GÜNDEM

Antalya hizmet sektörüne yığıldı: Balon her an patlayabilir

ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya ekonomisinde hizmet sektörünün payının yüzde 70’in üzerine çıktığını belirterek, “Hizmetler sektörüne bu kadar yoğunlaşmak, tarım ve imalat sektörlerinin gelişimini baskı altına aldığı gibi hizmet sektörünün kendi geleceği açısından da bir balon oluşturma riski taşımakta” dedi

Antalya Ticaret Borsası Haziran Ayı Meclis Toplantısı yapıldı. Toplantıda konuşan Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya ekonomisinin turizmin etkisiyle hizmet sektöründe yoğunlaştığını, bunun da sorunları beraberinde getirebileceğini söyledi. Başkan Çandır, Antalya’nın ev sahipliğinde düzenlenecek olan uluslararası organizasyonların oldukça önemli olduğuna da değindi. Çandır, finansmana erişim sorunları ve büyüme rakamlarının yatırım için ciddi riskler taşıdığını da ifade etti.


KURULUŞ YILDÖNÜMÜ KUTLANDI

Ali Çandır, Sözlerime, ATB’nin 106. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak başladı. Çandır, “23 Haziran 1920’den bugüne Antalya Ticaret Borsamız; Antalya ve ülkemiz ekonomisinin gelişimi için çalışmış, üyelerimizin ve sektörlerimizin her zaman yanında olmuştur. Bizler de bu köklü emaneti, geçmişten aldığımız güçle geleceğe taşımanın sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Kuruluşumuzdan bugüne Borsamıza emek veren herkese teşekkür ediyor; aramızdan ayrılan büyüklerimizi rahmetle anıyor, hayatta olanlara sağlık ve esenlikler diliyorum” dedi.


KAYIP ÇOK YÜKSEK

Başkan Ali Çandır, “Bu ay içerisinde 2026 yılı ilk çeyrek büyüme rakamları açıklandı. Buna göre milli gelirimiz ilk üç ayda reel olarak %2.5 arttı. Bu büyüme, son 32 yılın ilk çeyrek ortalama büyümesinin yaklaşık yarısı kadar gerçekleşti. Yani büyümede ciddi bir ivme kaybı yaşamaktayız. Özellikle son iki yıldır yaşadığımız bu kaybı en son 2019 ve 2015 yıllarında yaşamıştık. Tarım sektörümüz ise ilk çeyrekte %4.6 gibi ortalamasının 2 katı bir büyüme gösterdi. Geçen yılki daralmadan sonra bu büyüme, bir ölçüde dipten çıkışın etkisiyle gerçekleşti” dedi.


İLK KEZ KARŞILAŞIYORUZ
‘Ancak bu büyüme döneminde şimdiye kadar yeterince gündeme getirilmeyen, fakat önemli gördüğüm iki konuya dikkatinizi çekmek isterim’ diyen Başkan Ali Çandır, “Bunlardan ilki, imalat sanayimizin iki yıl üst üste ilk çeyrekte küçülmesidir. Bir ekonominin uzun vadeli üretim gücü, tarım ve imalat sanayinin performansıyla ölçülür. İmalat sanayimiz geçen yıl ilk çeyrekte % -2.3 daralmıştı. Bu yıl da % -1.4 daraldı. Son 32 yılın, bir istisna hariç, hiçbir çeyreğinde iki yıl üst üste daralma olmamıştı. O istisna da 2008 ve 2009 yıllarının 3. çeyreğinde yaşanmıştı. İkinci dikkat çekici konu ise sektörler arası büyüme performansıdır. İletişim hizmetleri sektörünün %9.5 büyüme ile ortalama büyümenin üzerinde gerçekleşmesi ve diğer tüm sektörlerdeki büyümenin kendi ortalamasının altında kalması, ilk kez karşılaştığımız bir durumdur” ifadelerini kullandı.


HİZMET SEKTÖRÜNE YIĞILMA VAR
Ali Çandır, Ekonomimizde en büyük paya sahip hizmetler sektörü ise genel ekonominin üzerinde büyümeye devam etmektedir. Hizmetler sektörünün %70’in üzerindeki payı giderek büyümektedir. Kentimiz açısından bu durum bir ölçüde anlaşılabilir olsa da ülkemiz ekonomisi açısından sürdürülebilir değildir. Hizmetler sektörüne bu kadar yoğunlaşmak, tarım ve imalat sektörlerinin gelişimini baskı altına aldığı gibi hizmetler sektörünün kendi geleceği açısından da bir balon oluşturma riski taşımaktadır. Beklentimiz sağlıklı, sağlam ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı için tarım ve imalat sektörlerinin mutlaka motive edilmelidir” diye konuştu.


KÜRESEL EKONOMİ 3 ANA EKSENE AYRILDI

Küresel bazdaki gelişmelerin çıktılarını değerlendiren Başkan Ali Çandır, “Dünya son yıllarda ciddi bir ayrışma rotasına girmiş durumdadır. Bu ayrışmanın bize gösterdiği temel gerçeklerden biri şudur: Artık kaba güç her şey değildir. Bir diğer gerçek ise küresel ekonominin 3 ana eksende ayrışıyor olmasıdır. Üretim, enerji ve teknoloji eksenlerinde uzun süredir belirli bir ülkeye ya da bölgeye yoğunlaşan yapı artık etkisini yitirmektedir. Başta bu alanlar olmak üzere birçok sektörde alışılagelmiş yoğunlaşmalar ve kutuplaşmalar yerine, farklı ülkelere ve bölgelere yayılma ve oralarda yeni yoğunlaşmalar oluşturma eğilimi güçlenmektedir. Bir diğer önemli konu da küresel ticaretteki müesses nizam kurumlarının ve kurallarının yerle yeksan edilmesidir. Bu durum bugün belki doğrudan bir yaptırım etkisi yaratmıyor olabilir. Ancak dünyanın önemli bir kısmında ciddi bir alternatif üretme arayışını da beraberinde getirmektedir. Bu arayışların ilk örneklerini hep birlikte gözlemliyoruz” dedi.


KUR ENFLASYON DENGESİNE DEĞİNDİ
‘Yılın ilk üç ayını ülkemiz ekonomisiyle uyumlu bir yapıda geçiren kentimiz, sonraki aylarda kentimize özgü hareketliliği yakalayamamıştır’ diyen Başkan Ali Çandır, “Özellikle turizmde rekabetçi fiyat oluşturma zorluğu yaşayan sektörümüz, kur-enflasyon farklılığı nedeniyle pazar riskiyle karşı karşıyadır. Bu durum yalnızca turizm sektörünü değil, aynı zamanda tedarikçileri ve turizme bağlı tüm kesimleri de zorlamaya başlamıştır. Kentimizin ticari hareketliliği ivme kaybetmekte, hatta bazı alanlarda daralmaktadır. Bunun öncü göstergelerinden biri olan çekle işlem hacmi, Nisan ayı itibarıyla kentimizde % -3, ülkemizde ise % -8 azalmıştır. Karşılıksız çek hacmi kentimizde %60, ülkemizde %29 artmıştır. Protestolu senet tutarı ise kentimizde %120, ülkemizde %117 yükselmiştir” dedi. Bu tablo bize şunu göstermektedir: Antalya, tüm zorluklara rağmen üretim ve ihracat kabiliyetini korumaktadır. Ancak bu kabiliyetin sürdürülebilirliği için maliyet, finansmana erişim, kur dengesi ve rekabetçilik başlıklarında üreticimizi ve iş dünyamızı destekleyen politikalara ihtiyaç vardır” ifadelerini kullandı.


ZEYTİNYAĞI KALİTE YARIŞMASI ÇOK DEĞERLİ
Ali Çandır, “Antalya Valiliğimiz himayelerinde; Borsamız, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüz iş birliğinde ilk kez düzenlediğimiz Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’nı çok kıymetli buluyorum. Yarışmaya 84 başvuru yapılması ve 4 farklı kategoride 45 üreticimizin ödül almaya hak kazanması, Antalya’da kaliteli üretim anlayışının giderek güçlendiğini göstermektedir. Bugün zeytinyağında rekabet artık sadece miktarla değil; kalite, izlenebilirlik, markalaşma ve katma değerle şekillenmektedir. Bu yarışmanın, Antalya zeytinyağının ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir yere ulaşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum. Emeği geçen kurumlarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ediyor; ödül alan üyelerimizi, firmalarımızı ve üreticilerimizi kutluyorum” dedi


‘SU ORTAK MESELEMİZ’

ATB Başkanı Ali Çandır, “Antalya Ticaret Borsası olarak 2026 yılı temamızı “Su” olarak belirledik. Su artık yalnızca tarımın değil; turizmin, sanayinin, ticaretin ve kent yaşamının ortak meselesidir. Bu kapsamda yerel yönetimler, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve ilgili kurumlarımızla birlikte çalıştaylar düzenleyeceğiz. Ardından geniş katılımlı bir Su Zirvesi gerçekleştirerek Antalya için ortak bir öneri seti oluşturmayı ve ilgili kurumlarla paylaşmayı hedefliyoruz. Bu çalışmanın; üreticimizin suya erişimi, tarımsal verimlilik, iklim değişikliğine uyum ve kaynakların doğru kullanımı açısından kentimize ve sektörlerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Diğer taraftan, tarım sektöründe kayıt dışılığın azaltılması ve çiftçilerimizin sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması amacıyla üzerinde çalıştığımız tarıma özel sosyal güvenlik modeli kapsamında önemli bir aşamaya geldik. Bu çalışmayı önümüzdeki dönemde düzenleyeceğimiz Sosyal Güvenlik Zirvesi ile kamuoyu ve ilgili kurumlarla paylaşmayı hedefliyoruz. Ayrıca tarım teknolojileri geliştiren firmaları, girişimcileri, çiftçileri, kooperatifleri, kamu kurumlarını ve yatırımcıları Antalya’da buluşturacağımız Tarım Teknolojileri Zirvesi için de hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Bu zirveyle amacımız; üyelerimizin yeni teknolojilere erişimini kolaylaştırmak, verimliliği artırmak, maliyetleri düşürmek ve Antalya tarımını daha rekabetçi hale getirmektir” diye konuştu.


ANTALYA İÇİN ÖNEMLİ KAZANIMLAR
Antalya’nın ev sahipliği yapacağı uluslararası organizasyonların oldukça büyük önem taşıdığını söyleyen Ali Çandır, ”Antalya’mız 17-19 Nisan tarihlerinde Antalya Diplomasi Forumu’na başarıyla ev sahipliği yaptı. Önümüzdeki dönemde ise 5-9 Ekim’de Uluslararası Uzay Kongresi’ne, 9-20 Kasım’da COP31’e ve 1-5 Aralık’ta APSA Tohumculuk Kongresi’ne ev sahipliği yapacaktır. Bu büyük organizasyonlar, Antalya’nın yalnızca turizmde değil; tarımda, ticarette, teknolojide, sürdürülebilirlikte ve uluslararası iş birliklerinde de güçlü bir merkez olduğunu gösterecektir. Kentimize gelecek her uluslararası buluşma; üyelerimiz için yeni bağlantılar, sektörlerimiz için yeni pazarlar, Antalya için ise daha güçlü bir marka değeri anlamına gelmektedir. COP31 ile birlikte Antalya, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik gündeminin küresel ölçekte en önemli buluşma merkezlerinden biri olacaktır. TOBB’un küresel iş dünyasının resmi temsilcisi olarak üstlendiği görev ve TOBB Başkanımızın “COP31 İş Dünyası Elçisi” olarak görevlendirilmesi, ülkemiz ve iş dünyamız adına önemli bir kazanımdır. Bizim için COP31 yalnızca bir organizasyon değildir. Antalya’nın su, tarım, çevre ve sürdürülebilir üretim konularında dünyaya söyleyecek sözü olduğunu göstereceğimiz stratejik bir fırsattır. APSA Tohumculuk Kongresi’ni de ülkemiz tohumculuğunun geldiği seviyeyi ve Antalya tarımının üretim gücünü ortaya koyacak önemli bir buluşma olarak görüyoruz. Bu kongrenin; tohum, fide, fidan ve süs bitkileri sektörlerimizin Asya Pasifik ülkeleriyle ticaretini geliştirmesine, yeni pazarların açılmasına, Ar-Ge çalışmalarına, teknoloji transferine ve kalıcı iş birliklerine katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.


FİNANSMANA ERİŞİM SIKINTISI BİTMİYOR
Çandır, “Üyelerimizin en önemli gündemlerinden biri finansmana erişimdir. Bu kapsamda TOBB öncülüğünde, KGF ve bankaların iş birliğiyle hayata geçirilen TOBB Nefes Kredisi’nin yeni paketi işletmelerimiz için önemli bir destek olacaktır. 2026 yılında toplam 100 milyar TL kredi hacmi hedeflenen programın 25 milyar TL’lik ilk dilimi, 8 Haziran itibarıyla üyelerimizin kullanımına açılmıştır. Oda ve Borsa üyesi işletmelerimiz program kapsamında azami 3 milyon TL kredi kullanabilecektir. Üretimin, istihdamın, yatırımın ve ihracatın sürdürülebilirliği açısından önemli gördüğümüz bu destek için başta TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere KGF’ye ve katkı sunan tüm bankalarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.