GÜNDEM

Vali Şahin’den ‘Kaleiçi’nde araç’ isyanı

ATSO Kaleiçi Zirvesi'nde konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, "Kaleiçi'ne araçla giriliyor, güzide mekânı otoparka çevirmişler. Arabayı Kaleiçi'ne koymaktan ne anlıyorsunuz? Kaleiçi'nde yürüyüş yapmaktan zevk alıyorum ancak arabalar arasında slalom yapmaktan hiç keyif almıyorum. Bunun çözülmesi gerekiyor" dedi.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın (ATSO) düzenlediği Kaleiçi Zirvesi, ATSO binasında gerçekleştirildi. Zirveye Antalya Valisi Hulusi Şahin, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal başta olmak üzere çok sayıda yönetici, STK temsilcisi ve turizmci katıldı.

KALEİÇİ ÜZERİNE KONUŞULMASI GEREKİYOR
Toplantıda ilk sözü alan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, "Eskiden Kaleiçi çok farklıydı. Yat Limanı olarak bilinirdi. Balık almaya gittiğimizi hatırlıyorum. İlk Antalya'ya geldiğimde Kaleiçi'ne hayran kalmıştım. O dönemdeki haliyle şimdiki hali arasında fark var. Bir kısmı gürültüden şikâyet ediyor, bir kısmı araçların içeri girmesinden şikâyet ediyor. Bir kısmı da 'Ürünlerimizi içeri sokamıyoruz' diyor. Herkes haklı. Bazı kişiler yatırım yapmak için inşaat yapıyor, yerde birçok tarihi eser çıkıyor. Bu noktada nasıl bir çözüm bulunacağı üzerine çalışmak ve konuşmak lazım" dedi.

RESORT TURİZM DEVAM ETMEYECEK
Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, "Kaleiçi, Avrupa bölgesinin en önemli antik kentlerinden birisi. Antik kentler çok da kıymetlendirilmiyordu. Dünya resort turizm ağırlıklı gidiyordu. Ancak yeni dönemde bu tarz otantik mekânların önemi artıyor. Özellikle Z ve Y kuşağı bu tarz yerleri istiyor. Onlar bu dokunun parçası olmak istiyorlar. Onlara bu imkânı sağlayacak bireysel destinasyonları hazırlamamız lazım. Antik kentleri yapay zekâ ve dijital imkânlarla gezilebilecek şekilde hazırlamamız lazım. Bunun devlet politikası olması gerekiyor. Belediyenin uygulamalarıyla altından kalkılacak bir durum değil. Devletin bir hamlede bulunması lazım. Resort turizmin 20 yıl daha devam etmeyeceğini görüyoruz. Devam etse bile oldukça küçülecek" dedi.

UFAK DÜZENLEMELER BÜYÜK SONUÇLAR DOĞURDU
Uysal, "Kaleiçi, gelir düzeyimize göre restore edilmesi açısından çok iyi sayılabilir. Biz göreve geldiğimizde, 2014 yılında akşam 10'dan sonra üç işletmenin eline geçiyordu. Lastik yakılıyordu. Bu üç mekânın olduğu yere araç giriş çıkışı yapılamıyordu, her yer sandalye oluyordu. Bin 500 işletme vardı, yarısı ruhsatsızdı. Kış aylarında ise zaten getto oluyordu. Kaleiçi ile uğraşılsa kimse 'Neden uğraşmadın?' demezdi. Çünkü resort turizm vardı. Şehir merkezine turist gelmiyordu zaten. Ama öyle bırakılamazdı. Biz de kendi yetki alanımızda çalışmaya başladık. Esnafımızla 11 toplantı yaptık. O dönem ne yapabiliriz diye konuştuk. Kullanım sorununu çözmek gerekiyordu. Üç işletmenin eline geçmesinden çıkarmak gerekiyordu. İlk olarak yerdeki sarı şeritleri koyduk. Sandalye ve masa koyma alanlarını belirleyen, gayrimenkul değerlerini ortaya koyan, denetimi kolaylaştıran ve yolların açık kalmasını sağlayan küçük bir düzenlemeydi" diye konuştu.

'YUNAN ADALARINDAN DAHA TEMİZDİR'
Uysal, "Bunun yanında Kaleiçi'nde ruhsatsız işletme kalmadı. Bu büyük bir kurumsallaşma demek. Eskiden gidip gürültü ve kirlilik nedeniyle ceza yazacaksınız. Size bir garsonu gösteriyorlardı. İkinci gidişinizde, teşekkür olmasın diye başka bir garsonu gösteriyorlardı. Buralardan geldik. Şu anda Kaleiçi, Yunan adalarından daha temizdir. Günde bazen dört kez çöp toplanıyor. Münir Karaloğlu ve Hulusi Şahin valimiz Kaleiçi konusunda elinden geleni yapıyorlar. Büyükşehir Belediyesine de teşekkür ediyorum. Onlar da ellerinden geleni yapıyorlar" diye konuştu.

İŞLETMELERİ RAHATLATMAYA ÇALIŞTIK
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ise, "Kaleiçi, büyük bir kentin içinde kalmış nadir bir parça. Bu alanların korunması ve gelecek nesillere aktarılması kurumumuzun temel görevi. Biz bakanlık olarak koruma-kullanma dengesini gözeterek izinler çıkardık. Yakın zamanda yangın mevzuatı ile ilgili problem yaşandı. Geniş katılımlı bir toplantı yaptık. Bu tıkanıklığı açmak üzere gerekli tedbirleri alıp işletmelerimizi rahatlatmaya çalıştık. Kaleiçi'ndeki vatandaşlarımızın sorunları olduğunda da yönetmelikler çerçevesinde çözeceğimize söz veriyoruz" ifadelerini kullandı.

'KALEİÇİ GERÇEK ZENGİNLİĞİMİZ'
Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, "Şehrimizin kalbi Kaleiçi, kentimizin gerçek zenginliğidir. Bugün birçok kent marka değerini tarihi mirasından almakta. Kaleiçi de Antalya'nın yaşayan tarihidir. Kaleiçi; sanatıyla, sanatçılarıyla, yaşayanlarıyla ve binalarıyla geçmişi geleceğe bağlayan en önemli simgemiz olmalıdır. Çünkü şehirler geçmişlerini unutursa geleceklerini de kaybederler. Biz bu anlayışla Kaleiçi'nin marka değerinin yükseltilmesi gerektiğini biliyoruz. Bizler de Büyükşehir Belediyesi olarak bu hedefle altyapıdan çevre düzenlemelerine, ulaşımdan kültürel mirasın korunmasına kadar birçok alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Burada en büyük yardımcımız, bütün paydaşların aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmesi olacaktır" ifadelerine yer verdi.

'KALEİÇİ BENİ ÇARPTI'
Antalya Valisi Hulusi Şahin ise, "Göreve başlayalı üç yıl oldu. Kaleiçi'ne ilk girdiğimde Antalya'ya gelmediğimi sandım. Göreve başladıktan sonra Kaleiçi'ni tanıma fırsatı buldum. Pozitif anlamda beni çarptı bu yer. Birisi hayalinde çizmiş gibi burayı. Her sokakta deniz manzarası, küçük bir koy, güzel bir liman... Harika bir yer. Dışarıdan gelen her turistin de böyle gördüğüne eminim. Havalimanında çıkan turistlere soruyorlar; 'En çok nereyi gezdiniz?' diye. Açık ara ilk sırada Kaleiçi yer alıyor. Bu büyük bir mücevher" diyerek sözlerine başladı.

GÜVENLİK SORUNU KALMADI
Vali Şahin, "Bizim konumuz, Kaleiçi mücevherini daha iyi nasıl sunabiliriz olmalıdır. Sorunlarla karşılaştık. Sorunları nasıl çözeceğiz diye toplantılar yaptık. Sürekli Kaleiçi toplantıları gerçekleştirdik. Güvenlik sorunu vardı. Özellikle birkaç tesis hem güvenliği bozuyor hem de turizmi aşağı çekiyordu. Aradan geçen üç yılda güvenlik sorunu kalmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. İlçe Belediyesi ile Büyükşehir Belediyesi arasında bir senkron problemi vardı. Onu da çözdük" dedi.

ÇÖP KONUSUNA DEĞİNDİ
Zaman zaman çöplerin sorun oluşturduğunu ifade eden Vali Hulusi Şahin, "Çöp konusu var. Her gün güzel olsa dahi bir gün aksayınca çöp konusu hemen sorun oluyor. Mesele zihniyet meselesi. Zihniyeti çözersek bu tarz küçük, akut problemleri rahatlıkla çözeriz" diye konuştu.

ULAŞIM KONUSU ÇÖZÜLMELİ
Vali Şahin, "Öncelikle Kaleiçi'nde nasıl bir ulaşım olacak? Bana sorsanız bir tane araç almayalım. Ne var Kaleiçi'nde araçla girilecek? Ortayı otoparka çevirmişler. O araçlar orada ticaret yapan insanların araçları. Kendi ticaretlerini kendileri baltalıyorlar. Arabayı Kaleiçi'ne koymaktan ne anlıyorsunuz? Kaleiçi'nde yürüyüş yapmaktan zevk alıyorum ancak arabalar arasında slalom yapmaktan hiç keyif almıyorum. Dolayısıyla önce ulaşım işini çözmek lazım" dedi.

YOL İŞGALLERİNE TEPKİ GÖSTERDİ
Yolların işgalinin büyük sorun teşkil ettiğini ifade eden Antalya Valisi Hulusi Şahin, "Diğer bir sorun kaldırımlara ve yollara konan masa ve sandalyeler. Önceden daha kötüymüş. Şimdi de engelli parkuru gibi yürüyoruz. Hiçbir işletme yüzde yüz dolu değil. Neden yollara masa ve sandalye atıyorsunuz?" diyerek tepki gösterdi.

'POLİSLE GİRİP TABELALARI YERE Mİ İNDİRELİM?'
Şahin, "Koruma kurulları nedeniyle basit bir kapı aydınlatması bile yıllar sürdü. Ancak unutmayalım ki koruma kurulları olmasa şu anda Kaleiçi beton yığını olmuştu. Tabelalarla uğraşıyoruz. Şu tabela kirliliğini çözelim diye olmuyor. Ne yapalım, bir gece polisle girip tüm bu tabelaları yere mi dökelim? Bizim bir estetik zevkimiz yok mu? Bunu görüp kendimiz anlamaz mıyız kötü olduğunu? Bizim köhne mahalle bakkalı mantığından çıkmamız lazım" dedi.

'MÜLKLERİ SATIN YA DA RESTORE EDİN'
Şahin sözlerini, "Gözü bozan, can sıkıcı binalar var. Toplam bina sayısının yüzde 10'unu etmez. Bir ara saydırdım, 60 tane çıktı. Bu binaları birileri alsa da o estetik bozukluğu giderse, düzeltse dedim. Antalya'dan bunu alacak pek çok işletme var. Onlar alabilirler. Onlara imtiyazlarımız da var. Ancak kimse gayrimenkulünü satmak istemiyor. Almak istediklerinde korkunç rakamlarla karşılaşıyorlar. Mülk sahiplerinin çoğu Antalyalı. Antalya'ya hizmet etmek için onların da o binalarını düzeltmesi gerekiyor. Önce siz üzerinize düşeni yapın, sonra çöpünü, masasını konuşalım" ifadeleriyle sonlandırdı.