Antalya’da gençlerin eğitim, kültürel ve sosyal etkinliklere erişim düzeyi, toplumsal hayata katılımlarını doğrudan etkileyen en önemli unsurlar arasında yer alırken, kentteki sosyo-ekonomik farklılıkların bu erişim üzerinde belirleyici rol oynadığı vurgulanıyor. Funda Alpaslan Talay, özellikle hızlı büyüyen şehirlerde gençlerin fırsatlara eşit erişiminin sağlanmasının toplumsal bütünleşme açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.
Gençlerin eğitim ve sosyal imkanlara erişiminin yalnızca bireysel gelişimle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda toplumsal yapı üzerinde de doğrudan etkili olduğunu belirten Uzman Sosyolog Funda Alpaslan Talay, “Gençlerin eğitim ve sosyal olanaklara erişimi, toplumsal katılımın en belirleyici unsurlarından biri olmanın da ötesinde, bir kentin sosyal adalet düzeyini ve fırsat eşitliğini ortaya koyan temel göstergeler arasında yer alıyor. Antalya gibi hızlı büyüyen, göç alan ve sosyo-ekonomik farklılıkların giderek daha görünür hale geldiği kentlerde, gençlerin bu alanlara ne ölçüde erişebildiği, aslında sosyal eşitsizliklerin ne kadar derinleştiğini de gözler önüne seriyor. Bu nedenle bu erişim imkanlarının dengeli, adil ve sürdürülebilir bir şekilde dağıtılması, yalnızca gençler için değil, toplumun bütün kesimleri için büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
‘SOSYAL EŞİTSİZLİKLER GENÇLERİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR’
Kentteki imkanların her genç için aynı düzeyde ulaşılabilir olmadığına dikkat çeken Talay, “Eğitim ve sosyal imkanlara erişimde yaşanan dengesizlikler, gençler arasında fırsat eşitsizliğini derinleştiriyor. Bu durum, bazı gençlerin potansiyellerini gerçekleştirmesinin önüne geçerken, bazılarını ise kamusal yaşamın dışında kalmaya itebiliyor. Dolayısıyla bu mesele sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun olarak ele alınmalı” dedi.
‘KÜLTÜREL VE SANATSAL FAALİYETLER KATILIMI ARTIRIYOR’
Gençlerin kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlere katılımının önemine değinen Talay, “Gençlerin yalnızca akademik başarıya odaklanan bir sistem içerisinde değerlendirilmesi yeterli değil. Kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlere aktif katılım sağlayan gençler, kendilerini daha iyi ifade edebiliyor, özgüven kazanıyor ve toplumsal hayata daha güçlü bir şekilde entegre oluyor. Bu tür etkinlikler, gençlerin hem bireysel gelişimini destekliyor hem de kentle duygusal ve sosyal bağ kurmalarını sağlıyor. Bu bağ güçlendikçe gençlerin yaşadıkları kente sahip çıkma ve kamusal alanlarda daha görünür olma eğilimleri de artıyor” diye konuştu.
GENÇLİK POLİTİKALARINDA BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM VURGUSU
Gençlik politikalarının yalnızca eğitim eksenli ele alınmasının yetersiz kalacağını belirten Talay, “Gençlik politikalarının sadece eğitimle sınırlı kalmaması gerekiyor. Sosyal katılımı, kültürel üretimi, sportif faaliyetleri ve gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri alanları da kapsayan bütüncül bir yaklaşım benimsenmeli. Aksi halde gençler yalnızca eğitim sistemi içinde var olan bireyler olarak kalır ve toplumsal hayata aktif katılım sağlayamaz. Oysa ki amaç, düşünen, üreten, katılan ve bulunduğu kente değer katan bireyler yetiştirmek olmalı” dedi.
TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMEYE UZUN VADELİ KATKI
Eğitim ve sosyal etkinliklere katılımın uzun vadeli etkilerine de değinen Talay, “Eğitim ve sosyal etkinliklere katılım, gençlerin yalnızca bireysel becerilerini geliştirmekle kalmaz, aynı zamanda kentle kurdukları bağın niteliğini de dönüştürür. Kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda varlık gösterebilen gençlerin, kamusal yaşamın aktif ve söz sahibi aktörleri haline gelme olasılığı çok daha yüksektir. Bu süreç, uzun vadede toplumsal uyumun artmasına, farklı kesimler arasındaki etkileşimin güçlenmesine ve daha kapsayıcı bir toplum yapısının oluşmasına önemli katkılar sağlar” ifadelerini kullandı.