ÖZEL HABER

Hastanelerin tehlike sınıfı düşürülmesin

Antalya İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği, hastanelerin “çok tehlikeli” sınıftan çıkarılmasına yönelik girişimlerin sağlık çalışanlarının can güvenliğini riske atacağını vurgulayarak, bu adımın iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının temel amacıyla çeliştiğini ve sahadaki gerçek riskleri yok saydığını açıkladı

Antalya İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Şimşek, hastanelerin tehlike sınıfının düşürülmesine yönelik girişimlere ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Şimşek, söz konusu düzenlemenin sağlık çalışanlarının can güvenliğini doğrudan etkileyeceğini belirtti.

‘İSG ALANINDA CİDDİ BİR GERİYE GİDİŞ VAR’
Derneğin 20 Aralık 2025 tarihinde yapılan genel kurulunda görevi devraldıklarını hatırlatan Şimşek, “Son yıllarda iş sağlığı ve güvenliği alanında gerek mevzuat gerekse uygulama yönünden ciddi bir geriye gidiş yaşandığını üzülerek görüyoruz. İş kazaları, meslek hastalıkları ve çalışan güvenliğine yönelik riskler artarak devam ediyor. Biz de bu tablo karşısında ülkemizde iş sağlığı ve güvenliğinin geliştirilmesi için vakit kaybetmeden çalışmalara başladık” dedi.

‘HASTANELERİN TEHLİKE SINIFI DÜŞÜRÜLMEK İSTENİYOR’
Hastanelerle ilgili yürütülen sürece dikkat çeken Şimşek, “Hastaneler ve benzeri sağlık kuruluşlarının işyerleri tehlike sınıfının, çok tehlikeli sınıftan tehlikeli sınıfa çekilmesine yönelik olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bir teklif sunulmuş durumda. 13 Ocak 2026 tarihinde yapılacak görüşmeler sonucunda sağlık kuruluşlarının hangi tehlike sınıfında yer alacağı netleşecek. Bu süreçte dernek olarak bir bildiri yayımladık ve bu bildiriyi kamuoyuyla paylaşarak destek bekliyoruz” diye konuştu.

‘HASTANELER RİSK POTANSİYELİ EN YÜKSEK İŞYERLERİDİR’
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na vurgu yapan Şimşek, “Tehlike sınıflarının belirlenmesindeki temel kriter, işyerinin çalışanları hangi risklere ve ne düzeyde maruz bıraktığıdır. Hastaneler bu kriterler açısından değerlendirildiğinde en üst basamakta yer almaktadır. Sağlık hizmetlerinin niteliği ve sürdürülebilirliği, ancak sağlık çalışanlarının güvenli ve sağlıklı koşullarda çalışmasıyla mümkündür” ifadelerini kullandı.

‘HASTANELER RİSKLERLE YAŞANAN ALANLARDIR’
Hastanelerdeki çalışma koşullarına değinen Şimşek, “Hastaneler; biyolojik etkenler, kimyasal maddeler, radyasyon kaynakları, kesici ve delici aletler, ergonomik riskler, yoğun iş temposu ve maalesef giderek artan şiddet olayları gibi birçok tehlikeyi aynı anda barındıran, 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet verilen çalışma alanlarıdır. Sağlık çalışanları bu risklere anlık değil, mesai boyunca sürekli ve doğrudan maruz kalmaktadır” dedi.

‘TEHLİKE SINIFI SADECE KAZA SAYISIYLA BELİRLENEMEZ’
Tehlike sınıfı tartışmalarında yanlış bir bakış açısı olduğunu savunan Şimşek, “Birçok çok tehlikeli sınıftaki işyerinde ölümlü iş kazası sıklık oranı, sağlık sektörünün altında kalmaktadır. Dolayısıyla yalnızca iş kazası sayıları ya da ölümlü iş kazası verileri esas alınarak tehlike sınıfı belirlenmesi bilimsel ve doğru değildir. Asıl belirleyici olan, çalışanların hangi risk etmenlerine, ne sıklıkta ve ne şiddette maruz kaldığıdır” diye konuştu.

'HASTANELER STRATEJİK KURUMLARDIR’
Hastanelerin ülke açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Şimşek, “Hastanelerin her zaman en zor koşullara ve olağanüstü durumlara hazırlıklı olması gerekir. Afetlerde, salgınlarda ve kriz anlarında ayakta kalması gereken bu kurumlarda, normal günlük işleyişte dahi iş sağlığı ve güvenliği için maksimum özen ve hassasiyet gösterilmesi ülkemiz açısından hayati öneme sahiptir” ifadelerini kullandı.

‘EKONOMİK GEREKÇELER KABUL EDİLEMEZ’
Tehlike sınıfının düşürülmesine yönelik girişimlerin ekonomik kaygılara dayandığını ileri süren Şimşek, “Sahadan elde edilen veriler, meslek hastalığı kayıtları ve iş kazası istatistikleri hastanelerin yüksek riskli işyerleri olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Buna rağmen tehlike sınıfının düşürülmesinin gündeme gelmesi, tamamen ekonomik gerekçelere dayalı bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir. Ekonomik kaygılarla yapılan sözde tasarruf tedbirlerinin nelere mal olabileceğini yakın geçmişte çok acı örneklerle gördük” dedi.

‘İSG UYGULAMALARI ZAYIFLAR’
Şimşek, olası sonuçlara da dikkat çekerek, “Tehlike sınıfının düşürülmesi; önleyici ve koruyucu iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının zayıflamasına, İSG profesyonellerinin görevlendirme sürelerinin azaltılmasına, risk değerlendirmesi, eğitim ve denetim faaliyetlerinin etkinliğinin düşmesine, dolayısıyla iş kazaları ve meslek hastalıklarının artmasına neden olabilecek ciddi sonuçlar doğurabilir” diye konuştu.

‘TALEBİMİZ NETTİR’
Derneğin taleplerini net bir şekilde dile getiren Şimşek, “Hastanelerin mevcut tehlike sınıfının korunmasını, tehlike sınıflarının belirlenmesinde masa başı değerlendirmeler yerine fiilî risklerin ve saha gerçeklerinin esas alınmasını, sağlık çalışanlarının can güvenliğini ve sağlık hizmetlerinin sürekliliğini önceleyen uygulamaların kararlılıkla sürdürülmesini talep ediyoruz” dedi.