Kaleiçi İşletmeciler Derneği Başkanı Fikret Çağlan, Kaleiçi'nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, tarihi dokunun korunması konusunda önemli uyarılarda bulundu. Bölgenin giderek ticari kimliğinin ön plana çıkarıldığını savunan Çağlan, tarihi kent merkezinin yaşayan bir mahalle olma özelliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

KALEİÇİ TİCARET ALANI DEĞİL
Kaleiçi'nin yalnızca turistlerin gezdiği bir ticaret alanı haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Çağlan, bu görüşünün derneğin resmi yaklaşımı değil, kişisel değerlendirmesi olduğunu belirterek, "Kaleiçi giderek bir alışveriş merkezine dönüştürülmeye çalışılıyor. Bölgede yaşayan insanlar ise yavaş yavaş Kaleiçi'ni terk ediyor. Bu durum tarihi kimliğe zarar veriyor" dedi.
Tarihi yapılar restore edildikten sonra yeni işletme ruhsatlarının verilmemesi gerektiğini düşündüğünü ifade eden Çağlan, "Kaleiçi'nde yeterince işletme var. Restorasyonu yapılan tarihi yapılar mümkün olduğunca konut veya konak olarak kullanılmalı. Yeni işletmeler açmak yerine tarihi yaşam kültürünü korumaya odaklanmalıyız" diye konuştu.

"ÖNCE ÇÖZÜM AÇIKLANSIN, SONRA UYGULAMA YAPILSIN"
Kaleiçi esnafının en önemli sorunlarından birinin yönetimde yaşanan koordinasyon eksikliği olduğunu dile getiren Çağlan, alınan kararların uygulama aşamasında belirsizlik yarattığını söyledi.
Yakın zamanda tente uygulamasıyla ilgili yaşanan süreci örnek gösteren Çağlan, "İki ay önce tentelerimizin sökülmesi istendi. Biz de yerine ne yapacağımızı sorduk. 'Bekleyin, rengini ve ölçülerini belirleyeceğiz' denildi. O zaman önce yeni sistemi belirleyin, ardından biz mevcut tenteleri sökelim dedik. Ancak 'Önce sökün' cevabını aldık. Yağmurda, güneşte müşterimizi nasıl ağırlayacağız?" ifadelerini kullandı.


Esnafın uygulamaya değil, plansızlığa itiraz ettiğini belirten Çağlan, "Bizim talebimiz çok net; önce çözüm açıklansın, ardından uygulama yapılsın" dedi.

"YAPILANLARIN ÇOĞU RESTORASYON DEĞİL"
Kaleiçi'nde yürütülen restorasyon çalışmalarını da eleştiren Çağlan, mevcut uygulamaların tarihi mirası koruma anlayışından uzaklaştığını savundu.
Gerçek restorasyonun zarar gören yapının özgün hali korunarak onarılması anlamına geldiğini belirten Çağlan, "Bugün Kaleiçi'nde gerçek anlamda restorasyon yapıldığını düşünmüyorum. Birçok tarihi bina tamamen yıkılıyor ve yerine eski görünümlü yeni yapılar inşa ediliyor. Bunun adı restorasyon değil, tarihi mirası korumak da değil" diye konuştu.


Sistemdeki eksiklikler nedeniyle bazı yapıların ticari kaygılarla değiştirildiğini öne süren Çağlan, "Bazı işletmeler daha fazla oda ya da daha geniş kullanım alanı elde etmek amacıyla tarihi yapıları değiştiriyor. Böyle devam ederse Kaleiçi, tarihi bir kent olmaktan çıkıp sadece eski görünümlü yeni binalardan oluşan bir alana dönüşebilir" değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA