TÜİK’in 2025 yılına ilişkin işgücü verileri, işsizlik oranında düşüş yaşanırken istihdam ve işgücüne katılımda gerilemeye işaret etti. Veriler, iş gücü piyasasında yapısal sorunların sürdüğünü ortaya koydu.
İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 8,3’E GERİLEDİ
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 2025 yılında işsizlik oranı bir önceki yıla göre 0,4 puan azalarak yüzde 8,3 seviyesine düştü. 15 ve daha yukarı yaştaki işsiz sayısı 147 bin kişi azalarak 2 milyon 966 bine geriledi. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8, kadınlarda ise yüzde 11,3 olarak hesaplandı.
GENÇ İŞSİZLİKTE SINIRLI DÜŞÜŞ
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı da 1 puanlık düşüşle yüzde 15,3’e indi. Genç erkeklerde işsizlik yüzde 11,7, genç kadınlarda ise yüzde 22,1 olarak kaydedildi.
İLLERE GÖRE BÜYÜK FARK
Verilere göre işsizlik oranının en düşük olduğu il yüzde 4,0 ile Ardahan olurken, en yüksek işsizlik oranı yüzde 13,8 ile Hakkari’de görüldü. İstihdam oranında yüzde 58,1 ile Artvin ilk sırada yer alırken, en düşük istihdam oranı yüzde 32,9 ile Hakkari’de ölçüldü. İşgücüne katılma oranı da yüzde 61,3 ile Artvin’de en yüksek seviyeye ulaşırken, en düşük oran yüzde 38,1 ile Hakkari’de kaydedildi.
‘HEM İŞ VAR HEM İŞSİZ VAR’
Ekonomi İş Geliştirme ve Planlama Derneği (EKİPDER) Yönetim Kurulu Başkanı Reşat Güney, iş gücü piyasasındaki çelişkiye dikkat çekerek, sorunun yapısal boyutuna işaret etti. Güney, “Türkiye’de işsizlik var, bunu net şekilde ifade etmek gerekiyor. Ancak diğer taraftan işverenlerin doldurmakta zorlandığı çok sayıda boş pozisyon da bulunuyor. Bu durum ilk bakışta çelişkili gibi görünse de aslında iş gücü piyasasındaki nitelik uyumsuzluğunun en somut göstergesidir. İşverenin aradığı eleman ile iş arayanın sahip olduğu beceriler arasında ciddi bir fark var” dedi.
Bu sorunun yalnızca kalifiye eleman eksikliğiyle açıklanamayacağını belirten Güney, “Bugün bir sanayi işletmesi operatör, CNC ustası ya da teknik personel arıyor. Aynı anda iş arayan çok sayıda kişi de var. Ancak bu kişiler gerekli teknik donanıma sahip değil. Dolayısıyla kağıt üzerinde hem iş var hem işsiz var gibi bir tablo ortaya çıkıyor. Oysa gerçekte pozisyonlar dolmuyor ve işsizlik devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Söz konusu uyumsuzluğun uzun vadede ekonomik verimliliği de olumsuz etkilediğini belirten Güney, “Eğer doğru insanı doğru işe yönlendiremezseniz üretimde verimlilik düşer, işletmeler büyüme fırsatlarını kaçırır. Aynı zamanda iş arayanlar da uzun süre işsiz kalarak motivasyon kaybı yaşar. Bu durum sosyal ve ekonomik açıdan ciddi sonuçlar doğurur” diye konuştu.
MESLEKİ EĞİTİM VURGUSU
Sektör ihtiyaçlarına uygun bir eğitim modelinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Güney, “Artık klasik eğitim anlayışıyla bu sorunu çözmek mümkün değil. Geleceğin mesleklerini, teknolojik dönüşümü ve özellikle yapay zekâ gibi alanlardaki gelişmeleri dikkate alarak eğitim sistemini yeniden yapılandırmak gerekiyor. Meslek liselerinin hem sayısı artırılmalı hem de içerikleri güncellenmeli. Gençlerin daha erken yaşta mesleki beceriler kazanması sağlanmalı” dedi.
ANTALYA’DA SEZON ETKİSİ
Antalya özelinde de değerlendirmelerde bulunan Güney, turizm sektörünün istihdam üzerindeki etkisine dikkat çekerek, “Antalya’da yaz aylarıyla birlikte turizm sektöründe ciddi bir hareketlilik yaşanıyor. Otellerin açılması, hizmet sektöründeki canlanma ve artan iş gücü ihtiyacı, kentte işsizlik oranını geçici olarak aşağı çekebilir. Ancak kalıcı çözüm için yılın tamamına yayılan sürdürülebilir istihdam politikalarına ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.