Çiğ süt referans fiyatı 22,22 lira oldu. Ulusal Süt Konseyi, yüzde 3,6 yağ ve yüzde 3,2 proteinli soğutulmamış çiğ sütün referans fiyatını litre başına 22,22 lira olarak belirledi. Soğutma bedeli ise litre başına 1 lira 20 kuruş olarak açıklandı. Fiyat, 22 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olacak. Soğutma, nakliye ve diğer cari giderler üretici tarafından karşılandığı takdirde, bu gideler üreticiye ilave ödenecek. Baz alınan yağ ve protein oranlarındaki her bir 0,1'lik değişim için 33 kuruş fark ödenecek. Duyuruya göre, çiğ süt tavsiye fiyatı Nisan 2026'da yeniden değerlendirilecek.
'YETMEZ'
Antalya Ticaret Borsası Meclis Üyesi Hüseyin Simav, süte sanayici tarafından talep olduğunu ancak üreticinin fiyattan memnun olmadığını belirterek, “Doğal olarak üretici zararına satış yapmak istemiyor. Çünkü süt üret irken ödedikleri girdi maliyetleri; yem, elektrik, su gibi masraflar artarken sütün satış fiyatı bu oranlarda artmıyor. Bunu uzun süredir dile getiriyoruz” dedi.
'27 LİRA OLMALIYDI'
1 litre çiğ sütün maliyetinin en az 24 liraya tekabül ettiğini ifade eden Simav, üreticinin para kazanıp üretime devam edebilmesi için sütün litre fiyatının 27 lira olması gerektiğini vurguladı. Simav, “Süt 27 lira olmazsa, et ve süt gibi birbiriyle bağlantılı alanlarda sık sık yaşadığımız krizler önümüzdeki yıllarda da bizi vurur” diye konuştu.
KRİZ ÇIKABİLİR
Et üretimi ile süt üretiminin birbiriyle bağlantılı olduğunu ifade eden Hüseyin Simav, et üretimindeki eksiklik ve tüketimi karşılayamama sorunları nedeniyle et ithalatının sürdüğünü belirtti. Simav, “Bunun yerine süt yerine daha çok et üreten hayvanların ülkeye alınıp üretilmesi makul bir çözüm olabilir. Ancak burada dengenin iyi ayarlanması gerekir. Çok sayıda hayvan et için değerlendirilir ve süt geri plana atılırsa bu kez süt krizi çıkar. Böyle bir durumda üreticinin elinde kalan etlik hayvanlar da para etmez. Buna dikkat edilmesi lazım” dedi.
PLANSIZLIK ÜRETİCİYİ VURDU
Simav, süt üretiminin kontrolünün, denetiminin ve ne kadar yapılacağının planlamasının, tüm veriler elinde olan bakanlık ve devlet kurumları tarafından yapılması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Bu planlamaların yapılmaması nedeniyle piyasa sürekli dalgalanıyor. Piyasa dalgalı olunca çiftçi önünü göremiyor ve çoğu zaman zarar ediyor. Bir bakıyorsunuz üretim çok yüksek, fiyatlar düşük oluyor; bu durumda insanlar üretimden çekiliyor. Sonraki yıl bir bakıyoruz fiyatlar çok yükseliyor. İnsanlar bu kez üretime girmek için para harcıyor. Bu döngü böyle devam ediyor. Umarım 2026 yılı daha planlı, daha öngörülebilir ve çiftçinin daha fazla refah içinde olabildiği bir yıl olur.”