Amerika Birleşik Devletleri’nde patlak veren ve küresel çapta bir suç ağını ortaya çıkaran Jeffrey Epstein davası, Türkiye’de de yankı bulmaya devam ediyor. Özellikle son dönemde dava dosyalarındaki gizli belgelerin kamuoyuna sızmasıyla birlikte Türkiye bağlantılarına ve Antalya’daki bazı turizm tesislerinin suç ağında araç olarak kullanıldığı iddialarına dair tartışmalar derinleşti. Bu kapsamda Antalya Barosu, hukukun üstünlüğünün herkes için aynı olması gerektiğine vurgu yaparak, nüfuzlu oldukları düşünülen kişiler için farklı bir yaklaşımın kabul edilemez olduğunun altını çizdi.
HUKUKİ ARAÇLAR PASİFİZE EDİLMİŞ
Antalya Barosu tarafından yapılan açıklamada, Epstein dosyasının basit bir ceza soruşturmasının ötesine geçtiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Jeffrey Epstein dosyası, yalnızca bireysel suçların ya da münferit bir ceza soruşturmasının konusunu aşmış bir anlam taşımaktadır. Bu dosya, bir dönemi karakterize eden, hukukun, gücün etrafında örülen görünmez ağlara nasıl takıldığını ve bu ağların merkezindeki ‘büyük örümceklerin’ hukuki araçları nasıl pasifize ettiğini gözler önüne seren tarihsel bir hukuk skandalını ifade etmektedir.” Açıklamada, suçun odağındaki çocukların ve savunmasız bireylerin korunması gerektiği belirtilirken, suçun yıllarca örtbas edildiği ve “siyasal, ekonomik ve sınıfsal koruma mekanizmaları”nın bulunduğu öne sürüldü.
‘EPSTEIN DOSYASI, BİR DÖNEMİN AYNASI’
Son dönemde mahkeme tutanaklarına yansıyan ifadelerde, Epstein’ın suç ağına dahil olan bazı isimlerin Türkiye’ye seyahat ettiği ve özellikle Antalya’daki lüks konaklama tesislerinde görüşmeler yapıldığı iddiaları gündeme gelmişti. Antalya Barosu, yerel ve küresel ölçekte gündeme gelen iddialara dair sürecin şeffaf yürütülmemesinin toplumsal vicdanı zedelediğini belirterek şu ifadelere yer verdi: “Epstein dosyası, bir dönemin aynasıdır. Bu aynaya bakmak, yalnızca bir suç ağını değil; hukukun kimler için ve nasıl işlediğini de görmek anlamına gelmektedir.”
‘ADALET, ERİŞİLEMEYEN BİR SOYUTLAMA KALMAMALI’
Baro, uluslararası kurumların tepkisizliğini de eleştirerek şu ifadelere yer verdi: “Epstein dosyasının aydınlatılması, bu dosyanın etkin, bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulması; mağdurların korunması ve faillerin gerçek anlamda yargı önüne çıkarılması, hukukun güçlülerin düzeni olmadığını gösterebilmenin asgari koşulunu oluşturduğu gibi modern hukukun bir sınavıdır. Aksi halde hukuk, güce tabi bir araç; adalet ise erişilemeyen bir soyutlama, hamasi bir söylem olarak kalacaktır.” Antalya Barosu tarafından yapılan açıklamanın sonunda, adaletin tesisi için suç üreten ve faillere dokunulmazlık sağlayan mekanizmaların da değerlendirilmesi, uluslararası kurum ve kuruluşların tepkisizliğinin sorgulanması gerektiği belirtildi.