ANTALYA'DA yapım süreci yılan hikayesine dönen Manavgat Yeni Devlet Hastanesi’nde, zemin suları ve yanlış yer seçimi tartışmaları devam ederken projede de ilerleme kaydedilemiyor. Seçim dönemlerinde verilen taahhütlere rağmen inşaatın temel aşamasından ileri gidememesi, ilçe halkının sağlık hizmetine erişim beklentisini her geçen gün daha da derinleştiriyor. Geçmişte birçok kez 'yakında hizmete gireceği' belirtilmesine karşın, projenin hayata geçirilememesi üzerine TBMM Genel Kurulu'nda da eleştiriler yükseliyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Cavit Arı, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Manavgat’a yapılması planlanan ancak yanlış yer seçimi nedeniyle atıl kalan hastane inşaatını 'milli servetin heba edilmesi' olarak nitelendirdi. Arı, konuşmasının merkezine Manavgat'ta yıllardır tamamlanamayan hastane projesini yerleştirerek geçmişte yaptığı uyarıların haklı çıktığını belirtti.

Cavit Arı-7

'SÖZLER TUTULMUYOR'

Söz konusu alanın yapılaşmaya uygun olmadığına dair uyarılara rağmen ısrarcı olunduğunu belirten Arı, süreci şu sözlerle aktardı: "24 Kasım 2022 tarihinde, bugün itibarıyla bin üç yüz gün önce, o tarihte demişim ki Manavgat'a 400 yataklı bir hastane sözü verilmişti. Her seçim günü geldiğinde iktidara bağlı yetkililer bakanı, milletvekili, il başkanı söz verdi Manavgat'a hastane yapılacak diye ve yine o dönemde, o güne göre altı yüz gün önce Sayın Cumhurbaşkanı geldi ve yine hastane yapılacağına dair söz verdi. O günden bugüne iki bin üç yüz gün, Sayın Cumhurbaşkanının açıklamasından bu tarafa da bin dokuz yüz gün geçti."

'GÖL TARLASINA HASTANE YAPILDI'

Yanlış yer seçiminin felaketle sonuçlandığını ifade eden Arı, "Ben o günün Sağlık Bakanına 'Sayın Bakan, seçtiğiniz hastane yeri yanlış, o alana Manavgat'ta adı üstünde 'göl tarlası' denir. Göl tarlasına bir hastanenin yapılması doğru değil ve burası sağlıklı bir hastane olmaz ve bu alanda yapmaya kalksanız, bakın, çok aşırı masraflar yapılmak zorunda kalınır' dedim. Gelinen noktada tekrar söylüyorum, maalesef haklı çıktık ve verilen sözlerden bugüne iki bin üç yüz gün, bin dokuz yüz gün gibi geçen sürelere rağmen Manavgat'ta hastane temel aşamasındadır, millî servetimiz yok olmuştur." ifadelerini kullandı.

Orman (2)

ORMAN ALANLARI VE TARIM ARAZİLERİ TEHDİT ALTINDA

Cavit Arı, orman kanununda yapılması planlanan değişikliklerle ormanlık alanların özel işletmelere devredilme riskine dikkat çekti. Bakımevlerinin gerekliliğine inandığını ancak yer seçiminin yanlış olduğunu belirten Arı, "Engelli ve yaşlı bireyler için yapılacak olan tesislerin başka yerlere yapılması da mümkün ama siz ne hikmetse ormanlık alanları tercih etmektesiniz" dedi.

Antalya'daki tarım arazilerinin kaybına da değinen Arı, EXPO 2016 sürecini dair, "1.121 dönüm birinci sınıf tarım alanı yok edildi. Maalesef, EXPO 2016 gibi çok önemli bir etkinliğin daha işin başında siyasallaştırılması nedeniyle kanun çıkarken kanunla birlikte o zaman yine bu işin siyasallaştırılması nedeniyle tabiri caizse, bir ölü doğum oldu ve amacına ulaşılmadan EXPO 2016 geldi ve geçti" dedi.

expo

'COP31 ÖNCESİ TARIM ARAZİLERİNE BETON DÖKÜLÜYOR'

Antalya’da gerçekleştirilecek olan COP31 zirvesi öncesinde tarım arazilerinin betonlaşmasına tepki gösteren Arı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na şu soruyu yöneltti: "EXPO 2016 alanı olarak herkesin bildiği alanın karşısında, hemen ana yolun karşısında yaklaşık 150 dönümlük bir alanın şu an üzeri örtülmüş, birinci sınıf tarım toprağı üzeri örtülmüş ve beton dökülmekte. Ben burada soruyorum: Bu alan neden bu şekilde tarım alanı olmaktan çıkarılmış ve bu alana beton dökülmekte? Eğer, bu alan COP31'le ilgili yapılmakta ise bu etkinlik bittikten sonra eski hâline getirilecek mi yani tarım alanı hâline dönüştürülecek mi?"

Ti̇cari̇ Plaka Taksi̇

ESNAFA DESTEK ÇAĞRISI

Konuşmasının sonunda vergi düzenlemelerine ve yapılandırma beklentilerine değinen Arı, esnafın içinde bulunduğu mali zorluklara işaret etti. Ticari plaka satışlarındaki muafiyetin suistimale açık olduğunu savunan Arı, "Biz esnafımızın yanındayız, her zaman esnafı savunuyoruz. Çok sayıda bir satış yapıldıysa buradaki gelir kaybının hesabını kim verecek, bunun bir açıklaması olmalı ve bir sınırlaması olmalı" diyerek borç yapılandırmalarında faiz yükünün esnafı ezdiğini, acilen gerçek bir çözüm üretilmesi gerektiğini belirtti.

Muhabir: ZAFER GÜVENÇ