Antalya’nın denizcilik sektöründeki en gür seslerinden olan, Denizcileşme Platformu Başkanı İzzet Ünlü, Ekspres’ten Selim Çelik'e samimi açıklamalarda bulundu. Başkan Ünlü, çocukluk yıllarından denizliğe olan merakına, denizcilik sektörü için neler yapılması gerektiğinden denizin ulaşımda ve turizmde nasıl daha etkin kullanılacağına kadar birçok soruya samimi cevaplar verdi.
İşte İzzet Ünlü özel röportajı:
- Nasıl bir çocukluk geçirdiniz? Küçük yaşlardan itibaren denizciliğe merakınız var mıydı?
* Babamın devlet hastanesi iç hastalıkları mütehassısı olması nedeniyle 1960 senesinde Osmaniye’de dünyaya gelmişim ve o sene Burdur’a tayini çıkıyor. Evin en küçüğü olduğum için tekne kazıntısı derdi babam. Babamın doktorluk mesleğinde ustalık bölümünü denk geldim herhalde dolu dolu keyifli bir çocukluk geçirdim. Burdur gölünde su ile ilk temasımız başlıyor. 1971 Burdur depremi sonrası Eskişehir’e gidiyoruz. Antalya’ya evlenip yerleşen ablam Sevinç Kurt ve Eniştem Polat Kurt ile hiç irtibatımız kesilmiyor çok sık Antalya’ya gelip gidiyoruz…
İşte bu gençlik yıllarımızda maviye özlemimiz başlıyor. Okul gezilerimizde Eskişehir’den gelip otobüsümüzü Konyaaltı sahilde park ederek tüm sınıfımızın denizde girdiğini güzel bir anı olarak hatırlıyorum.
Eskişehir’de kaldığımız 1971-1984 zamanlarında ailemiz ile birlikte her sene değişik sahil beldelerine 15 gün tatile giderdik ,bu gittiğimiz ve gördüğümüz yerler Akçay, Yalova, Kuşadası, Marmaris,Ören,Ayvalık olarak hatırlıyorum.
1984 senesinde Antalya Kaleiçi Yat Limanında TURBAN tarafından restorasyon çalışmaları yapılan 12 no’lu dükkanda Antalya’nın ilk Deniz ve Yat malzemeleri mağazası olan Martı Marina’yı rahmetli Kılavuz kaptan Atilla Muşkara ile birlikte açtık. Bu süreçte benim önümü açan Antalya’nın ilk armatörü Kurtlar Denizcilik AŞ Yönetim Kurulu başkanı Eniştem Polat Kurt’a çok teşekkür ederim. Allah razı olsun.
Bu süreç devam ederken İMEAK Deniz Ticaret Odası Antalya şubesi kurulum çalışmaları başladı. İMEAK Deniz Ticaret Odası Antalya şubesi kurulmasına katkı koyan 30 kişiden biri olmanın haklı gururunu yaşamaktayım.
Allah selamet versin
İçimizdeki deniz aşkı ve benim yüzümün her zaman denize dönük olması bir yaşam tarzı olarak küçük yaşlardan itibaren başlamıştır.
- Deniz ile alakalı bir sivil toplum kuruluşu kurup başkanlığını yürütme fikri nasıl ortaya çıktı?
*28 Ocak 2020 günü Antalya’ya “Mavi Vatan ve Türk Deniz Jeopolitiği” konferansı için gelen E.Tümamiral Cem Gürdeniz, bana “Deniz Antalya’ya çok şey verdi. Siz denize ne verdiniz?” diyerek bir soru sordu. Ben ve arkadaşlarım Cem Amiralin bu sorusu karşısında emekli deniz subayları, iş insanları, akademisyenler, basın mensupları, öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz ile birlikte 28 Ocak 2020 de Türkiye’nin ilk “Denizcileşme Platformu”nu Antalya’da kurduk.
“Antalya Denizcileşme Platformu” olarak öncelikli amacımız
1- Deniz Müzesi kurulmasına öncelik etmek
2- Antalya Kısa Film Denizcilik Festivali düzenlemek
3- Çocuklarımıza denizciliği anlatmak ve sevdirmektir
- Antalya’nın yaklaşık 640 km sahil bandı olmasına karşın denizcilik kültürünün çok gelişmediği görüşü hakim. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Nasıl geliştirilebilir?
* Denizlere karşı bilinç kazanmanın yolu eğitimden geçiyor. Deniz kültürü denizcileşmenin temelidir. Çevre ve deniz bilinci, müfredata ders olarak eklenmeli. Bilinçlenmenin ilkokuldan itibaren eğitim ile verilmesi lazım. Çünkü toplumu eğitmezseniz bilinçsizlik artar. Hiç bir ulus denizci doğmaz. Denizci yapılır. Her tarafımız deniz ama sadece bakıyoruz.
Antalya denizci değil, olmaya pek de niyeti yok!
640 km sahili olan Antalya’da optimist yelkenlisini ve amatör denizcilerimizin teknelerini denize indirebilecekleri rampa yok. Antalya sahillerinde tekne indirme rampası istiyoruz.
Antalya ısrarla denizci olmuyor, karacı yöneticilerin sarmalında çırpınıyor. Ancak karar verici olanların pek çoğu tatilini mutlaka denizde geçiriyor.
Peki kendileri için değerli ve önemli olan denizi neden şehrin denizcileşmesi için görmezden geliyorlar?
Türkiye’de ülkemizde sizce insanların yüzde kaçı yüzme biliyordur.
Çok erkenden başlamamız lazım.
Mavi Vatan’ı çocuklarımıza, gençlerimize öğretmek görevimiz olmalıdır. Yeni nesiller,vatanın sınırlarının denizde başladığını öğrenecek,denizciliğe ilgi duyacak ve bundan sonra umarım denizcilik Türk’ün milli ülküsü olarak gelişmeye devam edecektir.
Denizcilik kültürü bir ülkenin gelişmesi için elzem etkenlerden biri. Denizcilik müzeleri de bu kültürün gelişmesinde önemli bir yer tutuyor. Antalya “Denizcilik Müzesi” kente kimlik kazandırır. Turizm geliri sağlamakla birlikte bu hayalimiz senelerdir devam ediyor.
Antalya gibi deniz kentlerine denizcilik müzeleri yakışır.
- Balıkçılık sektörü Antalya’nın geçim kaynakları arasında ilk sıralarda yer almıyor. Bunu neye bağlıyorsunuz? Bu konuda çalışmalar yapılabilir mi?
* İlk başka belirtmeliyim ki ;
Avrupa’da en fazla balıkçı teknesi kimde?
Bizde
Avrupa Birliği ülkeleri yılda kişi başına ne kadar balık yiyor?
26 Kilogram
Biz?
Sadece 7 kilogram
Balıkçılık,dünyanın bütün gelişmiş ülkelerinde”balıkçılıktan sorumlu bakanlığa” veya “denizcilikten sorumlu bakanlığa” bağlı iken,bizde kime bağlı?
Tarladan ve ormandan sorumlu tarım bakanlığına bağlı!
Antalya’da balıkçılık sektörü neden ilk sıralarda yer almıyor sorunuzun cevabı olarak, avlanma için uygun alanların kısıtlılığı, kıyı kesimlerin balık
varlığının ve nüfusunun devamı için gerekli sığ alanlardan yoksun oluşu, tuzluluk oranının yüksekliği gibi etkenler sayılabilir.
Turizm sektörünün deniz ürünlerine olan ihtiyacı ve talebi arttırması iki sektör arasında birbirini besleyici nitelikte etkileşim ortaya koyarken, diğer taraftan balıkçılık yapılabilecek bölgelerde turizm faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi iki sektör arasında balıkçılık sektörünün aleyhine işleyen bir çatışma ortaya çıkarmaktadır.
Bu etkileşimin, balıkçılık faaliyetlerinin gelişmesini engellemeyecek şekilde dengelenmesi ve gereken önlemlerin alınabilmesi de bir diğer husustur.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde balıkçılıkla ilgili meslek komitesi bulunmamaktadır. Hayvancılık başlığı altında 2 numaralı komite bünyesinde balıkçılıkla ilgili hususlar gündeme getirilmektedir.
Yine Antalya Ticaret ve Sanayi Odası birimlerinden olan Ar-Ge biriminin balıkçılık sektörüne ilişkin bir faaliyet raporu veya sektör raporu bulunmamaktadır.
İMEAK Deniz Ticaret Odası Antalya Şubesi 1.Grup Balıkçılık Faaliyetleri Meslek Komitesi bünyesinde oda kaydı olan sadece 3 işletme bulunmaktadır. Bunda balıkçılıkla uğraşan meslek erbaplarının meslek örgütüne kayıt zorunluluklarının bulunmaması da etkilidir.
• Antalya’da kooperatif ve birliklerin zayıf olması nedeniyle balıkçıların kabzımallarla anlaşmaya girmesi sonunda piyasada gerçek fiyat oluşumu engellenmektedir.
• Kıyıyı kullanan turizm, çevre, sahil güvenlik gibi farklı sektör ve faaliyet alanları arasındaki mevcut çatışmalar sektörün gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir.
• Tanıtım ve markalaşma zayıf, su ürünlerinin pazarlanması konusundaki bilgi birikimi yetersiz kalmaktadır.
• Uluslararası fuarlara katılım sağlanamamakta; dış piyasada pozitif bir imaj oluşturulamadığı için, Türk firmaları arasında fiyat odaklı bir rekabet oluşmaktadır.
• Sektörde ihraç potansiyeli yaratılamamaktadır. Uluslararası rekabet koşullarında sektöre avantaj sağlayacak uygun teşvikler ve ucuz kredi sağlanamamaktadır.
• Ürünlerin karaya çıkış noktalarında muhafaza, depolama ve soğuk zincir hijyen koşulları altında oluşturulamamaktadır.
• Turizm sektöründeki yükselişin balık talebini artırıcı etkisinin sektöre yansıması için gerekli uygulamalar zayıf kalmakta; yıl boyunca talebin karşılanabilmesi için sektörün cazibesi artırılarak yeni yatırımcı çekilmemektedir.
• Ziraat odaları üretici sorunları ile yeterince ilgilenmemekte; üreticiler kendi kurdukları üretici birlikleri ile sorunlara çözüm aramaktadırlar.
Dış ticaretinin %89’unu deniz yoluyla gerçekleştiren, yabancı turistlerin %90’ını denizleri sayesinde çeken,3 tarafı denizlerle çevrili Türkiye’nin Denizcilik Bakanlığı yok!
“Denizcilik, balıkçılık ve su ürünleri bakanlığı kurulmasını istiyoruz”
- Balon balıkları bir dönem oldukça fazla kamuoyu gündemindeydi. Şimdilerde o kadar sık ismi geçmiyor. İstilacı bir tür olan balon balıklarının sayısında azalma var mı?
* Tarım ve Orman Bakanlığının avlanması için verdiği destek tutarını yükseltmesiyle Akdeniz'de benekli balon balığı avcılığı büyük oranda arttı. Bakanlığın istilacı balon balıklarının popülasyonlarının ve stoka katılım oranlarının düşürülmesi, ülke balıkçılığının ve ekonomisinin uğrayacağı zararın azaltılma çalışmaları balon balığı avcılığına verilen desteklemelerin arttırılması sonucu azalmıştır. Balon balığının gövdesi karaya atıldığında, kuş ve köpek yediği zaman, bu hayvanlara da zarar veriyor. Balon balığının gövdesi için de ayrıca destek sağlanabilir. Ayrıca deri sanayisinde kullanımı da artırılabilir. Denizlerdeki popülasyona zarar veren başka istilacı türlerde var mesela aslan balığı gibi, iklim değişikliğinin etkisi arttıkça deniz yaşamının da değişiyor.
- Antalya’nın trafiği artık sorun olmaktan çıktı, bir kangrene dönüştü. Bu trafiği rahatlatmak amacıyla denizden taşımacılık yapılabilir mi?
* Güzel Antalya’mızın bu trafik işini çözmesi lazım. Antalya,kara hava ve deniz bakamından önemli bir merkez olduğu için burada her üç ulaşım modunu içerecek bir “ ULAŞTIRMA YÜKSEK OKULU” kurulması kaçınılmaz bir gereksinimdir. Ulaşım için Eğitim Şart.
640 km sahili olan Antalya’ya yolcu indi –bindi iskeleleri yapın trafik yükünü denize kaydırın.
Deniz ulaşımı sisteme bir şekilde dahil edilmelidir.
- Antalya Büyükşehir Belediyesi yapay resif projesi için çalışmalar yaptıklarını duyurdu. Bu konuda yorumunuz nedir?
Evet bu projeyi takip ediyoruz. Destekliyoruz. Antalya’nın 640 km’lik sahili boyunca yapay resif yapılması ve geliştirilmesi çalışmalarına Antalya’mızın duyarlı halkının, sivil toplum örgütlerinin, basınımızın, belediyelerimizin ve iş adamlarının destek vermesi istiyoruz ki Antalya’da deniz yaşamı canlansın.
Tabii ki de çevreye duyarlı bir proje olarak dikkat edilmesi şartı ile.
- Daha önceki demeçlerinizde Demre’ye bir kruvaziyer limanı inşa edilmesi gerektiğini ifade ettiniz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
* Demre Kruvaziyer Limanı(Yatırımı Planlanan) Demre'ye yapılması planlanan kruvaziyer liman, altyapısı tamamlanan Demre Yat Limanı'nın batısındaki 42 bin metrekarelik alana yapılacaktır. 530 metrelik geri dalga kıran tasarlanıyor. İskele uzunluğu 350 metre, iskele genişliği 18 metre, 4 metre üst kodunda planlama yapıldı. En az 2 kruvaziyer geminin yanaşabileceği B tipi kruvaziyer gemi limanı olarak tasarımı yapıldı. Gemiden inecek yolculara hizmet verebilecek kamu hizmet binası, park yeri, gümrüklü, gümrüksüz satış üniteleri, danışma ünitesi, yiyecek, içecek bölümleri, banka hizmet ünitesi, posta diğer iletişim hizmet birimleri, personel, gümrük, yolcu kontrol bölümleri, bedensel engelliler için tuvalet ve özel birimler, ilk yardım ünitesi, sergi salonları, personel toplantı salonu gibi üniteler olacak
Demre kruvaziyer limanı yapıldığı zaman Demre turizmine ve bölgemize çok önemli katkılar sağlayacaktır.
Demre’de Noel Baba Anıt Müzesi, Myra Antik Kenti, Likya Uygarlıkları Müzesi, Batık Kent, Kekova, Simena Antik Kenti gibi yerlerin bulunması Demre’yi kruvaziyer gemilerinin uğrak yeri yapacaktır.
- Kaleiçi Yat Limanı’ndaki mendireğin zamanla aşındığı için tehlike saçtığını ifade etmiştiniz. Bu konuda gelişmeler var mı?
* Kaleiçi Yat Limanı Antalya’nın kalbidir ve bizim “ Unutulan Değerlimizdir” geldiğimiz noktada maalesef MENDİREK SİTTİR
- Balıkçı barınağındaki yönetimsel sorunların devam ettiği ifade ediliyor. Balıkçı barınağındaki kayyım sorunu devam ediyor mu? Devam ediyorsa çözümü nasıl olacak?
* Sınırlı Sorumlu Yeni Liman Su Ürünleri Kooperatifi yönetim kurulu olarak atanan kayyımların 31.12.2026 tarihine kadar görev süreleri uzatılmıştır. Antalya Balıkçı Barınağının sözleşmesinin 2029 yılında biteceği ve bu sürecin bu şekilde ilerleyeceği tahmin edilmektedir.
Mahkeme süreci istinafta devam etmektedir. Her ne olursa olsun kayyım balıkçılık kooperatifini genel kurula götürüp bir an önce seçimini yapmalı ve barınağın yönetimini buranın gerçek sahibi olan balıkçılara teslim etmelidir.
-Yeni yıl için ne mesaj vermek istersiniz?
Doğanın ve denizlerimizin önemini çok daha iyi anladığımız bir yılı geride bırakıyoruz. Yepyeni umutlarla 2026’yi karşılarken dileklerimiz de dünya için. Doğayla barıştığımız, iklim kriziyle mücadelemizin güç kazandığı, daha mavi, daha yeşil bir yıl olması dileğiyle… Herkese sağlıklı ve mutlu yıllar diliyorum