ÖZEL HABER

Zihin bedeni nasıl etkiliyor?

Uzman Psikolog Anıl Yıldız, yaşanmamış bir olayın bile bedende gerçek fiziksel belirtiler oluşturabileceğini belirterek, “Beyin, tehlikeyi gerçek kabul ettiğinde beden buna uygun tepkiler üretir. Ağrı, her zaman dokuda bir hasar olduğunu göstermez” dedi

Bedenimiz ve zihnimiz arasındaki ilişki, çoğu zaman göz ardı edilse de son derece önemli bir konu olarak öne çıkıyor. Duygusal sağlık ve psikolojik durumların bedensel sağlık üzerindeki etkileri, bilimsel araştırmalarla giderek daha fazla inceleniyor. Stres, anksiyete ve depresyon gibi duygusal durumların, vücutta fiziksel hastalıklara yol açabileceği belirtiliyor.

Uzmanlar, zihin ve bedenin ayrılmaz bir bütün olduğunu belirterek, duygusal rahatsızlıklar, stresli yaşam tarzı ve içsel çatışmaların zamanla bedensel hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabileceğine dikkat çekiyor.

Uzman Psikolog Anıl Yıldız, bir inşaat işçisinin ayağına çivi battığını sanması sonucu yaşadığı yoğun acıyı örnek göstererek, zihnin bedeni nasıl etkileyebildiğini gözler önüne serdi. İşçi, fiziksel bir yaralanma olmamasına rağmen dayanılmaz ağrı hissetti ve hastaneye kaldırıldı. Yapılan kontrollerde ise çivinin ayağa hiç batmadığı ve deride herhangi bir hasar olmadığı ortaya çıktı.

ÇİVİNİN BATMADIĞI AYAĞA GERÇEK AĞRI
Uzman Psikolog Anıl Yıldız, zihnin bedeni etkileyebildiğine dair çarpıcı bir örnek verdi. Yıldız, bir inşaat işçisinin yaşadığı olayı şöyle anlattı: “Bir inşaat işçisi, ayağında koruyucu bot olmasına rağmen yere bastığı anda çivinin ayağına battığını görür. O an yaşadığı korku ve şaşkınlıkla birlikte şiddetli bir acı hissetmeye başlar. Bağırır, panikler ve dayanılmaz bir ağrı yaşadığını söyler. Hastaneye götürülür. Yapılan müdahalelerde güçlü ağrı kesiciler verilmesine rağmen acısı geçmez. Ancak bot çıkarılıp ayağı incelendiğinde, çivinin ayağa hiç girmediği ve deride herhangi bir hasar olmadığı anlaşılır. Yani ortada fiziksel bir yaralanma yoktur fakat kişi buna rağmen gerçek ve yoğun bir acı yaşamıştır.”

‘BEYİN, OLAYI GERÇEK KABUL ETTİ’
Bu durumun insan beyninin gördüğü bir görüntüyü veya yaşadığını sandığı bir olayı tehdit olarak algıladığında bedeni sanki olay gerçekmiş gibi tepki verdiğini gösterdiğini vurgulayan Yıldız, “İşçi çiviyi gördüğü anda beyin, ayağa çivi battı yorumunu yapmış ve durumu gerçek kabul etmiştir. Ardından sinir sistemi, sanki gerçekten bir yaralanma varmış gibi ağrı sinyalleri üretmeye başlamıştır. Beyin, yaşanmamış bir olayı simüle etmiş ve bedene bunu yaşatmıştır” dedi.

‘AĞRI HER ZAMAN FİZİKSEL HASAR DEMEK DEĞİL’
Ağrının her zaman dokuda bir hasar olduğunun göstergesi olmadığını belirten Yıldız, “Ağrı, beynin tehlike algısına verdiği bir tepkidir. Beyin bazen gerçek bir yaralanma olmadan da ‘burada bir tehdit var’ mesajı verebilir. Görüntü, beklenti, korku ve geçmiş deneyimler bu süreci tetikleyebilir” ifadelerini kullandı.

‘ZİHİN-BEDEN ETKİLEŞİMİ ÖNEMLİ
Psikolojik açıdan bu durumun zihin-beden etkileşimi ile açıklanabileceğini vurgulayan Yıldız, “Zihin bir senaryoyu gerçek kabul ettiğinde, beden de buna uygun tepkiler verir. Bu tepkiler istemsizdir. Kişi bilinçli olarak acı üretmez veya rol yapmaz. Yaşanan acı gerçektir, ancak kaynağı bedensel değil, zihinsel süreçlerdir. Bu yüzden ağrı kesiciler yeterli olmayabilir” dedi.

‘PSİKOLOJİK SÜREÇLER FİZİKSEL BELİRTİLER KADAR ÖNEMLİ’
Yıldız sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu vaka, bazı insanların tıbbi bir neden bulunamadığı halde neden ağrı, çarpıntı, nefes darlığı veya mide sorunları yaşadığını anlamak için yol göstericidir. Zihin tehdit algıladığında, bedeni korumak için belirtiler üretir. Bu belirtiler bir hastalık gibi hissedilir çünkü gerçektir. Çözüm sadece bedene müdahale etmek değil, zihnin olayı nasıl yorumladığını da ele almaktır. İnsan zihni doğru yönlendirildiğinde bedeni sakinleştirebilir, yanlış ve korku temelli yorumladığında ise bedeni hasta gibi hissettirebilir. Bu nedenle psikolojik süreçler, fiziksel belirtiler kadar gerçek ve önemlidir.”