Trafik kazalarının ardından yaşanan panik, sürücülerin yanlış kararlar almasına neden olabiliyor. Oysa kazadan sonraki ilk dakikalarda atılacak doğru adımlar, hem sigorta süreçlerinin sorunsuz işlemesini hem de ileride yaşanabilecek hukuki sorunların önüne geçilmesini sağlıyor. Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Antalya Şube Başkanı Abdullah Gökmen, toplumda her trafik kazasında sürücülerin kendi aralarında kaza tespit tutanağı düzenleyebileceği yönünde yanlış bir algı bulunduğunu belirterek bunun yalnızca belirli şartlarda mümkün olduğunu söyledi.

HER MADDİ HASARLI KAZADA TUTANAK YETERLİ DEĞİL

Gökmen, maddi hasarlı trafik kazalarında kaza tespit tutanağının ancak tarafların kazanın oluş şekli konusunda tamamen aynı görüşte olması ve olayda hukuki engel oluşturacak herhangi bir durumun bulunmaması halinde düzenlenebileceğini ifade etti.

Taraflar arasında en küçük bir anlaşmazlık bulunması halinde sürücülerin kendi aralarında çözüm üretmeye çalışmaması gerektiğini belirten Gökmen, olay yerine polis veya jandarma çağrılmasının en doğru yöntem olduğunu söyledi.

Abdullah Gökmen

YARALANMA VARSA RESMİ EKİPLER MUTLAKA ÇAĞRILMALI

Kazalarda en küçük bir yaralanma şüphesinin bile ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Gökmen, bu tür olaylarda sürücülerin kendi aralarında tutanak düzenleyerek olay yerinden ayrılmasının yanlış olduğunu dile getirdi. Gökmen, yaralanmalı kazalarda 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması, sağlık ekipleri ile kolluk kuvvetlerinin olay yerine gelerek resmi kayıt oluşturmasının hem sağlık hem de hukuki süreç açısından zorunlu olduğunu ifade etti.

BU DURUMLARDA TUTANAK GEÇERLİ SAYILMIYOR

Abdullah Gökmen, bazı durumlarda sürücülerin kendi aralarında düzenlediği kaza tespit tutanağının hukuken geçerli olmadığını belirterek şu uyarılarda bulundu: Kazaya karışan sürücülerden birinin alkollü olması veya alkol şüphesi bulunması ya da sürücülerden birinin ehliyetsiz olması, bununla birlikte Trafik lambası, yön levhası, bariyer, elektrik direği gibi kamu mallarının zarar görmesi ve en sık görülenlerden olan arafların kazanın oluş şekli konusunda anlaşamaması durumlarında tutunak geçerli olmayabilir” dedi. Gökmen, bu durumların tamamında olayın polis veya jandarma tarafından resmi olarak kayıt altına alınması gerektiğini söyledi.

Kazazede

KAMU MALINA ZARAR VERİLDİYSE SÜREÇ DEĞİŞİYOR

Kazalarda yalnızca araçların değil, kamuya ait altyapı unsurlarının da zarar görebildiğine dikkat çeken Gökmen, trafik lambaları, bariyerler, yön levhaları veya belediyeye ait ekipmanların hasar görmesi halinde olayın artık iki sürücünün kendi arasında çözülebilecek bir konu olmaktan çıktığını ifade etti.

Bu gibi durumlarda resmi inceleme yapılmasının hem kamu zararının tespiti hem de sigorta işlemleri açısından zorunlu olduğunu kaydetti.

YANLIŞ UYGULAMALAR HAK KAYBINA YOL AÇABİLİYOR

Kaza sonrasında bilinçsiz hareket edilmesinin ilerleyen süreçte ciddi mağduriyetlere neden olabileceğini belirten Gökmen, eksik ya da usule aykırı düzenlenen belgelerin sigorta ödemelerini geciktirebileceğini, hatta bazı durumlarda hak kaybına yol açabileceğini söyledi. Sürücülerin olay anındaki telaşla hareket etmek yerine yasal prosedürleri takip etmeleri gerektiğini vurgulayan Gökmen, "Kaza sonrası doğru adımların atılması sadece o anki sorunun çözümü açısından değil, ileride yaşanabilecek hukuki uyuşmazlıkların ve sigorta işlemlerinin sağlıklı yürütülmesi açısından da büyük önem taşıyor. Her kazada kaza tespit tutanağı düzenlenebileceği düşüncesi doğru değildir. Hangi durumlarda resmi ekiplerin çağrılması gerektiğinin bilinmesi, hem maddi hem de hukuki hakların korunması açısından hayati önem taşımaktadır" dedi.

Muhabir: ZAFER GÜVENÇ