Kepez Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hasan Doğukan Çopur, Serviks Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, rahim ağzı kanserinin düzenli tarama ve erken teşhis sayesinde büyük ölçüde önlenebilen bir hastalık olduğunu vurguladı.
Serviks kanserinin dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirten Op. Dr. Çopur, “Serviks Kanseri (Rahim Ağzı Kanseri) dünyada kadınlarda meme kanseri ve kalın bağırsak kanserinden sonra üçüncü sıklıkta görülen, erken evrede tespit edildiğinde önlenebilen bir kanser türüdür” dedi.
‘HPV EN ÖNEMLİ NEDEN’
Hastalığın en önemli nedeninin HPV olduğunu vurgulayan Çopur, “Serviks kanserinin neredeyse tamamına yakını HPV’nin (Human Papilloma Virüsü) bazı tiplerine bağlı oluşmaktadır. HPV ‘nin bilinen 200’den fazla çeşidi vardır. Çoğu insanda aktif enfeksiyona neden olmazlar ancak bazı türlerle enfeksiyon yaygındır. Düşük riskli gruptaki HPV tip 6-11 genital siğillere yol açmakta, HPV 16-18 gibi yüksek onkojenik tipteki virüsler de serviks kanserine yol açmaktadır. HPV enfeksiyonu geçiren herkes direkt serviks kanseri olmaz. İnsanların %90'ında vücut, enfeksiyonu kendi bağışıklık sistemiyle kontrol eder; ancak yüksek riskli HPV tipleriyle, kalıcı HPV enfeksiyonu serviks kanserinin nedenidir” diye konuştu.
HPV enfeksiyonu geçiren herkesin kansere yakalanmadığını ifade eden Çopur, “Kadınlarda HPV ile ilişkili kanserlerin yüzde 93'ünü serviks kanserleri oluşturmaktadır. Bu orana bakılarak serviks kanseri, Dünya Sağlık Örgütü tarafından “önlenebilen bir ölüm nedeni” olarak tanımlanmış ve bu hastalık için tüm dünyada tarama yapılması, her ülkenin kendi kontrol politikasını oluşturmasını önermiştir” dedi.
‘ÖNLENEBİLEN BİR ÖLÜM NEDENİ’
Dünya Sağlık Örgütü’nün serviks kanserini “önlenebilen bir ölüm nedeni” olarak tanımladığını hatırlatan Çopur, “Ülkemizde Sağlık Bakanlığımız, sağlık programlarının içine Serviks Kanseri Taramalarını da almış ve büyük bir başarı ile yürütmeye devam etmektedir. Ulusal Serviks Kanseri Tarama Programı, 2014 yılına kadar PAP- Smear testi ile yürütülmekteydi. 2014 yılı ağustos ayından itibaren sensitivitesi daha yüksek olan HPV-DNA testine geçilmiştir. Ülkemizde serviks kanseri taramaları Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinde (KETEM) ve Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) ve 2. Ve 3. Basamak hastanelerimizin Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniklerinde yapılmaktadır” ifadelerini kullandı.
Risk faktörlerine dikkat çeken Çopur, “Sigara kullanımı, bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar, düşük sosyoekonomik düzey ve erken yaşta başlayan cinsel yaşam serviks kanseri riskini artırmaktadır” diye konuştu.
‘BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ’
Belirtiler konusunda uyarılarda bulunan Çopur, “Serviks kanserinin risk faktörleri arasında; sigara içmek, bağışıklık sistemini baskılayan hastalıkların olması, düşük sosyoekonomik düzeye sahip olmak, erken yaşta aktif cinsel yaşama başlamak vardır” dedi.
‘ERKEN EVREDE TEDAVİ ŞANSI YÜKSEK’
Tedavi yöntemlerine de değinen Op. Dr. Hasan Doğukan Çopur, “Serviks kanserinde cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi gibi tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Özellikle erken evrede yakalanan hastalarda tedavi başarısı oldukça yüksektir” ifadelerini kullandı.
‘KORUNMANIN YOLU DÜZENLİ TARAMA’
Korunma yollarına da dikkat çeken Çopur, “Sigara kullanmamak, sağlıklı beslenmek ve 30–65 yaş aralığındaki kadınların düzenli olarak HPV ve/veya Pap-Smear taramalarını yaptırması, serviks kanserinden korunmada büyük önem taşımaktadır” diyerek sözlerini tamamladı.