TESK Genel Başkan Vekili ve AESOB Başkanı Adlıhan Dere, akaryakıt istasyonları içerisinde, geçmişte acil ve küçük ihtiyaçların giderilebildiği marketlerin son yıllarda büyütülerek, her türlü ürünün satıldığı zincir marketlere dönüştüğünü söyledi. Bu marketlerin büyütülmesinin ve her türlü gıdanın satılmasının mevzuata uygun olmadığını belirten Adlıhan Dere, "Bunlar, akaryakıt satsın diye özellikle açılan iş yerleri. Özellikle şehir dışlarındaki petrollerin içerisinde de marketler var. Onlar da yol boyunca insanların durup dinlendikleri zaman en azından gereksinimlerini giderilsin diye konulan marketler. Ama aynı zincir marketler gibi petroller de şehrin içerisinde fazlasıyla var ve içinde de marketler var. Marketlerin dışında şimdi daha fazla yerler açılmaya başladı. Bir tarafta pastane, bir tarafta kafe, bir tarafta market var. Artık esnafın ne pastanesi, ne marketi, ne de o bölgedeki kafelerine gitmeye gerek kalıyor. Petrole geliyorlar. Petrol istasyonundaki marketlerde sigarası var, bisküvi de var, üstübü de var, suyu da var. Bir markette, bir pastanede, bir kafede ne satılıyorsa hepsi var. Petrol istasyonu alanından fazla market var" dedi.
'BİZİM DAYANMA GÜCÜMÜZ KREDİ KARTIYLA ÇOK ZOR'
O marketler günlük ihtiyaçları, acil gereksinimleri karşılamak için konulan yerler iken şimdi devasa marketlere dönüştüğünü söyleyen Dere, "Küçük esnafımızdan alışverişlerde kredi kartlarıyla para, 32 günde hesabımıza geçiyor ama petrollerde akaryakıt aldıkları için onların çektiği kartlar hemen hesaba geçiyor. Vatandaş artık nakit kullanmıyor. Herkesin cebinde kart var. Bizim dayanma gücümüz kredi kartıyla çok zor. Bir sigarayı kredi kartı ile satsak, 32 gün sonra bizim hesabımıza geçiyor. Bizim sigara satışından yüzde 3,8 karımız var. Bu para bizim hesabımıza 32 gün sonra geçiyor. 32 gün sonra geçince peşin almaya kalkarsak, yüzde 4'ün üstünde bankaya komisyon ödemek zorunda kalıyoruz. 3,8 bayi karımız var ama biz 4,12 komisyon ödemek zorunda kalıyoruz. Aynı zincir marketler gibi zincir petroller de bizi artık sıkıntıya sokmaya başladı. Bu noktada eşit rekabet etmek istiyoruz. Biz büfelerimizde madeni yağ satmıyoruz, ama onların marketlerinde bisküvinin yanında madeni yağ da var. İş yeri açma ve çalışma ruhsatımızda yazdığımız dışında bir şey sattığımızda bize tüm kamu kurumlarından denetim yapılıyorsa, bunlar da üstübüyle, madeni yağla, bisküvi ve yiyecek-içecek ürünlerini aynı yerde satmamalı. Aynı iş yeri açma ruhsatıyla, market ruhsatıyla satmamalı. Bu noktada Ticaret Bakanlığı'na yasal düzenleme için başvuruda bulunduk" diye konuştu.





