GÜNDEM

Orman yangınlarında teknoloji kullanılmalı

Antalya’da son günlerde art arda meydana gelen orman yangınlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Yüksel Karaman orman yangınlarıyla mücadelede teknolojinin daha fazla devreye sokulması gerektiğini belirterek “Su taşıyabilen dronlar ve İHA’lar kullanılabilir” dedi

ANTALYA Ekspres Gazetesi'ne konuşan Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Yüksel Karaman, iklim değişikliğinden düşük neme, eğimli arazilerden insan kaynaklı ihmallere kadar birçok faktörün yangın riskini artırdığını belirterek kapsamlı önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kumluca, Manavgat, Kaş ve Alanya’daki yangınların ardından açıklamalarda bulunan Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Yüksel Karaman, orman yangınlarının yalnızca yüksek sıcaklıklardan kaynaklanmadığını, iklimsel ve coğrafi koşulların yanı sıra insan kaynaklı ihmallerin de büyük rol oynadığını ifade etti.

‘NEM YÜZDE 20’NİN ALTINA DÜŞTÜĞÜNDE RİSK CİDDİ ŞEKİLDE ARTIYOR’

Yangınların nedenlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Yüksel Karaman, yaz aylarında sıcak ve kurak hava koşullarının yangın riskini önemli ölçüde artırdığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Yaz mevsiminde maalesef kuru ve sıcak hava nedeniyle küçük ya da büyük birçok yangın yaşadık. Bu gerçekten üzücü bir durum. İklim değişikliğinin etkileri her geçen yıl daha fazla hissediliyor. Bunun yanında betonlaşmanın artması, geniş alanlara kurulan güneş enerji santralleri ve rezervi düşük olduğu için atıl durumda bırakılan maden ocakları da bölgesel sıcaklıkların artmasına etki eden unsurlar arasında yer alıyor. Tüm bu faktörler yangın riskini artırıyor.” Hava koşullarının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Karaman, “Hava durumunu önceden bilmek çok önemli. Özellikle nemli havalarda yangın çıkma ihtimali daha düşüktür. Ancak havadaki nem oranı yüzde 20’nin altına düştüğünde kuru hava hakim olur ve bu durum yangın riskini ciddi şekilde yükseltir. Bu nedenle meteorolojik veriler sürekli takip edilmeli ve gerekli tedbirler önceden alınmalıdır” dedi.

‘EĞİMLİ BÖLGELERDE YANGIN DAHA HIZLI YAYILIYOR’

Antalya’nın coğrafi yapısının da yangınların büyümesinde etkili olduğunu vurgulayan Karaman, “Bölgenin coğrafi yapısı yangınların yayılmasını doğrudan etkiliyor. Özellikle yamaç ve eğimin fazla olduğu alanlarda hem ulaşım zorlaşıyor hem de rüzgarın etkisiyle alevler çok daha hızlı yayılıyor. Alanya, Finike, Kaş, Gazipaşa, Manavgat ve Kumluca gibi ilçeler bu açıdan yangın riski en yüksek bölgeler arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı.

‘CAM ŞİŞE VE PLASTİK ATIKLAR BÜYÜK TEHLİKE OLUŞTURUYOR’

Yangınların önlenmesinde vatandaşlara da önemli sorumluluk düştüğünü belirten Karaman, “Yerleşim alanlarında ve piknik bölgelerinde çevre temizliğine çok dikkat edilmesi gerekiyor. Cam şişeler, plastik atıklar ve sera atıkları orman yangınları açısından ciddi risk oluşturuyor. Bu atıkların gelişi güzel doğaya bırakılması yerine uygun şekilde bertaraf edilmesi gerekiyor. Piknik yapan vatandaşlar çöplerini mutlaka çöp kutularına atmalı. Ayrıca bu alanların düzenli olarak denetlenmesi ve çevreyi kirleten kişiler tespit edilerek gerekli cezaların uygulanması caydırıcı olacaktır” diye konuştu.

‘YANGIN SONRASI AĞAÇLANDIRMA HIZLA YAPILMALI’

Yangınların ardından doğal yaşamın yeniden kazanılması için vakit kaybedilmemesi gerektiğini söyleyen Karaman, “Yangın sonrasında boşalan alanlar mutlaka yeniden ağaçlandırılmalı. Çünkü orman örtüsü ortadan kalktığında yağışlarla birlikte erozyon, sel ve heyelan gibi afetlerle karşı karşıya kalabiliriz. Toprağı besleyen en önemli unsur ağaçların yapraklarıdır. Sağlıklı bir toprağın oluşması ise 50-60 yıllık uzun bir süreci gerektiriyor. Bu nedenle kaybedilen her orman alanı büyük önem taşıyor” dedi.

‘TEKNOLOJİDEN DAHA FAZLA YARARLANILMALI’

Yangınlarla mücadelede teknolojinin daha etkin kullanılmasını öneren Karaman, “Orman yangınlarıyla mücadelede teknoloji daha fazla devreye sokulmalı. Su taşıyabilen dronlar ve İHA’lar kullanılabilir. Ormanlık alanlarda ihtiyaç duyulan noktalarda su sondajları açılarak müdahale süresi kısaltılabilir. Ayrıca yangın riskini azaltmak için elektrik hatlarının da kademeli olarak yer altına alınması gerekiyor. Yangınlarla mücadelede sadece söndürme çalışmaları değil, önleyici yatırımlar da büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.