ANTALYA Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, 5 Temmuz 2025 tarihinden bu yana devam eden tutukluluk sürecinin ardından bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu’nda saat 09.30 itibarıyla başlayan duruşma, hem şehir içinden hem de çevre ilçelerden gelen vatandaşların akınına uğradı. İlk duruşmada; CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek, CHP Antalya milletvekilleri, CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, siyasiler ve belediye bürokratları hazır bulundu. 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek dava, mahkemedeki yoğunluktan dolayı nöbetçi mahkeme tarafından görüldü.
MAHKEME ÖNÜNDE 'TOROSLARIN EVLADI' SLOGANLARI
Davanın görüldüğü Bölge Adliye Mahkemesi önünde sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun bir kalabalık toplandı. Salon dışında bekleyen destekçiler, "Torosların evladı Muhittin Böcek" sloganları atarak Başkan Böcek’e sevgi gösterilerinde bulundu. Kalabalık sadece mahkeme önüyle sınırlı kalmadı, adliye koridorları ve salon girişi de yoğundu.
Muhiitn Böcek ve diğer tutuklu sanıkların salonu girmesiyle salondakiler ayağa kalkarak uzun süre alkışladı. Salonda yer alan izleyicilerden bir kısmı Muhittin Böcek'i alkışlarla selamladı. Mahkeme başkanı Hakim, "Dosya bize geldiğinde ilk boş gün duruşma için Mayıs ayındaydı. Ancak biz iyi niyet göstererk bayramdan önceye bugüne koyduk. Suçtan zarar görenlere sıra gelemeyeceğini düşünerek onların getirilmesini zorunlu tutmadık" dedi.
Yoklamanın ardından yargılamaya geçildi. 5’i tutuklu 41 sanığın yargılandığı mahkeme, Muhittin Böcek'in savunması ile başladı.
MUHİTTİN BÖCEK SAVUNMASINA BAŞLADI
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nde devam eden duruşmada, savunma kürsüsüne gelen Muhittin Böcek, hakkındaki iddialara yanıt verirken belediyecilik geçmişine ve sağlık durumuna dikkat çekti. Böcek aylık gelirini 900 bin TL olarak beyan etti.
Böcek, savunmasında şu ifadelere yer verdi: "Kadir Gecesi olması nedeniyle bu mübarek gecenin herkese hayır getirmesini diliyorum. Dün babamın ölüm yıl dönümüydü. Her zaman hayalim, Cumhuriyetimizin 100. yılında Büyükşehir Belediye Başkanı olmaktı ve bunu gerçekleştirdim. Allah bana bunu nasip etti. Hayal etmek çok önemli ancak tarih hayal edenleri değil, gerçekleştirenleri yazıyor. Göreve geldikten 6 ay sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne davet edildim. Kredi ile ilgili konuştuk. '6 milyar 180 milyon borcumuz' var dedik. Öyle olunca 200 milyonluk kredimizi verdiler. Bu şekilde çalışmaya başladık. Orada belediyenin 6 milyar lira borcu olduğunu ilettim, rakama inanılamadı. Çok ağır COVID geçirdik. Allah bana yaşamı bahşetti. Göreve gelmeden önce 78 milyon borç vardı. Aylık 5 milyon faiz ödüyorduk. Biz çalışmalara o dönem bu şekilde başladık. 1129 ihale yapıldı. 6 dönem boyunca denetimlerden geçtik. Sayıştaylar ve mülkiye başmüfettişleri denetler. Varsa bir aksilik Kamu İhale Kurumu'na gider. İşleyiş bu şekildedir."
Görev süresi boyunca yaşadığı ağır sağlık sorunlarına ve Manavgat yangını gibi kriz süreçlerine değinen Böcek, "108 gün yoğun bakımda kaldım. 1 yıl Belediye'den uzak kaldım. Sonrasında Manavgat yangını oldu. Halkın her iki kişisinden birinin oyunu alarak seçildim. Görev sürem boyunca belediyemizde 1129 ihale yapıldı. Bu ihaleler ile ilgili tek bir sorun olmamıştır" dedi.
'NAMUSUM GİBİ KORUDUM'
32 yıllık siyasi kariyerinde hiçbir yakınını zengin etmediğini söyleyen Böcek, "Herhangi bir şirket kurdurup yakınlarımızı zengin etmedim. Yeğenim Ramazan Karabulut konkordato ilan etti. Amcam Emin Böcek iflas etti. Yani bir akrabayı zengin etmek için gelmedim. Devlet kurumlarına, Allah’ıma hesap verdim. Şimdi de yüce mahkemeye hesap vereceğim. 24 yıldır yakınlarımı asla zengin etmedim. Akrabalarımı zengin etmek için Başkan olmadım. Çalmadım, çaldırmadım. 84,5 milyar liralık bütçeyi namusum gibi korudum. Bugün Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin tek bir kuruş SGK veya vergi borcu yok; çalışanlarımızın maaşlarını ödüyoruz. 15 binin üzerinde çalışan var. Herkesin emeğini veriyoruz. Belediyenin malını kimseye peşkeş çekmedim" ifadelerini kullandı.
'500 DAİREYİ REDDETMİŞ BİRİYİM'
Muhittin Böcek, mal varlığı ve geçmişteki imar süreçlerine dair çarpıcı detaylar paylaştı: "Babam, Ağlarca Köyü'nün ağasıydı. 80 dönümün üzerinde yeri vardı. 80 dönümün üzerindeki yeri çıkıp 107 dönüm yer alıyor; tek tapu babamın adına o alıyor. Bu bölgeleri Hasan Subaşı imara açtı, ben kendim açmadım. O dönem Antalya'nın her yerinde emsal 1,5-2 idi. Bizimki 0,80 olarak açıldı. Komşularımız 'Emsali artıralım' dediler. 500 daire fazla alacaktım, 'Asla' dedim. Okulun arazisini verdik; arazinin değeri 500 milyon TL'nin üzerindedir."
'OĞLUMU POLİSLER OKULA GÖTÜRDÜ'
Şantaj ve tehditlere hiçbir zaman boyun eğmediğini belirten Böcek, Konyaaltı Sahili ile ilgili süreçte yaşadığı güvenlik krizine değindi: "Hiç bir günlük bir iznim yoktu. 32 yıl boyunca böyle bir dinlenme şansım olmadı. Ömrümü adadığım şehrime hizmet ettim. Hiçbir zaman şantaja, kumpasa izin vermedim. Konyaaltı Sahili döneminde 6 ay polisler korudu. Oğlumu 6 ay polis götürdü okula. 'Bir serseri kurşununa kurban gideceksek şehrim için olsun' dedim."
'TEHDİTLERE TESLİM OLMADIM'
Siyasi hayatı boyunca kimseyi dışlamadığını ve nezaketini koruduğunu belirten Böcek, hiçbir zaman kamu zararına yol açacak bir adım atmadığını ve tehditlere boyun eğmediğini söyledi. Böcek, "Antalya'da ilk kez üst üste kazanan tek kişi oldum. Antalya'da hiçbir belediye başkanını dışlamadım. 32 yıldır başkanlık sürecimde siyasi büyüklerimi kıracak tek kelme etmedim. 32 yılda 10 gün izin yapmadım. Antalya'ya adadım kendimi. Asla tehditlere teslim olmadım. Çalışmalarım sürecinde hiçbir zaman kamu zararına uğratmadım" dedi.
SAĞLIK DURUMU VE TAHLİYE TALEBİ
Cezaevi sürecinde sağlık durumunun kötüleştiğini belirten Böcek, "10 defa hastaneye kaldırıldım. Hayatım boyunca hiçbir zaman rapor almadım. 5 Temmuz'da cezaevine girdiğimde 12 ilaç kullanıyordum, bugün 22 ilaç kullanıyorum. Ben yaşamak istiyorum. Bu söylediklerimi anlatamam. Ciddi sağlık sorunlarım var. Kalp, astım ve böbrek hastalıklarım var. 22 ilaç böbreklerimi mahvediyor. 5 Temmuz'da alnım açık şekilde tutuklandım. Şu anda 9. aya giriyorum. Acil olarak sağlığımla alakalı tedavi olmak istiyorum" diyerek savunmasını sürdürdü.
Muhittin Böcek, savunmasının ardından suçmalara cevap vermeye başladı.
EYLEMLER İLE İLGİLİ SAVUNMA
Muhittin Böcek: Yusuf Yadoğlu’nun ödeme yapmasına yönelik ne doğrudan ne de dolaylı bir talimatım olmamıştır. Bu olayın bahsedildiği dönem 2024 yılıdır; ben o dönem gece gündüz çalışıyordum. O yoğunlukta kimseyi görmedim.
Mahkeme Başkanı: Sezgin Köysüren ve Ali Yılmaz’ın bir firmaya yaptığı ödemeler ile alakalı neler diyeceksiniz? Bu ödemelerle haksız mal edinmeye yönelik iddialar var?
Muhittin Böcek: Tüm siyasi partilerde bu gönüllülük esasına dayalıdır. Partiler programı kurar, ben onu görmem; sadece canlı yayınlar olursa onun için giderim. Herkes gönüllü olarak yapmıştı. Benim bu konuda bir zorlamam olamaz. Şahsım adına talebim de olmamıştır. Mal beyanlarım ve bankadaki paralarım bellidir.
EYLEM 2:
Muhittin Böcek: Emniyette tarafıma okunan ifadelerden anladığım üzere, Zeynep'e ev satın alınmış ve Yusuf Yadoğlu, Gökhan'a borç vermiş. Benim bu olaydan haberim yoktu. İkisi arasında borç-alacak ilişkisi olmuş. Benimle alakası olmayan bir eylem ile ilgili ben nasıl suçlanıyorum, aklım almıyor.
EYLEM 3
Muhittin Böcek: Yapılan ödemelerle ilgili benim bir talimatım bulunmamaktadır. Mali Hizmetler Daire Başkanımızın bana gönderdiği mesaj ile alakalı konu, benimle ilişkilendirilmeye çalışılmıştır. İfadenin başında sunulan hiçbir surette icbar ve irtibat suçunun isnat edilmesi mümkün değildir. Mali Hizmetler Daire Başkanının benden bilgi almasında nasıl garip bir durum olabilir? Zaten herkes mali disipline dikkat etmek zorunda. Yoksa belediyelerde borç batağında diye diğer belediyeler gibi televizyonlarda çıkarsınız.
Ben belediyenin parasını bir evi yönetiyor gibi kuruşu kuruşuna hesap ederek kullandım.
EYLEM 4
Muhittin Böcek: Bu eylemle alakalı ifademi aynen tekrarlıyorum. Ne Bülent Çeken ne de Mete Yapan ile bir münasebetim yoktu. Bülent'i iki üç kez ancak gördüm. Mete’yi hiç görmedim. Kendilerine bir vaadim veya talimatım söz konusu değildir.
EYLEM 7
Muhittin Böcek: Emin Bey'i uzun yıllardır tanırım, kendisi de bizim gibi Antalyalıdır. Benim dönemimden önce de iş yapan bir iş insanıdır. Emin Bey, oğlum ile gayet yakın bir arkadaşlık içindedir. Oğlu ve yeğeni ile beni makamımda ziyaret ettiler. O dönem yanındakilere 'Siyasetin duayeni Muhittin ağabeyinizle konuşun' demişti. Emin Hesapçıoğlu tehditvari bir şeyler söylemiş, çok üzüldüm. Onlar iş insanı, tabii ki iş insanları binlerce kişiye ekmek veriyorlar; onlarla alakalı söyleyecek bir şeyim yok. Nasıl Emin Bey ile tehditvari konuşabilirim? Sadece Emin Bey değil, hiç kimse 'Başkanlığını kullanarak bana şunu dedi' desin. Kendi tutuklanmış olmanın verdiği heyecan ile bunları demiş olabilir; tümünü reddediyorum."
EYLEM 8
Muhittin Böcek: Melek Hanım adına bu araç, dostluğum olan Ahmet Ayvazoğlu tarafından verildi. Araç Ayvazoğlu'ndan alınmıştır. Araç ile alakalı görüşmeyi Ayvazoğlu'nun oğlu Halil yapmıştır. Kendisi ile aracın 1 milyon 800 bin liraya satışı konusunda el sıkıştık. Ertesi gün şehir dışına çıkacak olmam nedeniyle 550-600 gram civarı altını Halil Ayvazoğlu'na teslim ettim. Ortada gerçek bir alım satım ilişkisi vardır; hangi suç işlenmiştir ki ortaya çıkan gelirin aklanma sebebi doğmuştur?
EYLEM 9
Muhittin Böcek: Rolex marka saat konusu; Melek Hanım'a saat almaya karar verdiğimde Serkan Temuçin, 'Bu marka saat hemen bulunmuyor, isim yazdırıp sıraya girmemiz gerekiyor' dedi. Sonra saat bana getirildi, Serkan Temuçin getirdi. Ben de Melek Hanım'a saati hediye ederken faturasını beklediğimi, ayarını yapmaması gerektiğini söyledim. Zaten polisler evinde yapılan aramada kullanılmamış halini görmüşler. Melek Hanım'a alınan saat için adı geçen iş insanlarından bir talebim ya da talimatım olmadı. Bu konuda tüm suçlamaları reddediyorum.
EYLEM 11
Muhittin Böcek: Bu durum iki kişi arasındaki satıştan ibarettir. Atadan kalan yerlerim mal beyanlarında görülecektir. Bu kadar mal sahibi olan birisi olarak bu tarz bir suçlamayı kabul etmiyorum. Bankada 30 milyonun üzerinde bir param var.
EYLEM 12
Muhittin Böcek: Ev benim değildir. Evin İsmail Erdoğmuş tarafından nasıl alındığını bilmiyorum.
EYLEM 13
Muhittin Böcek: Kendi IBAN'ımı veriyorum. En ufak bir yasal olmayan durum olsa bu tarz bir şey yapar mıyım? Altın bozdurma işidir; aksini düşünmek hayatın olağan akışına aykırıdır. Kötü niyetim olsa neden resmi hesabıma yatırtayım? Yeğenim Ramazan Karabulut'tan aldığım daire de bu işlemlerle ilişkilendiriliyor. Bu beni çok şaşırttı ve üzdü. Ramazan Karabulut benim yeğenimdir. Dayı-yeğen kapsamındaki bir işin suç gösterilmesi beni çok üzdü.
EYLEM 14
Muhittin Böcek: Bütün meclis üyelerimizin onayı ile Güneş Mahallesi'ndeki vaat edilen ancak seçimi kaybedince diğer başkan tarafından yapılmayan kentsel dönüşüm işini verdik. Ekpa sahibi ile arkadaşlığımız vardır. Proje de hızlı bir şekilde tamamlandı. Serkan Temuçin'e '3-5 daire iste' talimatım asla olmamıştır. Zaten Sezgin Bey ile arkadaşım. Kendisine böyle bir talep gelse beni arar ve arkadaşlığımıza binaen bu soruyu bana sorardı. 'Ne hakla bunu benden istiyorsun?' demez miydi? Nereden bakılsa hayatın olağan akışına aykırı. Zaten dükkânların Sezgin üzerinde kalması benim için de Sezgin için de bir sorun oluşturmazdı. Sonuç olarak taşınmazlarla bir alakam yoktur. Burası 545 daire; 103’ünü ABB’ye (Antalya Büyükşehir Belediyesi), 103’ünü ANTEPE’ye, kalanını ise hak sahiplerine verdim."
EYLEM 15
Muhittin Böcek: Okan Kaya; eğitim, konser işlerinde ses ve ışık işlerini yüklenen, Kanal V isimli kanalın sahibi, tüm siyasi partilere hizmet veren, aynı zamanda bakanlıkların uluslararası fuarlarını yapan biri olarak herkese eşit mesafede olan bir kişidir. Uzun yıllardır bu işleri yapar, bu şekliyle herkes onu tanır. Türkiye'nin her yerinde insanlar gönüllülük esası ile yardımcı olurlar; benim bu konulardan haberim dahi olmaz. 'Bu yardımlar yapılmazsa hak edişlerin verilmeyeceği' gibi bir söylem tamamen gerçek dışıdır. Kimseye böyle bir vaadim olmadı. Seçim sürecinde iş insanları adaylara her daim destek olmak isterler. Asla bunu kabul etmiyorum.
EYLEM 23
Muhittin Böcek: Oktay Akkoç isimli şahsı tanıyorum. Eşi başka bir ilden bizim şehrimize geldi. Zaman zaman bana mesaj atan, saygıda kusuru olmayan bir polis olarak tanıdım onu. Başkan olmamdan dolayı gerek basında gerek sosyal medyada haksız haberler yapıldığı, iftiralara maruz kaldığımız zamanlar olmuştur. Tahmin ediyorum ki böyle bir durumda bana bilgi vermek, bana yarar sağlamak için mesajlar atmış olabilir. Bunun dışında başka bir bilgim yoktu.
İlker Arslan’ın avukatının, 'Müdür Arslan sizden kendisi veya bir şahıs için torpil ya da tahsis talebinde bulundu mu?' sorusuna Muhittin Böcek; 'Asla böyle bir şey olmadı' diyerek cevap verdi.
Böcek'in savunmasının ardından duruşmaya 5 dakika ara verildi.
GÖKHAN BÖCEK: BABAMIN BİLGİSİ DAHİLİNDE DEĞİLDİ
Duruşmada Muhittin Böcek’in ardından savunma yapan oğlu Gökhan Böcek, hakkındaki iddialara yanıt vererek süreçlerin siyasi destek ve ticari faaliyetler kapsamında olduğunu savundu.
'SEÇİM YARDIMIYDI'
Birinci olaydaki para akışının seçim yardımı olduğunu belirten Gökhan Böcek, "Bunların hiçbiri babamın bilgisi dahilinde olmadı. Seçim yardımı meselesiydi birinci olaydaki. Yusuf bey bize destek olmak istedi. Reklam ile alakalı destek olurum" dedi.
İş insanı Ali Yılmaz’ın durumuna değinen Gökhan Böcek, "Ali Yılmaz da seçim sürecinde destek olmak istedi. Kendisi zaten ifadesinde her partiye benzer desteklerde bulunduğunu açıkça dile getirmiştir," ifadelerini kullandı.
EMİN HESAPÇIOĞLU İDDİALARI
Zorla talepte bulunulduğu yönündeki suçlamaları reddeden Gökhan Böcek, "Emin Hesapçıoğlu ile sürekli görüşüyorduk. Kendisi bizi çağırırdı, biz giderdik. Ofisine zorla gidip bir talepte bulunmamız söz konusu değildir" şeklinde konuştu.
Mete Yarar ile ilgili iddialara da yanıt veren Gökhan Böcek, "Mete Yarar ile yaklaşık 80 milyon TL’lik iş yaptık. Bu işin kaynağı benim ortaklarımdı" diyerek finansal kaynağın ticari ortaklıklarına dayandığını savundu.
'NAFAKA ÖDEMESİ İÇİN DİREKT GÖNDERİLDİ'
Duruşma esnasında mahkeme heyeti, Gökhan Böcek’e söz konusu paraların neden kendi şahsi hesabına yatırılmadığına dair soru yöneltti. Böcek, bu soruya şu yanıtı verdi: "Eski eşime nafaka verecektim. Ödeme direkt ona verildi."
FAZLI ATEŞ: BORÇ ALIŞVERİŞİYDİ, BAŞKAN'IN ALAKASI YOK
Duruşmada savunmasını yapan Fazlı Ateş, hakkındaki iddiaları reddederek para transferlerinin şahsi borçlanmalar ve ticari ilişkiler olduğunu öne sürdü: "Bülent Çeken uzun zamandır tanıdığım biridir. Maddi sıkıntım nedeniyle kendisinden 4,5 milyon lira aldım. Karşılığında evimi devrettim ancak borcumu ödediğimde geri alacağıma dair sözleşme yaptık. Evin değeri şu an 15 milyondur ancak bana gelen toplam para 6 milyondur. Kendisi ifadesinde beni 'dolandırıcı' olarak gördüğünü söylemiş; oysa tutuklandığımız gün bile konuştuk."
ASAT ÖDEMESİ VE BAŞKAN BÖCEK İLE GÖRÜŞME
Evren Topal’ın kendisine gelerek ASAT’tan 80 milyonluk iş aldığını belirttiğini söyleyen Ateş, "Başkan Böcek ile yakınlığım olduğu için konuşmamı istedi. Ben de konuyu Başkan’a ilettim. Ancak Böcek, bürokratlarla yaptığı görüşme sonrası bazı hatalar yapıldığını ve bu nedenle ödemenin gerçekleştirilemeyeceğini söyledi. Bu süreçte onlardan 1-2 milyon lira borç almıştım, daha sonra bu borcu IBAN üzerinden geri ödedim" dedi.
İLKER ARSLAN İLE İLİŞKİSİ
Eski Emniyet Müdürü İlker Arslan ile 'abi-kardeş' dostluğu olduğunu belirten Ateş, "Kendisine dostane şekilde yardım ettim. Bülent Çeken paraların benden alınıp oraya verildiğini iddia etmiş ama tarihlere bakıldığında bunun bir alakası olmadığı görülür. Paraları borç olarak verdim. Hatta Arslan, Ankara’daki arsasını satıp borcunu ödemeyi teklif etti, buna dair sözleşme de yaptık. Bu alışverişlerin Muhittin Böcek ile hiçbir ilgisi yoktur" ifadelerini kullandı.