ANTALYA Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, davanın 4'üncü duruşmasında söz aldı. 5 Temmuz 2025'ten bu yana kendisine yöneltilen tüm soruları samimiyetle yanıtladığını söyleyen Böcek, adli sürece şeffaf şekilde katkıda bulunduğunu belirtti.
'15 AYDIR TUTUKLUYUM'
Yeni adli yılın başladığını hatırlatan Böcek, “Eylül ayındayız. Yeni bir adli yılın başındayız. 5 Temmuz 2025'ten bu yana tarafıma yöneltilen tüm soruları samimiyetle yanıtlayarak adli makamlara ve sürecin işleyişine en şeffaf şekilde katkıda bulundum. Üzerime düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdim. Buna karşın 15 aydır tutukluyum” dedi.
'İFTİRALARLA UĞRAŞIYORUM'
Tutukluluğunun bazı kişiler tarafından fırsata çevrildiğini öne sğüren Böcek, “Tutuklu olmamı son günlerde fırsat bilenlerin iftiralarıyla uğraşıyorum. Anayasal haklarım ihlal ediliyor. Biz devlete ve adalete emanetiz. Bu süreçte ne yaptıysam devletim, adaletim ve milletim için yaptım. Şimdi de adaletin yerini bulacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Böcek, “İftira atanların, siyasi partilerinin aday dahi etmediği halde adliye koridorlarını ve bakanlıkları aşındırdığını çok iyi biliyorum. Devletin ve adaletin sözüne itibarımızın sürmesi en büyük arzumuz ve arzımızdır” diye konuştu.
'SAĞLIĞIM RİSK ALTINDA'
Savunmasında sağlık durumuna da değinen Muhittin Böcek, uzun yıllardır takiplerini yapan doktorlarına ulaşamadığını belirterek, “Mevcut sağlık durumumun da göz önüne alınmasını istiyorum. 20 yıllık dört doktorumun özel sektörde olması nedeniyle muayene olamıyorum. Sağlığım risk altında” dedi.
'BELEDİYEMİ KAMU ZARARINA UĞRATMADIM'
Belediye başkanlığı dönemine ilişkin de konuşan Böcek, “Hiç yanlış yapmadım. Belediyemi kamu zararına uğratmadım. 31 yıl, 6 dönem başkanlık yaptım. 10 gün izin almadım, 10 gün raporum yoktur. Covid döneminde bile 3 gün içerisinde işimin başına başladım” ifadelerini kullandı.
Böcek, savunmasının sonunda önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirterek tahliyesini talep etti.
'BU DOSYA HUKUKSUZ BİR DOSYA OLARAK TARİHE GEÇECEKTİR'
Muhittin Böcek'in avukatı Hüseyin Kaya da müvekkilinin tahliyesini talep ederek soruşturma ve yargılama sürecine ilişkin eleştirilerde bulundu. Dosyanın özel soruşturma usulleriyle ve örgütlü suç kapsamında başlatıldığını ancak örgüt suçundan dava açılmadığını belirten Kaya, davanın ana suçlamalarının irtikap ve rüşvet olduğunu söyledi.
Kaya, “Bu dosya hukuksuz bir dosya olarak tarihe geçecektir. Denilecektir ki, ‘Özel soruşturma usulüyle insanları topladınız, herkesi tutuklama tehdidiyle itirafçı yaptınız.’ Bunun bizim adaletimizde yeri olmadığını yine adaletimiz saptayacaktır” dedi.
'İNSANLARIN HAYATLARINDAN VE ÖZGÜRLÜKLERİNDEN OLUYOR'
Yargılamalarda zaman içerisinde hataların giderilebildiğini ancak bu süreçte insanların özgürlüklerinden mahrum kaldığını savunan Kaya, “Bu dosyanın hem vallahi hem billahi arızaları var. Biz bu arızaların dosyalarımızın yüzde 80'inde olduğunu gördük. Ancak bu arızalar azala azala gider ve sonunda genelde kaybolur. Bu sırada insanlar hayatlarından, özgürlüklerinden olur. Arızalar gider, tutuklular tahliye olur ve insanlar ‘Kurtuldum’ diye sevinir. Ancak özgürlüklerinin kısıtlanmasının hesabını soramazlar. Maalesef sistem budur. Bu yaman bir çelişkidir” ifadelerini kullandı.
Dosyanın en sonunda görevi kötüye kullanma suçuna dayanacağını ileri süren Kaya, belediyede geçmiş dönemlerden gelen uygulamaların yalnızca Muhittin Böcek'in görev yaptığı dönem açısından incelendiğini öne sürdü. ANSET gibi belediye şirketlerine yönelik soruşturmaları da örnek gösteren Kaya, belirli bir zaman aralığının mercek altına alınmasına tepki gösterdi.
'14 AYLIK TUTUKLULUKTA ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİ AŞILDI'
Muhittin Böcek'in uzun süredir tutuklu bulunmasına da değinen Kaya, “Diyelim ki kovuşturmaya başlandığı gün Muhittin Böcek tahliye olmuş olsaydı, bu yargılamada herhangi bir zaaf olur muydu? Bu sorunun cevabını düşünmenizi istiyorum” dedi.
Tutukluluk süresinin ölçüsüz hale geldiğini savunan Kaya, “14 aylık bir tutukluluk. Örgüt suçları için de gasp için de neredeyse uyuşturucu ticareti yapanların birçoğu bile bu kadar tutuklu kalmıyor. Ölçülülük ilkesi aşılmış görünüyor. Dosya içeriğine göre müvekkilimin tahliyesinin herhangi bir olumsuz etkiye sebep olmayacağını görüyoruz” diye konuştu: "Hiç kimse sütten çıkmış ak kaşık değilken biz hangi gerçekliğin peşindeyiz? Biz görünen gerçeklikle hareket etmiyoruz. Soyut gerçeklikle hareket ediyoruz. Biz kanaatle iş yapan meslek mensupları değiliz ki."
Kaya, soruşturmayı yürüten savcı ve başsavcıların değişmesine de değinerek bu durumun dosya açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi: "Yargının bağımsız erki var ya. Çoğu zaman yargının erkini yasama ve yürütme ele alıyor. Milli iradenin tezahürü olan yasama diyor ki, “Bizim yargılamamız bu işi yapamıyor, o yüzden ben el atıyorum' Bu yargı sistemini düşünmek, sorgulamak lazım gelir mi diye sormak istiyorum. Bu dosyalara konu meselelerle bir savcı atanıyor. Bu savcı bir ay içinde değişiyor. Başsavcı değişti. Bildiğime göre bu dosyalar ile alakalı giden başsavcıya da soruşturma açılmış. Dosya buradan bile hukuksuzdur."
ÖZEL HAYATA İLİŞKİN VERİLERİN YAYILMASINA TEPKİ
Müvekkilinin kendisine yönelik siyasi girişimler bulunduğundan yakındığını aktaran Kaya, Böcek'in “Siyasi rakiplerim tahliye olmamam için mücadele ediyor” şeklinde serzenişte bulunduğunu söyledi.
Her duruşmadan önce Böcek'in özel hayatına ilişkin bazı içeriklerin kamuoyuna yansıdığına dikkat çeken Kaya, soruşturma kapsamında kolluk kuvvetlerine teslim edilen özel bilgilerin yayımlanmasına tepki gösterdi. Kaya, “Bunu da ifade edeyim, genç hukukçular ileride adımı hatırlar belki. O kolluk kuvvetlerinin yaptığı, bu yargılamadan ve bu dosyadan daha büyük suçtur” ifadelerini kullandı.
DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Muhittin Böcek ve avukatlarının beyanlarının ardından duruşmaya ara verildi. Davanın 4'üncü duruşmasına saat 14.30'da devam edilecek.