CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, turizm ve tarım sektörlerinde yaşanan ekonomik sıkıntıların Antalya’yı ciddi şekilde etkilediğini belirterek, özellikle artan maliyetler, yüksek kiralar ve afetlerin yarattığı tahribatın sektörleri çıkmaza sürüklediğini ifade etti. Coşar, mevcut politikaların hem turizm hem de tarımda yapısal sorunları derinleştirdiğini söyledi.
‘TURİZM SEKTÖRÜMÜZ CİDDİ BASKI ALTINDA’
Turizm sektöründeki maliyet artışlarına dikkat çeken Coşar, şunları söyledi: “İktidarın ekonomi yönetiminde ortaya çıkan ve giderek derinleşen kriz, doğrudan turizm sektörümüzü de olumsuz etkilemektedir. Antalya başta olmak üzere Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinde son yıllarda olağanüstü şekilde artan kira bedelleri, işletmelerin sadece günlük faaliyet giderlerini değil aynı zamanda yatırım ve sürdürülebilirlik planlarını da ciddi biçimde zorlamaktadır. Bu durum yalnızca işletmecileri değil, aynı zamanda sektörde çalışan binlerce emekçiyi de doğrudan etkilemekte, barınma maliyetlerinin ulaşılamaz seviyelere çıkması nedeniyle ciddi bir yaşam krizi ortaya çıkarmaktadır.”

‘NİTELİKLİ PERSONEL GÖÇÜ YAŞANIYOR’
Yüksek yaşam maliyetlerinin sektörde ciddi bir iş gücü kaybına neden olduğunu belirten Coşar, “Turizm sektöründe yaşanan bu ekonomik baskı, özellikle eğitimli ve deneyimli personelin sektörden ayrılmasına neden olmaktadır. Uzun yıllar boyunca turizm alanında yetişmiş nitelikli iş gücünün farklı sektörlere veya farklı ülkelere yönelmesi, sektör açısından sadece bugünü değil geleceği de tehdit eden ciddi bir sorun haline gelmiştir. Bu nedenle artık sadece ekonomik değil, aynı zamanda yapısal bir nitelikli personel göçü yaşanmaktadır” diye konuştu.
‘BORÇ YÜKÜ VE MALİYETLER ARTIYOR’
Sektörde biriken borçlara ve ekonomik yükün ağırlaştığına dikkat çeken Coşar, şu ifadeleri kullandı: “Ayrıca turizm sektöründe faaliyet gösteren esnafımızın ve işletmelerimizin, geçmiş yıllardan biriken SGK prim borçları ile vergi yükümlülükleri hâlâ çözülebilmiş değildir. Ekonomik dalgalanmalar ve artan işletme maliyetleri nedeniyle bu borçlar giderek daha da ağır bir yük haline gelmekte, birçok işletmenin finansal sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit etmektedir. Aynı zamanda kira ve enerji maliyetlerindeki artış, sektörün rekabet gücünü uluslararası ölçekte ciddi şekilde zayıflatmaktadır.”

‘TURİZMDE İSTENİLEN SEVİYEYE ULAŞILAMADI’
Antalya turizminin sezon performansına da değinen Coşar, “Antalya gibi dünya turizmi açısından son derece önemli bir destinasyonda, mevcut sezon performansı ne yazık ki beklentilerin oldukça altında kalmıştır. Hem doluluk oranlarında hem de genel turist talebinde yaşanan düşüş, sektörde ciddi bir tedirginlik yaratmaktadır. Turizmci, esnaf ve emekçilerin oluşturduğu bu geniş ekonomik ekosistem, yanlış ekonomi politikaları ve öngörüsüz uygulamalar nedeniyle artık alarm verir noktaya gelmiştir” diye konuştu.
BAKANLIKLARA ÇAĞRI
Sorunların çözümü için ilgili bakanlıklara çağrıda bulunan Coşar, “Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın artık günü kurtaran değil, yapısal ve kalıcı çözümler üretmesi gerekmektedir. Sektörün tüm yükünü işletmecilere ve emekçilere bırakmak adil değildir. Devletin sorumluluğu, bu kriz ortamında sektörün ayakta kalmasını sağlayacak düzenlemeleri vakit kaybetmeden hayata geçirmektir” ifadelerini kullandı.
‘TARIMDA DA TABLO AĞIRLAŞIYOR’
Tarım sektöründeki kayıplara da değinen Coşar, afetlerin üreticiyi zor durumda bıraktığını belirterek şunları söyledi: “Sadece turizm değil, tarım sektörü de benzer şekilde ciddi bir baskı altındadır. Antalya’da kış aylarında yaşanan şiddetli fırtına ve sel felaketleri, özellikle örtü altı tarımın yoğun olarak yapıldığı bölgelerde büyük yıkıma neden olmuştur. Binlerce dönüm sera alanı, narenciye bahçeleri ve ekili araziler su altında kalarak ciddi ürün kayıpları yaşanmıştır. Bu afetler yalnızca üretimi değil, aynı zamanda çiftçimizin geleceğe dair umutlarını da derinden sarsmıştır.”

‘ÇİFTÇİ ÜRETİMDEN UZAKLAŞIYOR’
Afet sonrası desteklerin yetersiz olduğunu vurgulayan Coşar, “Afetlerin ardından yapılan desteklerin yetersiz kalması, özellikle sigortası bulunmayan üreticilerimizin mağduriyetini daha da artırmıştır. Bugün gelinen noktada birçok çiftçimiz artan maliyetler, borç yükü ve belirsizlik nedeniyle üretimden çekilme noktasına gelmiştir. Bu durum, sadece çiftçiyi değil, ülkenin gıda güvenliğini de doğrudan tehdit eden bir tablo ortaya koymaktadır” dedi.
BORÇLARIN ERTELENMESİ ÇAĞRISI
Üreticilerin finansal yükünün hafifletilmesi gerektiğini belirten Coşar, “Bu nedenle Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan çiftçi borçlarının yalnızca ertelenmesi değil, aynı zamanda faiz yükünün de kaldırılması gerekmektedir. Üreticinin yeniden üretime dönebilmesi için bu adımlar artık ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir. Aksi halde tarımsal üretimde yaşanacak gerileme, çok daha büyük ekonomik ve sosyal sorunlara yol açacaktır” dedi.





