ÖZEL HABER

Muhittin Böcek savunmasını yaptı

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklu yargılanan ve görevden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada suçlamaları reddederek sağlık sorunlarını anlattı ve tahliyesini talep etti

Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve siyasetten iş dünyasına çok sayıda ismin yargılandığı davanın ikinci celsesi, dördüncü gün oturumlarıyla devam ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanıp görevden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile beraberindeki sanıkların yargılandığı davada bugün Muhittin Böcek, Gökhan Böcek ve Fazlı Ateş’in savunmaları alınıyor.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame sonrası Ocak 2026’da ilk duruşması görülen dosyada yargılama süreci devam ederken, toplamda onlarca sanığın ve yüzlerce klasörlük delilin bulunduğu davanın ikinci celsesi 5 Mayıs 2026 Pazartesi günü başlamıştı.

‘HİÇBİR MÜŞTEKİ DOĞRUDAN BENİ SUÇLAYAN İFADE VERMEDİ’
Mahkemede savunma yapan Muhittin Böcek, kendisine yöneltilen suçlamaların oluşmadığını düşündüğünü belirterek, “Şahsıma yönelik tüm ifadeleri dikkatlice dinledim. Hiçbir müşteki doğrudan tarafıma bir ifadede bulunmamışlardır. İlk ifadelerinde benim adımı dahi almamış, geriye kalan bazı noktalarda çıkmak için ya da tutuklanma korkusuyla ispatı mümkün olmayacak şekilde hakkımda isnatta bulunup kendileriyle çelişir bir hale düşmüşlerdir. Özetle iddianame ile şahsıma yöneltilen hiçbir suçlamanın oluşmadığı gün gibi ortaya çıktı kanaatindeyim” dedi.

Mal varlığına ilişkin de konuşan Böcek, “Sürelere uygun olarak eksiksiz mal beyanı verdim. Benim tüm mal varlığım rahmetli babam Mustafa Böcek adına 1954 yılında 107 dönüm yerden gelmiştir. Ata Konakları’nda 36 dairem, Atatürk Bulvarı üzerinde 6 daire, Green Konakları’nda 1 daire var. Bu süreçle ilgili kaynağı belirsiz fahiş bir artış olmuşçasına itibar suikastine uğruyorum ve çok üzülüyorum. Zaten davamız siyasidir. Bunun da altını çizmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

‘CEP TELEFONUMDAKİ VERİLER NASIL YAYILABİLİR?’
Tutuklanma sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan Böcek, bazı bilgilerin kamuoyuna servis edildiğini öne sürerek, “Polisler 5 Temmuz’da geldi. Tutuklandığım zamanlarda dikkatinizi çekerim, bakın avukatlarımda olmayan bilgi birkaç kalemşör tarafından kamuoyuna düşürüldü. Onlara da davalarını açtım, onlarla da hesaplaşacağız. Yani böyle bir şey olabilir mi? Cep telefonumdaki veriler nasıl yayılabilir, bunu da Akın Gürlek Bakanıma soracağım” dedi.

‘ALDIĞIM İLAÇ SAYISI 22’YE ÇIKTI’
Sağlık durumuna ilişkin de beyanda bulunan Böcek, cezaevi sürecinde sağlık sorunlarının arttığını ifade ederek şunları söyledi: “Kovidde kendimi Türk hekimlerine emanet ettim. Ancak o hekimler sağlık durumunun belliyken bana cezaevinde kalabilir diye rapor sundular. Bunu da birkaç kalemşör daha avukatlarımın bilgisi yokken kamuoyuna verdiler. Aldığım ilaç sayısı 12 iken bugün itibariyle bu sayı 22’ye çıkmıştır. 15 defa hastaneye götürdüler. Çok ağır uyku apnem var. Bu ciddi bir rahatsızlıktır. Amcalarım ve annem kalpten rahmetli oldu.”

TAHLİYE TALEBİNDE BULUNDU
Yaklaşık 10 aydır tutuklu bulunduğunu belirten Muhittin Böcek, “10 aydır tutukluyum. Herkesin ifadesi alındı, deliller toplandı. Dolayısıyla delil karartma veya başkan olmamdan dolayı kaçma şüphem olmadığından tahliyemi talep ediyorum” dedi.

MUHİTTİN BÖCEK’İN AVUKATINDAN SAVUNMA
Duruşmada söz alan Muhittin Böcek’in avukatı da soruşturma sürecine ve dosyadaki suçlamalara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Dosyada yöneltilen suçlamaların hukuki açıdan yeterli olmadığını savunan Avukat Hüseyin Kaya, “Ben bu dosyada kara para, zimmet gibi ağır suçlar beklerken kala kala elimizde icbar ve irtikap kalmış. Ancak her iki iddianın da fişe sokulunca yanmayacak bir ampul gibi olduğunu düşünüyorum. Kesin olmayan bir şeyden cezalandırma yapılacağını düşünüyorum” dedi.

İş insanlarının belediye başkanlarına yakın olmak istemesinin doğal olduğunu belirten Kaya, “Belediye başkanına iş adamı yakın olmak ister. İş insanları işteki becerilerini iş almada gösterirler. Ancak bu iddianamede bu beceri ağır suç sayıldı. Serbest teşebbüs anayasa ile koruma ve kayıt altındadır” ifadelerini kullandı.

‘RÜŞVETTEN TUTUKLANDIĞINA DAİR KANIT YOK’
Muhittin Böcek’in yaklaşık 10 aydır tutuklu bulunduğunu hatırlatan Kaya, “Örgüt ile başlayan bu dosya Muhittin Böcek’in 10 aydır tutuklu olması ile devam ediyor. Rüşvetten tutuklandığına dair bir kanıt yok. Mahkemeler etik konusunda utanılacak şeyler konusunda yargılama yeri değildir” dedi.

Soruşturma sürecinde kullanılan bazı yöntemlere de tepki gösteren Kaya, “İnsanların çıplaklık ile baskı altına alınması ne demektir. Burası mahşer yeri değildir. Bunları baskı için kullanmak ne kadar doğrudur” diye konuştu.

‘İTİBARLARI YERLE BİR EDECEK HAREKETLER KABUL EDİLEMEZ’
Soruşturma sürecinde fotoğrafların ve emniyet ifadelerinin medyaya yansımasına tepki gösteren Kaya, “Kolluk ve soruşturma, tespit edemediği bir suçu ispat etmek için her türlü materyali, her türlü ifadeyi kullanıyor. Fotoğraf çekilmesi, emniyetteki ifadenin medyaya yansıması birini ortaya atmaktır. Bu, yargılanan suçlardan daha büyük bir suçtur” dedi.

Avukat Kaya, “Bir şüphelinin beraat etme şansı varken, örgütlü suçların yüzde 64’ü de beraatle sonuçlanırken kişilerin itibarını yerle bir edecek bu tarz hareketler kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

‘YADOĞLU YAKALANMASA BU İLİŞKİ BİLİNMEYECEKTİ’
Yusuf Yadoğlu üzerinden yürüyen soruşturmaya da değinen Kaya, “Yusuf Yadoğlu’nu İstanbul soruşturmasında ensesinden yakalamasalar Gökhan ile olan münasebeti hiç kimse tarafından bilinmeyecekti. Dolayısıyla ortada ağır, kamuyu zarara uğratan bir suç yoktur. Olsaydı sadece Yadoğlu’ndan ortaya çıkan bir davadan önce başka kişiler de bunu söylerdi” dedi.

Geçmişte gündem olan Karayolları davasını örnek gösteren Kaya, “Yüzlerce kişiyle başlayan örgütlü suç yargılaması 4 kişinin aldığı küçük cezalarla sonlandı. Dolayısıyla 10 ay tutukluluk zincirleme şekildeki irtikap suçunda aşırıdır” diye konuştu.

‘MÜVEKKİLİMİN İÇERİDE KALMASI İÇİN BİR SÜREÇ Mİ VAR?’
Tahliye talebini yineleyen Kaya, “Her türlü cezayı vermeye hazır olabilirsiniz ancak itibarı yok edecek böyle pervasız bir soruşturma ve tutuklama olmaması lazım. Müvekkilimin tahliyesi hukuken zaruri hale gelmişken ALDAŞ, ANSET gibi farklı dosyalardan tutukluluğu devam mı edecek?” dedi.

Soruşturmalara ilişkin ifadelerin bir yıl önce verildiğini belirten Kaya, “Şimdi yeniden harlanıp bunlardan da mı tutuklanacak? Böyle süreç olur mu? Hepsini alın, sorgulayın, bitirin. Müvekkilimin içeride kalması için bir süreç mi var?” ifadelerini kullandı.