürünlerin yerine cam, porselen, ahşap ve karton alternatiflerin teşvik edilmesi planlanıyor. Bunun yanında ilerleyen süreçte ıslak mendil, kargo poşeti ve plastik içerikli bardak ile gıda kaplarına da kısıtlama getirilmesi planlanıyor.
Konu ile ilgili Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu’ndan Ekspres’ten Selim Çelik'e yapılan özel açıklamada, “Doğru bir adım ancak eksiklikler giderilmelidir” denildi.
EKSİKLİKLER VAR
Şube yönetim kurulu adına konuşan Başkan Ceren Şahin, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kamuoyu ile paylaşılan ‘Tek Kullanımlık Plastiklere İlişkin Yönetmelik Taslağı’, ülkemizde plastik kirliliğinin azaltılması açısından önemli ve gerekli bir düzenleme girişimidir. Özellikle kıyı ekosistemleri, turizm faaliyetleri ve deniz yaşamı açısından büyük önem taşıyan Antalya gibi kentler için bu tür düzenlemeler hayati nitelik taşımaktadır. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak taslakta yer alan bazı düzenlemeleri doğru ve yerinde adımlar olarak değerlendirmekteyiz. Sıfır Atık vizyonu doğrultusunda; okso-bozunur plastiklerin yasaklanması, genleştirilmiş polistiren (EPS) köpük gıda kaplarının piyasadan kaldırılması, içecek şişesi kapaklarının ambalaja entegre edilmesi yani ‘tethered cap’ uygulaması gibi düzenlemeler hem doğaya karışan plastik miktarını azaltacak hem de Avrupa Birliği Tek Kullanımlık Plastik Direktifi ile uyum açısından önemli bir ilerleme sağlayacaktır” dedi.
Açıklamaya yönetim kurulu adına devam eden Ceren Şahin, “Ayrıca yasakların yalnızca saf plastikleri değil, biyobozunur ve kompostlanabilir plastikleri de kapsaması, endüstrinin sahte çevreci çözümlerle (greenwashing) piyasaya yönelmesini engellemesi açısından doğru bir yaklaşımdır. Bununla birlikte yönetmeliğin sahada etkin sonuçlar üretebilmesi için bazı bilimsel ve yapısal eksikliklerin giderilmesi gerekmektedir” diye konuştu.
POLİMERLER KAPSAM DIŞINDA MI?
Yönetim kurulundan yapılan açıklamada, plastik tanımındaki boşlukların giderilmesinin oldukça önemli olduğuna vurgu yapılarak, “Taslak metinde yer alan ‘kimyasal olarak değiştirilmemiş doğal polimerlerin kapsam dışı bırakılması’ ifadesi, plastik yerine doğada kalıcı kirlilik yaratabilen bazı insan yapımı liflerin kullanımına kapı aralayabilir. Özellikle viskoz ve liyosel gibi selüloz bazlı lifler doğada plastik benzeri davranış gösterebilmekte ve mikro lif kirliliğine yol açabilmekte. Bu nedenle muafiyetlerin bilimsel testlerle doğada hızlı ve zararsız bozunma şartına bağlanması gerekmekte” denildi.
DENİZLERDE DAHİL EDİLMELİ
“Denizlerdeki Plastik Kirliliğinin Büyük Bir Bölümü Kapsam Dışında Kalmıştır” diyen Şahin, “Akdeniz başta olmak üzere dünya denizlerinde plastik kirliliğinin önemli bir bölümünü balıkçılık ekipmanları ve ‘hayalet ağlar’ oluşturmaktadır. Avrupa Birliği verilerine göre denizlerdeki plastik atıkların yaklaşık yüzde 27’si balıkçılık ekipmanlarından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle plastik içeren balıkçılık gereçlerinin yönetmelik kapsamına alınması ve üreticilerin dahil olacağı bir atık toplama sistemi kurulması büyük önem taşımaktadır” ifadelerine yer verdi.
ETKİLER DİKKATE ALINMALI
Şube yönetim kurulu adına konuşan Başkan Ceren Şahin, “Alternatif malzemelerin çevresel etkileri değerlendirilmelidir. Tek kullanımlık plastiklerin azaltılması hedeflenirken yerine geçecek alternatiflerin yaşam döngüsü etkileri de dikkate alınmalıdır. Bu konuda bilimsel çalışmalar yapılması oldukça önemlidir. Bu bağlamda bazı kompostlanabilir kargo poşetlerinin karbon ayak izinin geleneksel plastik poşetlerden daha yüksek olabildiğini, kağıt bardakların iç yüzeyindeki plastik kaplama nedeniyle geri dönüştürülemediğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Bu nedenle politika yalnızca malzeme değişimine değil, tek kullanımlık tüketimin azaltılmasına odaklanmalıdır” dedi.
ÇOK KULLANIMLIK ÜRÜNLERE TEŞVİK GELMELİ
Ceren Şahin yrıca, çok kullanımlık sistemlerin teşvik edilmesi gerektiği belirtilerek, “Tek kullanımlık bardak ve ambalajların azaltılması için depozitolu ve yeniden kullanılabilir sistemlerin yaygınlaştırılması önemlidir. Bilimsel çalışmalar, sert bir yeniden kullanılabilir bardağın 20–36 kez kullanılması durumunda tek kullanımlık kağıt bardaklara kıyasla daha düşük çevresel etkiye sahip olduğunu göstermektedir” dedi.
HEDEF NET OLMALI
Şube yönetim kurulu adına açıklamalarına devam eden Şahin, ölçülebilir azaltım hedeflerinin belirlenmesinin önemine vurgu yaparak, “Yönetmelikte yalnızca genel azaltım hedefleri yerine ölçülebilir ve denetlenebilir tüketim azaltım hedefleri belirlenmesi önemlidir. Örneğin belirli tek kullanımlık ürünlerde 2030 yılına kadar en az yüzde 30 oranında tüketim azaltımı gibi hedefler politika etkinliğini artıracaktır. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak Bakanlığımızın plastik kirliliğiyle mücadele konusunda attığı bu önemli adımı destekliyor; yönetmeliğin son halinde bilimsel temelli bu eksikliklerin giderilmesinin çevre koruma açısından büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Çevre kirliliğinin azaltılması ve doğal ekosistemlerin korunması için her türlü bilimsel katkıyı sunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” dedi.