Günlük yaşamda birçok kişinin telefon görüşmesi yapmak, toplantıda söz almak ya da bir iş görüşmesine katılmak gibi durumlar öncesinde yoğun kaygı yaşadığını belirten Uzman Psikolog Anıl Yıldız, insanların çoğu zaman bir işi yapmaktan değil, o işe başlamadan önce zihinlerinde kurdukları senaryolardan zorlandığını söyledi. Yıldız, belirsizliğin zihinde büyütüldüğünü ancak eylem başladığında bu kaygının önemli ölçüde azaldığını ifade etti.
‘OLDUĞUNDAN DAHA ZOR GÖSTERİYOR’
İnsanların günlük yaşamda sıkça karşılaştığı ancak çoğu zaman fark etmediği bir psikolojik süreç bulunduğunu belirten Uzman Psikolog Anıl Yıldız, “Bir şeyi yapmadan önce zihnimiz o işi büyütebiliyor, zorlaştırabiliyor ve nasıl yapacağımızı defalarca düşünmemize neden olabiliyor. Ancak işin içine girdiğimiz anda çoğu zaman beklediğimizden çok daha akıcı, doğal ve başarılı bir şekilde hareket ettiğimizi görüyoruz. İnsanlar çoğu zaman yapacakları işten değil, o işe başlamadan önceki düşünce sürecinden yoruluyor” dedi.

‘TELEFONLA SİPARİŞ VERMEK EN YAYGIN ÖRNEKLERDEN BİRİ’
Bu durumun günlük hayatta en sık görülen örneklerinden birinin telefon görüşmeleri olduğunu ifade eden Yıldız, “Birçok kişi telefonu eline almadan önce uzun süre ne söyleyeceğini düşünür. Yanlış konuşmaktan, karşı tarafın nasıl tepki vereceğinden ya da kendini doğru ifade edememekten endişe eder. Hatta bazen bu zihinsel hazırlık süreci o kadar uzar ki kişi aramayı sürekli erteler. Ancak görüşme başladığında çoğu zaman beklenmedik bir durum yaşanmaz. Konuşma kendiliğinden akmaya başlar, cümleler yerli yerine oturur ve kişi sürecin düşündüğü kadar zor olmadığını fark eder” diye konuştu.
‘KAYGI YALNIZCA TELEFON GÖRÜŞMELERİNDE ORTAYA ÇIKMIYOR’
Toplantılarda söz almak, yeni insanlarla tanışmak, iş görüşmelerine katılmak ya da kişinin kendi hakkını savunması gereken durumlarda da benzer bir döngünün yaşandığını belirten Yıldız, “Bu tür sosyal durumların öncesinde yoğun bir kaygı ve zihinsel senaryo üretimi görüyoruz. İnsan zihni olabilecek tüm ihtimalleri hesaplamaya çalışıyor. Ancak eylem başladığında kişi çoğu zaman beklediğinden daha uyumlu, daha etkili ve daha kontrollü davranabiliyor. Çünkü gerçek deneyim, zihinde kurulan senaryolardan çok farklı olabiliyor” ifadelerini kullandı.
‘BEYİN BELİRSİZLİĞİ TEHDİT GİBİ ALGILIYOR’
Bu durumun temel nedenlerinden birinin beklenti kaygısı olduğunu vurgulayan Yıldız, “Bir olay gerçekleşmeden önce beyin olası olumsuz senaryoları tarar ve bunları olduğundan daha büyük bir risk gibi algılayabilir. Bu aslında insanın hayatta kalma sistemiyle bağlantılıdır. Beyin belirsizliği tehdit olarak görmeye yatkındır. Modern yaşamda ise bu mekanizma çoğu zaman gerçek tehlikeler yerine sosyal durumlar üzerinden çalışır. Bu nedenle insanlar basit bir konuşmayı bile zihinsel olarak çok büyük bir mesele haline getirebilir” dedi.
‘EYLEM BAŞLAYINCA ZİHİN TAHMİN ÜRETMEYİ BIRAKIYOR’
Olay başladıktan sonra psikolojik sürecin değiştiğini belirten Yıldız, “Belirsizlik ortadan kalktığında zihnin çalışma şekli de değişir. Artık kişi ne söyleneceğini, karşı tarafın nasıl tepki verdiğini ve sürecin nasıl ilerlediğini gerçek zamanlı olarak görmeye başlar. Zihin tahmin üretmek yerine mevcut duruma uyum sağlar. Bu da kişinin daha doğal, daha hızlı ve çoğu zaman daha yetkin davranmasına yardımcı olur” diye konuştu.

‘SOSYAL BECERİLERİMİZ SANDIĞIMIZDAN DAHA GÜÇLÜ’
İnsanların günlük yaşamda kullandıkları birçok iletişim becerisini fark etmeden geliştirdiğini söyleyen Yıldız, “Sipariş vermek, selamlaşmak, kısa bilgi aktarmak ya da sohbet etmek gibi davranışlar aslında tekrarlarla öğrenilmiş sosyal becerilerdir. İnsanlar bunları her seferinde yeniden planlayarak yapmaz. Uygun ortam oluştuğunda bu beceriler otomatik olarak devreye girer. Kaygı bu becerileri ortadan kaldırmaz; sadece ilk adımı atmayı zorlaştırır” dedi.
‘ASIL ENGEL ÇOĞU ZAMAN EYLEM DEĞİL’
İnsanların yaşadığı ‘yapamam’ hissinin çoğu zaman gerçek bir yetersizlikten kaynaklanmadığını belirten Yıldız, “İnsanlar çoğu zaman gerçekten yetersiz oldukları için değil, başlamadan önceki zihinsel yük nedeniyle yapamayacaklarını düşünürler. Bu nedenle bir durum başlamadan önce çok zor görünüyorsa, bunun her zaman o işin gerçekten zor olduğu anlamına gelmediğini hatırlamak gerekir. Çoğu zaman zihnin belirsizliği büyütme eğilimi devrededir. Başlamak ise bu büyümeyi ortadan kaldıran en etkili adımdır” ifadelerini kullandı.





