Hayvan hakları savunucuları, 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda yapılan değişikliklere tepki göstermek amacıyla Antalya'da "Yaşam Nöbeti" kapsamında yürüyüş düzenledi. Aydın Kanza Parkı'ndan Cumhuriyet Meydanı'na kadar gerçekleştirilen yürüyüşün ardından basın açıklaması yapan Hayvan Hakları Platformu Antalya Sorumlusu ve Attalos Pati Gönüllüleri Sorumlusu Özlem Başargil, sokak hayvanlarının yaşam hakkının korunmasını istedi.

Türkiye Hayvan Hakları Platformu, Antalya Hayvan Hakları Platformu ve Attalos Pati Gönüllüleri'nin öncülüğünde düzenlenen etkinliğe Türkiye'nin birçok ilinden hayvan hakları savunucuları katıldı. Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan grup, "Kısırlaştır, aşıla, rehabilite et, yerinde yaşat" politikalarının uygulanması gerektiğini vurgulayarak 7527 sayılı yasanın geri çekilmesi çağrısında bulundu. Başargil, yalnızca sokakta yaşayan hayvanların değil, orman yangınlarında yaşamını yitiren tüm canlıların da unutulmaması gerektiğini belirterek, "Sesini duyuramayan milyonlarca canın sessiz çığlığı var. Barınaklarda öldürülen köpeklerin, yangınlarda yuvalarıyla birlikte küle dönen kuşların ve ormanlarda can veren sayısız canlının emaneti bugün omuzlarımızdadır. Biz o emanete sahip çıkmak için buradayız" dedi.

"YAŞAM ZİNCİRİNİN BİR PARÇASIYIZ"
İnsanların doğanın sahibi değil, bir parçası olduğunu dile getiren Başargil, Albert Einstein'ın sözlerini hatırlatarak, "Toprağın, suyun, ağacın, kuşun ve sokakta yaşayan bir köpeğin yaşam hakkı, bizim yaşam hakkımız kadar değerlidir. Biz bu evrenin efendisi değiliz; büyük yaşam zincirinin yalnızca küçük bir halkasıyız. Zincirin bir halkası koptuğunda aslında kendi geleceğimiz de zarar görüyor" ifadelerini kullandı.
"MERHAMETİN OLMADIĞI YERDE HUZUR OLMAZ"
Toplumun karşı karşıya bulunduğu sorunların merhamet eksikliğinden kaynaklandığını savunan Başargil, Pisagor'un sözlerine atıfta bulunarak, "Bugün yaşadığımız tabloya baktığımızda görüyoruz ki merhametin kaybolduğu yerde ne huzur kalıyor ne güven ne de adalet" diye konuştu.
"VİCDAN YARALANDI"
7527 sayılı yasanın kabul edilme sürecini eleştiren Başargil, "İki yıl önce bu yasa Meclis'te alkışlarla kabul edildi. O gün yalnızca bir yasa çıkmadı; vicdan yaralandı, merhamet cezalandırıldı ve yaşam hakkı siyasi hesapların gölgesinde bırakıldı. Biz o günden bu yana her koşulda yaşamı savunuyoruz. Çünkü susarsak kötülük büyüyecek" dedi.

"ASIL SORUNLAR GÖZ ARDI EDİLİYOR"
Toplumun öncelikli sorunlarının farklı alanlarda yaşandığını belirten Başargil, sokakta yaşayan köpeklerin hedef haline getirildiğini savunarak, "Kadın cinayetleri, çocuk istismarı, trafik kazaları ve orman yangınları gibi ciddi sorunlarda aynı kararlılığı göremiyoruz. Ancak konu sokakta yaşayan köpekler olunca milyonlarca can hedef gösteriliyor. Sorun hiçbir zaman köpekler olmadı; sorun yaşamı kutsal görmeyen anlayıştır" ifadelerini kullandı.

ORMAN YANGINLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Son dönemde yaşanan orman yangınlarında binlerce canlının yaşamını yitirdiğini hatırlatan Başargil, "Yanan sadece ağaçlar değil; kuşlar, kirpiler, kaplumbağalar, tilkiler ve adını bilmediğimiz binlerce canlı da yok oluyor. Vicdan sahibi herkes bu sessiz çığlığı yüreğinde hissediyor. Yaşam hakkı bölünemez; hayvanı koruyamayan bir toplum insanı da koruyamaz" diye konuştu.
"BİLİMSEL VE KALICI ÇÖZÜMLER UYGULANMALI"
Açıklamanın sonunda çözüm önerilerini sıralayan Başargil, "7527 sayılı yasa kaldırılmalı, barınaklar ölüm kampı olmaktan çıkarılmalı ve 5199 sayılı Kanun'un koruyucu ruhuna uygun bilimsel, etik ve kalıcı çözümler uygulanmalıdır. Kısırlaştırma, aşılama, yerinde yaşatma ve toplumun bilinçlendirilmesi dışında hiçbir yöntem bu ülkeye huzur getirmeyecektir. Öldürerek güvenlik sağlanamaz. Son köpek özgürce yaşayabilene, son kuş gökyüzünde güvenle uçabilene, son çocuk güven içinde büyüyebilene kadar yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz" dedi.





