EKONOMİ

Çiftçinin kazancı sertifikalı tohuma bağlı

ATB Meclis Üyesi Nuri Büyükselçuk sertifikalı tohumun yaygınlaşmasının Türkiye ekonominse çok büyük katkı sağlayacağı söylerken, TÜRKTED Genel Sekreteri Kenan Yalvaç ise “Çiftçimizi sertifikalı tohum kullanımına teşvik etmek için çalışmalar yapmalıyız” dedi. İşte detaylar…

Türkiye’de yıllık yaklaşık 20 milyon ton buğday üretimi yapılmasına rağmen bu miktarın iç talebi karşılamadığı ve bu nedenle ithalat gerçekleştirildiği belirtiliyor. Uzmanlar, sertifikalı tohum kullanımının yaygınlaşması halinde hem verimin hem de üretici gelirinin artacağını, aynı zamanda ithalat ihtiyacının önemli ölçüde azalabileceğini ifade ediyor.

Uzmanlara göre sertifikalı tohum kullanımı yaygınlaşırsa buğday üretiminde verim artacak, ithalat azalacak ve Türkiye ekonomisine milyarlarca dolarlık katkı sağlanabilecek. Ancak yüksek maliyet nedeniyle çiftçi bu tohuma mesafeli duruyor.

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Meclis Üyesi ve Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nuri Büyükselçuk, sertifikalı tohumun buğday üretiminde kritik rol oynadığını belirterek devlet desteğiyle büyük ekonomik kazanım sağlanabileceğini söyledi. Büyükselçuk, çiftçilerin yüksek maliyet nedeniyle sertifikalı tohuma yönelmekte zorlandığını ifade etti.

“ZOR DEĞİL”
“Buğday üretiminde kalite ve verimliliğin en önemli noktalarından birisi de sertifikalı tohum kullanımıdır” diyen Büyükselçuk, “Devlet çiftçiye sertifikalı tohumu ucuz verirse yaptığı harcamanın en az 20 katını kazanır. Zaten çiftçi sattığı buğdaydan para kazanamıyor. Biz üretimi artırmak için sertifikalı tohum kullanılmasını istiyoruz. Ancak üretici, sattığı fiyattan daha pahalı olan sertifikalı tohumu alamıyor. Burada devletin devreye girip çiftçinin sertifikalı tohum ile üretim yapmasını sağlaması gerekiyor. Bunu yapmak da çok zor değil” ifadelerini kullandı.

“20 KATI KÂR ELDE EDER”
“Tohumluk buğdaydaki fiyat farkını devlet sübvanse etse, yaptığı sübvansiyonun en az 20 katı kâr elde eder.” diyen Nuri Büyükselçuk, “Diyelim ki devlet sertifikalı tohuma 10 milyon dolar harcadı; 2 milyar dolar buğdaydan gelir elde ederiz. Çok basit bir mantığı var. Bu durumda hem kalite artacak hem verim artacak; aynı araziden, aynı toprak büyüklüğünden çok daha fazla buğday elde etmiş olacağız. Buğday üreticisinin refahı artacak, köylü şehre inmek yerine köyde kalacak. O kadar çok faydası var ki saymakla bitmez. Sadece yapılması gereken, 30-35 liralık sertifikalı tohumu üreticinin sattığı fiyattan çiftçiye vermektir” ifadelerini kullandı.

Türkiye Tohumculuk Endüstrisi Derneği (TÜRKTED) Genel Sekreteri Kenan Yalvaç ise sertifikalı tohum kullanımının hem verim hem de kalite açısından önemli avantajlar sağladığını vurguladı.

“SERTİFİKALI TOHUMLAR İLE TELAFİ EDİLİYOR”

Yalvaç, “Ülkemizde buğday ekim alanları son yıllarda yüzde 30 azaldı. Buna rağmen üretimimiz ortalama 20 milyon ton civarında seyrediyor. Ekiliş alanlarındaki yüzde 30'luk azalmayı, kamu ve özel sektör araştırmalarıyla geliştirilen, genetik potansiyeli yüksek çeşitlerin sertifikalı tohumlarının kullanımı sayesinde telafi ediyoruz. Bu konu tartışılırken Avrupa Birliği'ndeki verim oranları örnek alınıyor. Ancak ürünlerimizi Fransa'nın verimleriyle karşılaştıracaksak, bunu ancak Trakya Bölgemiz ile kıyaslayabiliriz. İklim ve coğrafyayı bu karşılaştırmalarda unutmamak gerekiyor” dedi.

“ÇİFTÇİMİZİ İKNA ETMEMİ GEREKİYOR”

Yalvaç, sertifikalı tohum kullanım oranının istenen seviyeye ulaşmadığını belirterek üreticinin teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. “Bütün alanları hesaba katarsak, iklim ve doğal afetlere açıklık nedeniyle verimimiz düşüyor. Ancak bu düşüşe rağmen aradaki farkın kapatıldığını görüyoruz. Bu noktada sertifikalı tohum kullanımı çok önemli. Ancak sertifikalı tohum kullanım oranımız uzun süredir stabil şekilde devam ediyor. Çiftçimizi sertifikalı tohum kullanımına teşvik etmek için neler yapabiliriz? Eğitim ve yayım çalışmalarını nasıl geliştirebiliriz? Çiftçimizi nasıl ikna edebiliriz? Bu konuda çalışmalar yapmalıyız” diye konuştu.

“GARANTİYE SAHİP OLUYORLAR”

Yalvaç, sertifikalı tohumun çiftçiye güvence sağladığını da belirterek, “Sertifikalı tohum kullanan çiftçimiz bir garantiye sahip oluyor. Hem hastalıklara dayanıklılık hem de diğer özellikler açısından niteliğini garanti ediyoruz. Bir problemle karşılaştığı zaman bu sertifika ile hakkını arayabiliyor” ifadelerini kullandı.