ÖZEL HABER

‘Sigorta ihtiyaç anında alınmaz’

Sigorta işletmecisi Nurşin Çelikel, sigorta bilincinin yetersizliğine dikkat çekerek, özellikle kasko, DASK ve deprem riskleri konusunda önemli uyarılarda bulundu

Sigorta işletmecisi Nurşin Çelikel, sigorta uygulamaları, poliçe seçimi ve risk yönetimi süreçleri hakkında açıklamalarda bulunarak, vatandaşların sigorta süreçlerindeki hatalı yaklaşımlarına dikkat çekti. Türkiye gibi deprem riski yüksek ve trafik hareketliliğinin yoğun olduğu bir coğrafyada, sigorta poliçeleri yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda olası finansal kayıpları minimize eden temel bir risk transfer mekanizması olarak öne çıkıyor.

‘POLİÇEYİ YALNIZCA FİYAT ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRMEYİN’
Poliçe seçiminde sadece fiyatın kriter alınmasının riskli olduğunu ifade eden Çelikel, “Kasko işlemlerinde piyasa koşulları ve olası hasar maliyetleri göz önünde bulundurulması gerekiyor. Vatandaşların sigorta yaptırırken en büyük hatası doğru risk analizi yapamamaktır. Çoğu kişi poliçeyi yalnızca fiyat üzerinden değerlendiriyor. İnsanlar 'bana bir şey olmaz' düşüncesiyle hareket ediyor” ifadelerini kullandı.

‘UCUZ POLİÇELERDE TEMİNAT EKSİKLİĞİ RİSKİ’
Piyasa değerinin altında sunulan poliçe teklifleri konusunda uyarıda bulunan Çelikel, “Bu tür durumlarda teminat eksiklikleri veya poliçenin hiç düzenlenmemesi gibi riskler bulunuyor. Ucuz diye alınan poliçelerde teminatlar eksik olabiliyor ya da poliçe hiç düzenlenmeyebiliyor. İşlemlerin mutlaka yetkili acenteler aracılığıyla gerçekleştirilmesi gerekir” diyerek vatandaşları güvenilir kaynaklara yönlendirdi.

Trafik kazalarında tutanak tutulması ve olay yerinin görsel olarak belgelenmesinin süreç açısından belirleyici olduğunu belirten Çelikel, araç içi kamera kullanımının kaza tespitlerinde kolaylık sağlayabileceğini ifade etti. Çelikel, “Vatandaşlar kazanın şokuyla yanlış işlem yapabiliyor. Olayın doğru belgelenmesi gerekir. Bugün basit bir kamera bile sizi haklıyken haksız duruma düşmekten kurtarabilir. Sigorta, ihtiyaç anında satın alınamaz. Risk gerçekleşmeden önce yapılmalıdır” şeklinde konuştu.

‘DASK TARAFINDAN KARŞILANMAZ’
Vatandaşların DASK kapsamındaki yanılgılarına değinen Çelikel, “Zorunlu Deprem Sigortası (DASK), 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu kapsamında zorunlu tutulan bir sigorta türüdür. Bu sigorta, depremin doğrudan binaya verdiği hasarları; temelleri, ana duvarları, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarları, tavan ve tabanları, merdivenleri, asansörleri ve sahanlıkları teminat altına alır. Ancak DASK, binanın içindeki eşyaları, ev halkının uğradığı manevi kayıpları, can kaybını veya depremden bağımsız gelişen yangın ve su baskını gibi hasarları karşılamaz. Kapsamlı bir koruma sağlamak isteyen mülk sahiplerinin, DASK'ın yanı sıra konut sigortası gibi ek poliçeleri de değerlendirmesi önerilmektedir. DASK, yalnızca deprem ve depreme bağlı hasarları karşılar. Deprem sonrası çıkan yangın ya da patlayan su hatları teminat kapsamında. Ancak deprem olmadan gerçekleşen bir yangın ya da su baskını DASK tarafından karşılanmaz” açıklamasında bulundu.