ÖZEL HABER

Gelecek anne karnında başlar

7 Nisan Dünya Sağlık Günü’nde Dr. Tahsin Doğan, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2026 yılı teması olan “Sağlık için hep birlikte, bilimin yanında” doğrultusunda anne ve yenidoğan sağlığının önemine dikkat çekti. Dr. Doğan, sağlıklı bireylerin ve toplumların, ancak bilinçli sağlık önlemleri ve bilimsel yöntemlerle desteklenen uygulamalarla mümkün olabileceğini vurguladı

Dr. Tahsin Doğan, özellikle doğum öncesi ve sonrası süreçlerde aile hekimleriyle düzenli iletişim kurulmasının, hem anne hem de bebek sağlığı açısından kritik olduğunu belirtti. Türkiye’de yapılan araştırmalar, bu dönemde alınacak basit önlemler ve rutin kontrollerin, önlenebilir anne ve bebek ölümlerini önemli ölçüde azaltabileceğini gösteriyor. Bu da, toplumun genel sağlık düzeyini yükseltmek ve gelecek nesiller için daha sağlam bir yaşam temeli oluşturmak açısından büyük önem taşıyor.

‘ANNE KARNINDAKİ SAĞLIK, GELECEĞİ ŞEKİLLENDİRİR’
Dr. Doğan, “Bir bebeğin sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi için en kritik dönem, hiç kuşkusuz anne karnındaki süreçtir. Bu dönemde annenin sağlığı, beslenmesi, psikolojik durumu ve aldığı sağlık hizmetleri, çocuğun ileriki yaşamındaki sağlığını doğrudan etkiler. Anne sağlığı ve bebeklerin yaşamın ilk döneminde aldıkları bakım, sadece bireysel refahı değil, aynı zamanda toplumun uzun vadeli refahını da belirler. Bu nedenle, bu dönemde yapılacak her türlü sağlık müdahalesi ve destek, yalnızca o bireyi değil, tüm toplumu etkiler ve toplumun geleceği üzerinde belirleyici bir rol oynar. Hala dünyada ve Türkiye’de önlenebilir anne ve bebek ölümlerinin yaşanıyor olması, sağlık sistemlerinin güçlendirilmesini ve erken müdahale ile önleyici hizmetlerin yaygınlaştırılmasını zorunlu kılmaktadır” dedi.

AİLE HEKİMLERİNİN ROLÜ ÖNE ÇIKIYOR
Aile hekimlerinin doğum öncesi ve sonrası süreçte bireylerin yanında yer almasının koruyucu sağlık hizmetleri açısından kritik olduğuna dikkat çeken Dr. Doğan, “Antalya Aile Hekimleri Derneği olarak, sağlık hizmetlerinin her aşamasında olduğu gibi doğum öncesi ve sonrası süreçlerde de bireylerin yanlarında olmaya devam edeceğiz. Onların sağlıklarını koruma, bilinçlendirme ve gerekli önleyici hizmetleri sunma konusunda aktif rol almayı sürdüreceğiz. Aile hekimleri, toplumun her kesimiyle iç içe olan, bireylerin en yakın sağlık danışmanlarıdır ve biz bu sorumluluğumuzun farkındayız. Sağlık alanında en iyi hizmeti sunabilmek için her zaman hazırız ve bu konuda elimizden geleni yapacağız” ifadelerini kullandı.

‘SAĞLIK HAKKI TEMEL İNSAN HAKKIDIR’
Sağlık hakkının doğuştan sahip olunan bir hak olduğuna dikkat çeken Dr. Doğan, “Herkesin sağlık hizmetlerine eşit, kapsayıcı ve ulaşılabilir şekilde erişmesi gerekir. Bu hakkın sağlanması, hiçbir ayrım yapılmaksızın her bireyin doğuştan sahip olduğu en temel insan haklarından biridir. Bu hedefe ulaşmak için tüm paydaşların iş birliğine ve ortak sorumluluk üstlenmeye davet ediyoruz. Sağlık hakkının yerine getirilmesi, yalnızca bireylerin değil, toplumların sağlıklı bir şekilde varlıklarını sürdürebilmesi için hayati öneme sahiptir. Bu nedenle, sağlık hizmetlerinin eşit, adil ve kaliteli bir biçimde sunulabilmesi için herkesin el birliğiyle çalışması gerektiğine inanıyoruz ve bu konuda daha fazla iş birliği yapılmasını önemsiyoruz” diye konuştu.

Dr. Doğan sözlerini, “Sağlıklı bir başlangıç, sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturur. Umutlu ve güçlü gelecekler yaratabilmek için bugün harekete geçmek, farkındalık yaratmak ve gerekli önlemleri almak hepimizin sorumluluğudur. Sağlıklı bireyler, sağlıklı toplumlar ve sağlıklı toplumlar, sonunda sağlıklı bir dünya demektir. Bu süreci hep birlikte, kararlılıkla ve bilinçle daha güçlü bir şekilde inşa edebiliriz” ifadeleriyle tamamladı.