ANTALYA'NIN Korkuteli ilçesine bağlı Dereköy Yaylası'nda yapılması planlanan kömür ocağı projesi, bölge halkı ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla düzenlenen basın açıklamasıyla protesto edildi. Topluluk adına konuşan Antalya Beşkonaklılar Birlik ve Beraberlik Derneği Başkanı Hakan Halim Okudan, projenin bölgedeki su kaynaklarını ve tarımsal üretimi geri dönülmez biçimde tahrip edeceğini söyledi.

Korkuteli Dereköy Yaylası'nda gerçekleştirilen basın açıklamasında, daha önce iptal edilen kömür ocağı girişiminin alan daraltılarak yeniden gündeme getirilmesine tepki gösterildi. Okudan, 40,69 hektarlık (yaklaşık 400 dönüm) bir alanı kapsayan projenin, 17 köyün tarım arazilerini ve içme suyu kaynaklarını besleyen ekosisteme zarar vereceğini ifade etti.

Whatsapp Image 2026 04 03 At 16.44.35

'SU YOKSA HAYAT YOKTUR'

Basın açıklamasında söz alan Dernek Başkanı Hakan Halim Okudan, projenin sadece yerel bir mesele olmadığını belirterek, "Bugün burada sadece bir açıklama yapmak için değil, bir vicdanı, bir geleceği ve bir yaşam hakkını savunmak için toplandık. Korkuteli Dereköy Yaylası; yalnızca bir coğrafya değildir. Bu topraklar 17 köyün tarımını besleyen, içme suyu kaynaklarını barındıran, doğasıyla, üretimiyle ve yaşamıyla bir bütündür" dedi.

Whatsapp Image 2026 04 03 At 16.44.34 (2)

Okudan, projenin çevre üzerindeki fiziksel etkilerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Proje dosyasında belirtiliyor. Tüm bu açık ocak işletmeciliği faaliyetleri dahilindeki işlemler fiziksel olarak alandaki topoğrafya üzerinde değişikliğe sebebiyet verecektir. Peki sorulmaz mı bu 'ÇED gerekli değildir' veren ilgili kuruma ÇED yer yüzeyinin hangi kısmına veriliyor? ÇED çevresel etki değerlendirme raporu değil midir? Bu raporun verilmesindeki amaç planlanan projenin çevreye fiziksel ve diğer etmenlerce çevreye vereceği zararı önlemek değil midir?"

Whatsapp Image 2026 04 03 At 16.44.34 (1)

'MEMLEKETİN GELECEĞİ İLE OYNUYORUNUZ'

Kömür ocağı faaliyetlerinde yoğun su kullanımı ve derin kazı işlemlerinin risk teşkil ettiğini belirten Okudan, Devlet Su İşleri (DSİ) raporlarına da değindi. DSİ’nin olası olumsuzluklarda ocağın durdurulabileceğine dair şerh düştüğünü hatırlatan Okudan, "Madem bu kadar risk var niye izin veriyorsunuz? Niye bu memleketin suyuyla toprağıyla ve geleceğiyle oynuyorsunuz?" sorusunu yöneltti.

Açıklamada gıda güvenliği ve su kıtlığı riskine de değinen Okudan, "Yarın kömürün suyunu mu içeceğiz, taş mı yiyeceğiz? Savaş kapıda, coğrafyamız ateş çemberi içerisinde. Kendi kendini besleyemeyen, kendi kendine yetemeyen ülkeler yok olmaya mahkumdurlar" dedi.

Whatsapp Image 2026 04 03 At 16.44.36

'DEREKÖY SAHİPSİZ DEĞİLDİR'

Yetkililere kararı iptal etmeleri yönünde çağrıda bulunulan basın açıklamasını okuyan Okudan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Açıkça ifade ediyoruz: Dereköy’de kömür ocağı istenmiyor. Dün nasıl dimdik durduysak, bugün de aynı kararlılıkla buradayız. Hemşehrilerimizi asla yalnız bırakmayacağız. Yetkililere çağrımızdır. Karar verirken sadece bugünü değil, yarını düşünün. Millet unutsa tarih unutmaz. Telafisi mümkün olmayan zararların altına imza atmayın. O yüzden Planlı yatırım, Planlı üretim ve planlı destekleme diyoruz. Bizler Torosların evlatlarıyız. Biz sadece topraklarda yaşamıyoruz, aynı zamanda sahipte çıkıyoruz. O yüzden Dereköy halkı kadınıyla erkeğiyle yaşlısıyla ve genciyle buradadır ve Dereköy sahipsiz değildir"

Muhabir: ZAFER GÜVENÇ