ÖZEL HABER

En çok bunlar çöpe gidiyor

TÜİK’in Hanehalkı Bütçe Araştırması, evlerde en fazla taze meyve ve sebzelerin ardından ekmek ile süt ürünlerinin israf edildiğini ortaya koyarken, Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Ali Manavoğlu planlı alışveriş ve doğru saklama koşullarının gıda israfını önemli ölçüde azaltabileceğini söyledi

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Hanehalkı Bütçe Araştırması sonuçları, evlerde yaşanan gıda israfının boyutunu ortaya koydu. Araştırmaya göre hanelerde en fazla israf edilen gıda grubunu taze meyve ve sebzeler oluştururken, ekmek ve süt ürünleri de listenin üst sıralarında yer aldı. Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Ali Manavoğlu, bilinçsiz tüketim alışkanlıklarının hem aile bütçelerine hem de ülke ekonomisine zarar verdiğini belirterek vatandaşları planlı alışveriş konusunda uyardı.

TÜİK verilerine göre, haneler tarafından en fazla israf edilen gıda grubu yüzde 39,7 ile taze meyve ve sebzeler oldu. Bu grubu yüzde 32,5 ile ekmek, yüzde 15,1 ile süt ve süt ürünleri takip etti. Veriler, evlerde satın alınan birçok ürünün tüketilemeden çöpe gittiğini ve gıda israfının ciddi boyutlara ulaştığını gösterdi.

MEYVE VE SEBZELER İLK SIRADA
Araştırma sonuçları, özellikle kısa sürede tüketilmesi gereken taze meyve ve sebzelerin en fazla israf edilen ürünler arasında yer aldığını ortaya koydu. İhtiyaçtan fazla satın alınan ürünler zamanında tüketilememesi nedeniyle bozulduğu ve bu da israfı artırdı.

Ekmek ise yüzde 32,5’lik oranla ikinci sırada yer aldı. Günlük olarak satın alınan ancak tüketilemeyen ekmeklerin önemli bir bölümünün çöpe gittiği belirtilirken, süt ve süt ürünleri de yüzde 15,1 ile dikkat çeken bir diğer israf kalemi oldu.

‘ALIŞVERİŞ ARABASINI DEĞİL, İHTİYAÇ LİSTESİNİ DOLDURMALIYIZ’
Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Ali Manavoğlu, gıda israfının yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını, aynı zamanda çevresel ve toplumsal boyutları bulunan önemli bir problem olduğunu söyledi. Vatandaşların alışveriş alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerektiğini belirten Manavoğlu, “Gıda israfı, temelde alışveriş alışkanlıklarımıza dayanan bir sorundur. Günümüzde birçok kişi kampanyalar, indirimler veya anlık tüketim isteği nedeniyle ihtiyacından fazla ürün satın alabiliyor. Ancak alınan her ürünün mutlaka tüketileceği düşüncesi çoğu zaman gerçeği yansıtmıyor. Alışveriş arabasını doldurmak yerine ihtiyaç listemizi doldurmayı öğrenmeliyiz. Evde ne kadar ürün bulunduğunu kontrol etmeden yapılan alışverişler, farkında olmadan israfın temel nedenlerinden biri haline geliyor” dedi.

‘BUZDOLABINI DOLDURMAK TASARRUF DEĞİL’
Evlerde yapılan en büyük hatalardan birinin buzdolaplarını gereğinden fazla doldurmak olduğunu vurgulayan Manavoğlu, “Çoğu zaman dolaplarımızı tıka basa doldurmak yerine daha dengeli ve ihtiyaçlarımıza uygun alışveriş yapmalıyız. Vatandaşlarımız, dolu bir buzdolabının tasarruf anlamına geldiğini düşünüyor. Oysa bu durum çoğu zaman tam tersine sonuçlar doğuruyor. Buzdolabının aşırı dolu olması, ürünlerin görülmesini zorlaştırıyor. Arkada kalan gıdalar unutuluyor, son kullanma tarihleri kaçırılıyor ve ürünler tüketilemeden bozuluyor” diye konuştu.

Buzdolabında hava dolaşımının önemine dikkat çeken Manavoğlu, “Dolaplarda gereksiz bir yoğunluk oluştuğunda soğuk hava sirkülasyonu yeterince sağlanamıyor. Bu da özellikle meyve, sebze ve süt ürünleri gibi hassas gıdaların raf ömrünü kısaltıyor. Sonuç olarak ekonomik değer taşıyan ürünler çöpe gidiyor. Aslında çöpe attığımız her gıda ürünüyle birlikte suyu, enerjiyi, emeği ve üretim için kullanılan doğal kaynakları da israf etmiş oluyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜK SONUÇLAR GETİREBİLİR’
Gıda israfını azaltmanın sanıldığı kadar zor olmadığını belirten Manavoğlu, “İhtiyacımız kadar, küçük miktarlarda ve planlı bir şekilde alışveriş yaparak gereksiz gıda alımını engelleyebilir ve bu sayede gıda israfını önemli ölçüde azaltabiliriz. Haftalık yemek planı yapmak, alışverişe listeyle gitmek, ürünleri doğru koşullarda saklamak ve evdeki mevcut gıdaları takip etmek oldukça etkili yöntemlerdir. Her hanenin göstereceği küçük bir hassasiyet, ülke genelinde çok büyük bir tasarrufa dönüşebilir. Gıda israfını önlemek yalnızca bütçemizi korumak anlamına gelmiyor; aynı zamanda sürdürülebilir bir gelecek için de önemli bir sorumluluk taşıyor” dedi.