2025-2026 eğitim-öğretim yılının tamamlanmasının ardından Eğitim-İş Antalya Şubesi öncülüğünde Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem düzenlendi. Eyleme CHP Antalya milletvekilleri Mustafa Erdem ile Aliye Coşar’ın yanı sıra, CHP Muratpaşa İlçe Başkanı Can Okan Kıran, CHP Konyaaltı İlçe Başkanı Demet Gündüz, CHP Antalya eski İl Başkanı Nail Kamacı ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.
'OKULLAR GÜVENLİ ALANLAR OLMALI'
Eylemde konuşan Başkan Sadık Acar, Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim politikalarını eleştirdi. Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar tarafından yapılan açıklamada, eğitim sisteminin yalnızca akademik değil, ekonomik, ideolojik ve fiziksel şiddetin de etkisi altında olduğu ileri sürüldü. Acar, eğitim sisteminin ekonomik, ideolojik ve kurumsal sorunlarla kuşatıldığını savunarak, “Eğitimde her türlü şiddete son verilmeli, güvenli ve sağlıklı okul ortamı acilen sağlanmalıdır” dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik eleştirilerde bulunan Acar, eğitimde yaşanan sorunların münferit olaylar olmadığını, uygulanan politikaların sistematik bir yapıya dönüştüğünü hatırlattı.
'EĞİTİMİN MALİYETİ AİLELERİ ZORLUYOR'
Sadık Acar, son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarının eğitim camiasında büyük endişe oluşturduğunu belirterek, öğretmenlerin ve öğrencilerin can güvenliğinin yeterince korunamadığını söyledi. Görevi başında yaşamını yitiren öğretmenleri hatırlatan Acar, eğitim kurumlarının artık öğrenciler ve öğretmenler açısından güvenli alanlar olmaktan uzaklaştığını ifade etti. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi için özel bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayan Acar, okullarda güvenlik önlemlerinin artırılmasını istedi. Sadık Acar, ücretsiz eğitim ilkesinin fiilen ortadan kaldırıldığını öne sürdü. Bir öğrencinin eğitim öğretim yılı başlangıç maliyetinin yaklaşık 65 bin liraya ulaştığını ifade eden Acar, kırtasiye ve okul giderlerinin dar gelirli aileler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu söyledi. Çocuk yoksulluğunun eğitim hakkını doğrudan etkilediğini belirten Acar, çok sayıda öğrencinin okula aç gitmek zorunda kaldığını, ücretsiz okul yemeği uygulamasının hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
'LAİK VE BİLİMSEL EĞİTİM VURGUSU'
Sadık Acar, Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim politikalarının laik ve bilimsel eğitim anlayışından uzaklaştığını savundu. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni eleştiren Acar, yeni müfredatın bilimsel eğitim ilkeleriyle bağdaşmadığını iddia etti. ÇEDES Projesi ile çeşitli vakıf ve derneklerle yapılan iş birliklerinin de eğitim sisteminde laiklik ilkesini zedelediğini öne süren Acar, eğitim politikalarının pedagojik esaslar doğrultusunda yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasına da değinen Acar, çocukların eğitimden koparılarak ucuz iş gücü haline getirildiğini savundu. Zorunlu eğitim çağındaki yaklaşık 1,5 milyon çocuğun örgün eğitim dışında kaldığını belirten Acar, çocuk işçiliğini artırdığı gerekçesiyle MESEM uygulamasının sona erdirilmesini istedi.
'ÖĞRETMENLERİN HAKLARI GÜVENCE ALTINA ALINMALI'
Öğretmen atamalarında uygulanan mülakat sistemini de eleştiren Acar, atamaların yalnızca yazılı sınav başarılarına göre yapılması gerektiğini ifade etti. Öğretmenlik Meslek Kanunu ve Milli Eğitim Akademisi uygulamalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunan Acar, özel okul öğretmenlerinin de taban ücret güvencesine kavuşturulmasını talep etti.
MEB'E YEDİ MADDELİK ÇAĞRI
Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığı’na yedi maddelik çağrıda bulundu. Acar, eğitimde şiddeti önleyecek özel yasanın çıkarılması, tüm okullara kadrolu güvenlik ve temizlik personeli atanması, her öğrenciye ücretsiz okul yemeği verilmesi, MESEM uygulamasının kaldırılması, yeni müfredat ile ÇEDES ve benzeri protokollerin iptal edilmesi, mülakat sisteminin kaldırılması ve özel okul öğretmenlerine taban ücret güvencesi sağlanması gerektiğini ifade etti. Açıklamasının sonunda mücadele mesajı veren Sadık Acar, Cumhuriyet’in temel değerlerinden taviz vermeyeceklerini belirterek, laik, bilimsel, çağdaş ve kamusal eğitim anlayışını savunmaya devam edeceklerini söyledi. Acar, “Çocuklarımızın nitelikli eğitim hakkı, öğretmenlerimizin meslek onuru ve laik eğitim anlayışı için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Güvenli okul, sağlıklı eğitim ortamı ve eşit eğitim hakkı sağlanıncaya kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” dedi.