ÖZEL HABER

Kira ödemelerinde dikkat!

Kira ödemelerinde aksama yaşayan kiracılar, ev sahibinin tahliye talebiyle karşılaşabilir. Kira-Der Başkanı Cengiz Kul, “Kira bedelinin geç ödenmesi, eksik ödenmesi veya sözleşmeye aykırı kullanım, kiracının tahliyesi için geçerli sebepler arasında yer alıyor” diyerek uyardı

Kira ödemelerinde yaşanan sorunlar, kiracıların tahliyesine kadar varan ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Kira Derneği (Kira-Der) Başkanı Cengiz Kul, kiracılara uyarıda bulunarak, “1 kuruş bile eksik ödenen kira bedeli, bazı durumlarda ev sahibi için tahliye talebini başlatmak için yeterli bir gerekçe oluşturabilir. Yani kira ödemelerinin tam ve zamanında yapılması çok önemli. Özellikle aynı kira yılı içinde iki kez kira bedelinin geç ödenmesi veya eksik ödenmesi durumunda, ev sahibi bu durumu gerekçe göstererek kiracıyı mahkeme yoluyla tahliye ettirebilir” dedi.

‘KİRA BEDELİ DOĞRUDAN ÖDENMELİ’
Kira bedelinin mutlaka kiraya verene doğrudan ödenmesi gerektiğine dikkat çeken Kul, “Kiracının kira bedelini kiraya veren dışında herhangi bir başka kişiye ödemesi, örneğin komşu, akraba veya herhangi bir aracı kişi üzerinden ödeme yapması, ev sahibinin kiracıyı tahliye etmek için başvurabileceği geçerli bir sebep olarak kullanılabilir. Bu nedenle kiracılar ödemelerini daima sözleşmede belirtilen kişi veya kuruma yapmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘EV SAHİBİNİN İHTİYACI TAHLİYE NEDENİ OLABİLİR
Ev sahibinin kendisi veya birinci derece yakınları için konuta ihtiyaç duyması durumunu da hatırlatan Kul, “Ev sahibi, kendisi, anne-baba veya çocukları gibi birinci dereceden yakınları için konuta ihtiyaç duyduğunu mahkemeye belgelediğinde, kiracının tahliyesi mümkün hale gelir. Bu durumda kiracı, evi boşaltmak zorunda kalabilir” dedi.

KİRA ARTIŞI VE TAHLİYE SÜRECİ
Kira artış oranlarının yasal çerçevede belirlenen oranlardan düşük uygulanması durumunda da tahliye sürecinin başlatılabileceğini belirten Kul, “Kiracının, sözleşmeye uygun olarak yapılması gereken kira artışını yapmayı reddetmesi veya eksik yapması, ev sahibinin kira sözleşmesini gerekçe göstererek kiracıyı tahliye etmesine yol açabilir. Bu nedenle kira artışlarını yasal sınırlar çerçevesinde yapmak büyük önem taşıyor” uyarısında bulundu.

Kiracının ev sahibiyle imzaladığı tahliye taahhütnamesinin geçerli kurallara uygun olması durumunda, ev sahibinin belirlenen tarihte tahliye talebinde bulunabileceğini hatırlatan Kul, “Eğer kiracı, ev sahibiyle yapılan tahliye taahhütnamesinde belirtilen tarihte evi boşaltmayı kabul etmişse, ev sahibi mahkemeye başvurmadan da bu tarihte tahliye talebinde bulunabilir. Ancak bu tür belgeler, kira sözleşmesiyle aynı gün düzenlenmemeli ve yasal gereklilikleri sağlamalıdır” dedi.

Ayrıca taşınmazın yeni bir kişiye satılması durumunda, yeni malik eğer evi kendisi veya birinci dereceden yakını için kullanmak istiyorsa 6 ay içinde tahliye talep edebileceğini aktaran Kul, “Yeni malik, satın aldığı evi kendisi ya da birinci dereceden yakınları için kullanmak istediğinde, bu durumu mahkemeye ispatlayabilir ve kiracının tahliyesini talep edebilir. Bu, sık rastlanan tahliye nedenlerinden biridir” diye ekledi.

SÖZLEŞMEYE AYKIRI KULLANIM DA SEBEP
Kiralanan konut veya işyerinin sözleşmede belirtilen amaç dışında kullanılması veya alt kiralama yapılması durumunda da tahliye hakkının doğduğunu belirten Kul, “Kiracının, sözleşmede belirtilen kullanım amacına uymadan evi veya işyerini farklı bir amaçla kullanması ya da ev sahibinden izin almadan başka kişilere kiraya vermesi, sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği için ev sahibi tarafından tahliye gerekçesi olarak kullanılabilir. Kiracılar ve ev sahipleri, haklarını bilmeli, fakat bu hakları kötüye kullanmamalıdır. Sorunlar mümkünse diyalogla çözülmeli, ancak gerektiğinde hukuki yollar doğru ve adil biçimde kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı.