ANTALYA'NIN Serik ilçesinde, ihtişamlı Roma dönemi tiyatrosu ve su kemerleriyle dünya çapında tanınan Aspendos Antik Kenti, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı kültür varlığı hamlelerinden biri olan 'Geleceğe Miras Projesi' kapsamındaki kazı çalışmalarıyla tarih sayfalarından yeniden doğuyor. Pamphylia bölgesinin en önemli ticaret, kültür ve sanat merkezlerinden biri olan antik kentte yürütülen yoğun arkeolojik çalışmalar neticesinde, kentin en kritik ulaşım akslarından biri olan yaklaşık 2 bin yıllık Tiyatro Caddesi'nin 300 metrelik bölümü başarıyla gün yüzüne çıkarıldı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yaptığı açıklamada, bu tarihi keşfin Aspendos'un turizm ve arkeoloji potansiyeline katacağı büyük değere dikkat çekti. Bakan Ersoy açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Aspendos'ta yürüttüğümüz kazı çalışmalarıyla antik kentin en önemli ulaşım akslarından biri olan 2 bin yıllık Tiyatro Caddesi'nin yaklaşık 300 metrelik bölümünü gün yüzüne çıkardık. Ziyaretçiler artık antik tiyatrodan akropolise uzanan bu tarihi güzergâhta, binlerce yıllık kentin izlerini adım adım takip edebilecek. Cadde boyunca ortaya çıkarılan dükkanlar, özgün mimarisiyle korunmuş ekmek fırını, anıtsal doğu kapısı, Hermes, Artemis, Aphrodite, Eros ve Nemesis heykelleri ile Genç Eurymedon Mozaiği; Aspendos'un zengin tarihine yeni bir pencere açıyor. Kazılarda ulaştığımız Fenike sikkesi ve cam eserler de Aspendos'un Doğu Akdeniz'in güçlü ticaret ağlarındaki önemli konumunu ortaya koyuyor. GeleceğeMiras anlayışımızla, kültürel mirasımızı bilimsel çalışmalarla korumaya, ortaya çıkarmaya ve geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz."

TARİHE IŞIK TUTAN DETAYLAR VE ASPENDOS'UN ÖNEMİ
Pamphylia'nın başkenti niteliğindeki Aspendos'ta uzun yıllar boyunca daha sınırlı yüzey ve kazı çalışmaları yürütülürken, Bakanlık koordinesindeki 'Geleceğe Miras Projesi' ile birlikte sahadaki çalışma alanı katbekat artırıldı. Özellikle son birkaç yıldır ivme kazanan kazılar, kentin yalnızca tiyatro yapısından ibaret olmadığını, akropolise bağlanan devasa bir şehir dokusuna sahip olduğunu kanıtladı.
Agoranın kuzeyinden başlayarak antik tiyatroya uzanan, genişliği 3 ila 5 metre arasında değişen Tiyatro Caddesi, MS 2. yüzyılın sonu ile MS 3. yüzyılın başlarına tarihleniyor. Yolun iki yanında taş ve tuğlanın harmanlandığı opus mixtum tekniğiyle örülmüş 2,5 metre yüksekliğe ulaşan duvarlar, dönemin mimari ve mühendislik gelişmişliğini gözler önüne seriyor. Güzergâh üzerinde yer alan antik dükkânlar ve kusursuz koruna gelen ekmek fırını, kentteki günlük sivil ve ticari yaşama birinci elden tanıklık ediyor.

Tiyatro Caddesi'nin ulaştığı Doğu Meydanı'ndaki anıtsal kapı çevresinde yapılan kazılarda; mitolojinin önde gelen tanrı ve tanrıçalarından Hermes, Artemis, Aphrodite, Eros ve Nemesis'e ait heykeller ile başlar gün yüzüne çıkarıldı. Ayrıca Doğu Meydanı'ndaki havuzlu yapının tabanında yer alan Aspendos Nehir Tanrısı Genç Eurymedon Mozaiği, alanın estetik ve sanatsal zenginliğini taçlandırdı.
Aspendos'un sadece bir idari ve kültürel merkez olmadığını, aynı zamanda uluslararası bir ticaret üssü olduğunu kanıtlayan en somut veriler ise Stoa Kompleksi ve çevresindeki kazılarda kanıtlandı. Alanda ulaşılan Fenike sikkesi ve cam eserler; kentin Suriye-Filistin coğrafyası başta olmak üzere Doğu Akdeniz'in deniz aşırı ticaret ağlarıyla güçlü bir ekonomik köprü kurduğunu tescitledi.





