Antalya’nın Aksu ilçesinde dün öğleden sonra başlayan orman yangını devam ediyor. Günün aydınlanmasıyla birlikte hava araçlarının yeniden müdahaleye başladığı yangında 254 evden 720 kişi tahliye edilirken, bölgede 2 bin 97 haneye elektrik verilemiyor. Aksu ve Döşemealtı sınırlarındaki yangına 3 uçak, 9 helikopter, 165 arazöz ve çok sayıda araçla müdahale edilirken, 1016 personel alevleri kontrol altına almak için mücadele ediyor.

Aksu’nun Karaöz Mahallesi’nde dün saat 16.30 sıralarında başlayan orman yangını, rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. Yerleşim yerlerine yakın bölgelerde ilerleyen alevler nedeniyle bazı mahallelerde tahliyeler gerçekleştirilirken, vatandaşların yanı sıra hayvanlar da güvenli bölgelere götürüldü. Gece boyunca karadan sürdürülen söndürme çalışmalarına, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte uçak ve helikopterler yeniden katıldı. Yangının ulaştığı bölgelerde güvenlik önlemleri artırılırken, bazı noktalara giriş ve çıkışlar kapatıldı.

ALEVLER TOPALLI’YA KADAR ULAŞTI
Karaöz Mahallesi’nde başlayan yangın, yaklaşık 10 kilometre ilerideki Topallı Mahallesi’ne kadar ulaştı. Alevlerin Döşemealtı sınırlarına yaklaşması üzerine Kızıllı ve Ilıca mahallelerinde jandarma ekipleri tarafından tedbir amacıyla tahliye uyarıları yapıldı. Bölgede TOMA’lar konuşlandırılırken, güvenlik önlemleri de üst seviyeye çıkarıldı. Aksu Belediyesi’ne ait hayvan barınağı da tedbir amacıyla tahliye edildi. Yangın nedeniyle 254 evden 720 kişi tahliye edilirken, bölgede 2 bin 97 haneye elektrik verilemediği bildirildi.

Yangın 2

1016 PERSONEL SAHADA
Yangını kontrol altına almak için sabah saatleri itibarıyla 3 uçak, 9 helikopter, 165 arazöz, 7 TOMA, 25 iş makinesi ve 110 araç görev yapıyor. Çalışmalara Orman Bölge Müdürlüğü, emniyet, AFAD, itfaiye, belediyeler, DSİ, jandarma, sağlık ekipleri, Kızılay ve çeşitli kurum ve kuruluşlardan toplam 1016 personel katılıyor. DSİ’ye ait iş makineleri de yangının ilerleyişini yavaşlatmak ve ekiplerin müdahalesini kolaylaştırmak amacıyla orman içerisinde yeni yollar açıyor. Yangın söndürme çalışmalarında görev alan bazı orman işçileri dumandan etkilenirken, sağlık ekipleri müdahaleyi bölgede bulunan ambulanslarda gerçekleştirdi.

YANGINLARA KARŞI TEKNOLOJİ ÇAĞRISI
Antalya’da yaşanan orman yangınlarını değerlendiren Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Yüksel Karaman, yangın riskinin yalnızca sıcaklıklardan kaynaklanmadığını belirterek iklim değişikliği, düşük nem, coğrafi koşullar ve insan kaynaklı ihmallerin de yangınların büyümesinde etkili olduğunu söyledi.

Yaz aylarında sıcak ve kurak havanın yangın riskini önemli ölçüde artırdığını belirten Karaman, “Yaz mevsiminde maalesef kuru ve sıcak hava nedeniyle küçük ya da büyük birçok yangın yaşadık. Bu gerçekten üzücü bir durum. İklim değişikliğinin etkileri her geçen yıl daha fazla hissediliyor. Bunun yanında betonlaşmanın artması, geniş alanlara kurulan güneş enerji santralleri ve rezervi düşük olduğu için atıl durumda bırakılan maden ocakları da bölgesel sıcaklıkların artmasına etki eden unsurlar arasında yer alıyor. Tüm bu faktörler yangın riskini artırıyor” dedi.

‘RİSK CİDDİ ŞEKİLDE ARTIYOR’
Meteorolojik verilerin yakından takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Karaman, “Hava durumunu önceden bilmek çok önemli. Özellikle nemli havalarda yangın çıkma ihtimali daha düşüktür. Ancak havadaki nem oranı yüzde 20’nin altına düştüğünde kuru hava hakim olur ve bu durum yangın riskini ciddi şekilde yükseltir. Bu nedenle meteorolojik veriler sürekli takip edilmeli ve gerekli tedbirler önceden alınmalıdır” diye konuştu.

‘EĞİMLİ BÖLGELERDE YANGIN DAHA HIZLI YAYILIYOR’
Antalya’nın coğrafi yapısının da yangınların yayılmasında etkili olduğunu ifade eden Karaman, “Bölgenin coğrafi yapısı yangınların yayılmasını doğrudan etkiliyor. Özellikle yamaç ve eğimin fazla olduğu alanlarda hem ulaşım zorlaşıyor hem de rüzgarın etkisiyle alevler çok daha hızlı yayılıyor. Alanya, Finike, Kaş, Gazipaşa, Manavgat ve Kumluca gibi ilçeler bu açıdan yangın riski en yüksek bölgeler arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı.

‘CAM ŞİŞELER VE ATIKLAR CİDDİ TEHLİKE OLUŞTURUYOR’
Yangınların önlenmesinde insan kaynaklı ihmallerin önemli bir faktör olduğuna dikkat çeken Karaman, “Ormanlık alanlarda yapılan pikniklerde veya doğa gezilerinde cam şişe, sigara izmariti gibi yanıcı ve kırılgan atıkların açıkta bırakılması, doğrudan yangına davetiye çıkarıyor. Yaz aylarında, güneş ışınlarının bu tür cam gibi cisimler üzerinden odaklanması, sanki bir büyüteç işlevi görerek kuru otları tutuşturabiliyor” dedi.

Çevre temizliğine dikkat edilmesi gerektiğini belirten Karaman, “Piknik yapan vatandaşlar çöplerini mutlaka çöp kutularına atmalı. Ayrıca bu alanların düzenli olarak denetlenmesi ve çevreyi kirleten kişiler tespit edilerek gerekli cezaların uygulanması caydırıcı olacaktır” diye konuştu.

Baskan Karaman-2

‘TEKNOLOJİ DAHA YAYGIN KULLANILMALI’
Orman yangınlarıyla mücadelede teknolojinin daha etkin kullanılması gerektiğini vurgulayan Karaman, “Orman yangınlarıyla mücadelede teknoloji daha fazla devreye sokulmalı. Su taşıyabilen dronlar ve İHA’lar kullanılabilir. Ormanlık alanlarda ihtiyaç duyulan noktalarda su sondajları açılarak müdahale süresi kısaltılabilir. Yangınlarla mücadelede sadece söndürme çalışmaları değil, önleyici yatırımlar da büyük önem taşıyor” dedi.

‘AĞAÇLANDIRMA HIZLA YAPILMALI’
Yangınların ardından doğal yaşamın yeniden kazanılması için hızlı hareket edilmesi gerektiğini söyleyen Karaman, “Yangın sonrasında boşalan alanlar mutlaka yeniden ağaçlandırılmalı. Çünkü orman örtüsü ortadan kalktığında yağışlarla birlikte erozyon, sel ve heyelan gibi afetlerle karşı karşıya kalabiliriz. Toprağı besleyen en önemli unsur ağaçların yapraklarıdır. Sağlıklı bir toprağın oluşması ise 50-60 yıllık uzun bir süreci gerektiriyor. Bu nedenle kaybedilen her orman alanı büyük önem taşıyor” diye konuştu.

‘AĞAÇ SEVGİSİ KÜÇÜK YAŞLARDA KAZANDIRILMALI’
Ormanların korunmasında eğitimin önemine de dikkat çeken Karaman, doğa sevgisinin küçük yaşlarda kazandırılması gerektiğini belirterek “Ailede başlayan eğitim, okul ortamlarında pekiştirilmeli. Çocukların doğayla iç içe olmaları, kuş seslerini dinlemeleri, ormanda hayvanları gözlemlemeleri onların doğaya karşı derin bir sevgi ve sorumluluk duygusu geliştirmelerini sağlar. Her birimizin vicdanına seslenen, ağaç sevgisini ve çevre bilincini erken yaşta kazandıran bir eğitim anlayışı oluşturmalıyız. Çünkü ne yazık ki her noktaya bekçi koymak ya da kamera yerleştirmek mümkün değildir. Bu nedenle en etkili önlem; insanın kendi iç motivasyonunu harekete geçiren, vicdanına dokunan eğitimdir” dedi.

Yangın 3

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA