Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav için geri sayım başladı. 13 Haziran’da 1 milyondan fazla adayın ter dökeceği sınav öncesi hem öğrencilerde hem de ailelerde heyecan ve stres doruk noktalarına ulaştı. Bazı çocuklarda, sıkışma hissi, uyku güçlüğü, çarpıntı, terleme, ağız kuruluğu ve konsantrasyon bozukluğu gibi ciddi bedensel kaygı belirtileri gözlemlenmeye başladı. Uzman Psikolog Anıl Yıldız, bu süreçte çocukların psikolojisini korumak ve kaygıyı yönetilebilir seviyeye çekmek için ise en büyük görev anne ve babalara düştüğünü belirtti.
Uzman Psikolog Anıl Yıldız, sınav öncesi yaşanan kaygının belirli bir düzeyde normal olduğunu ancak doğru yönetilmesi gerektiğini belirterek, “LGS gibi öğrencilerin gelecek planlarında önemli bir yere sahip olan sınavlar öncesinde kaygı yaşanması son derece doğal bir durumdur. Sınav öncesinde gerginlik hissetmek, mide bölgesinde sıkışma yaşamak, uykuya dalmakta zorlanmak, dikkat dağınıklığı yaşamak ya da kalp çarpıntısı hissetmek kaygının hem zihinsel hem de bedensel yansımaları arasında yer alır. Bu belirtiler her zaman olumsuz olarak değerlendirilmemelidir. Önemli olan kaygının tamamen ortadan kaldırılması değil, öğrencinin motivasyonunu koruyacak ve performansını destekleyecek düzeyde tutulabilmesidir. Doğru yönetilen kaygı öğrenciyi çalışmaya ve odaklanmaya teşvik ederken, kontrol edilemeyen kaygı ise başarıyı olumsuz etkileyebilir” dedi.
‘BELİRSİZLİK KAYGIYI ARTIRIYOR’
Sınava kalan son günlerde öğrencilerin günlük plan oluşturmasının faydalı olacağını ifade eden Yıldız, “Belirsizlik duygusu özellikle sınav dönemlerinde öğrencilerin zihnini en fazla yoran unsurların başında geliyor. Son günlerde yapılacak çalışmaların, dinlenme saatlerinin ve günlük programın önceden planlanması öğrencide kontrol hissini güçlendirir. Kişi ne yapacağını bildiğinde kendisini daha güvende hisseder. Bu nedenle öğrencilerin son günlerde karmaşık ve yoğun programlar yerine sade, uygulanabilir ve gerçekçi planlar hazırlamaları kaygının azalmasına yardımcı olacaktır. Küçük hedeflerin tamamlanması da öğrencinin özgüvenini artırır ve sınava daha hazır hissetmesini sağlar” diye konuştu.
‘BASKI DEĞİL GÜVEN VERİN’
Ailelerin kullandığı dilin öğrencinin psikolojisi üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurgulayan Yıldız, “Bu dönemde anne ve babaların iyi niyetle kurduğu bazı cümleler bile öğrenciler üzerinde baskı oluşturabiliyor. Özellikle ‘Bu sınavı mutlaka kazanmalısın’, ‘Senden çok şey bekliyoruz’ ya da ‘Başarısız olursan üzülürüz’ gibi ifadeler öğrencinin omuzlarındaki yükü daha da artırıyor. Bunun yerine ailelerin çocuklarına verdikleri emeği gördüklerini hissettirmeleri gerekiyor. ‘Elinden geleni yaptın, emek verdin ve sana güveniyoruz’ mesajı öğrencinin kendisini daha değerli ve güvende hissetmesini sağlar. Çocuklar sadece başarılarıyla değil, gösterdikleri çabayla da takdir edilmelidir” ifadelerini kullandı.
‘EVDE SÜREKLİ SINAV KONUŞULMASI KAYGIYI BESLİYOR’
Sınavın aile gündeminin tek konusu haline gelmemesi gerektiğine dikkat çeken Uzman Psikolog Anıl Yıldız, “Bazı ailelerde sınava yaklaşıldıkça evdeki tüm konuşmaların merkezine LGS yerleşebiliyor. Sürekli sınavın konuşulması, puan hesaplarının yapılması veya sonuçlarla ilgili senaryolar üretilmesi öğrencinin zihnine sürekli olarak ‘çok büyük ve tehlikeli bir durumla karşı karşıyayım’ mesajı gönderir. Bu durum da kaygının giderek büyümesine neden olur. Evde sınav dışında farklı konuların konuşulması, birlikte keyifli vakit geçirilmesi ve günlük yaşam düzeninin mümkün olduğunca korunması öğrencinin psikolojik olarak rahatlamasına önemli katkı sağlar” dedi.
‘UYKU VE BESLENME DÜZENİ KORUNMALI’
Son günlerde öğrencilerin fiziksel ihtiyaçlarının da ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Yıldız, “Sınava hazırlık sürecinde zihinsel performans kadar fiziksel sağlık da büyük önem taşır. Düzenli uyku, dengeli beslenme ve gün içerisinde kısa süreli açık hava aktiviteleri öğrencinin hem dikkatini hem de stresle baş etme kapasitesini artırır. Özellikle sınava birkaç gün kala uyku düzenini değiştirmek ya da gece geç saatlere kadar ders çalışmak faydadan çok zarar getirebilir. Öğrencilerin bu dönemde bedenlerini yormadan, dinlenmeye de zaman ayırarak ilerlemeleri gerekir. Sağlıklı bir zihin için sağlıklı bir bedenin gerekli olduğu unutulmamalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
‘SON GÜNLERDE YENİ KONU ÇALIŞMAYIN’
Sınava kısa süre kala eksik konuları yetiştirme telaşına girmenin öğrenciyi daha fazla strese sokabileceğini belirten Yıldız, “Bu süreçte yeni bilgi yüklemek yerine daha önce öğrenilen konuların tekrar edilmesi ve denemelerin mümkün olduğunca gerçek sınav saatlerinde çözülmesi daha faydalı olacaktır” dedi.
1 MİLYONDAN FAZLA ÖĞRENCİ SINAVA GİRECEK
Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre LGS, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 binada gerçekleştirilecek. Sınava yurt içinden 1 milyon 22 bin 104, yurt dışından ise 554 öğrenci olmak üzere toplam 1 milyon 22 bin 658 aday katılacak. Sınav günü tüm sınav binaları kamera sistemiyle takip edilecek.
İLK KEZ BESLENME PAKETİ DAĞITILACAK
Bu yıl ilk kez öğrencilerin sınav kaygısını azaltmak ve enerji ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sözel ve sayısal oturumlar arasındaki molada beslenme paketi dağıtılacak. Paket içerisinde kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve su yer alacak. Talep eden öğrencilerin büyük bölümüne ulaştırılması planlanan uygulamadan yaklaşık yüzde 91 oranında öğrencinin yararlanması bekleniyor.





