Her yıl 16 Eylül’de kutlanan Uluslararası Ozon Tabakasının Korunması Günü, Güneş’ten gelen zararlı ultraviyole (UV) ışınlarının büyük bölümünü emerek canlıları koruyan ozon tabakasının önemine dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler tarafından 1994 yılında ilan edilen özel gün, 1987’de imzalanan Montreal Protokolü’nün yıldönümünde anılıyor.

Ozon Tabakasi

Ozon tabakasına zarar veren kloroflorokarbonlar (CFC) gibi kimyasalların kullanımının azaltılmasıyla ozon tabakasının iyileşme sürecine girmesi, uluslararası çevre anlaşmalarının önemli başarılarından biri olarak değerlendiriliyor. 16 Eylül, ozon tabakasının korunması ve çevreye zarar veren kimyasalların kullanımının azaltılması konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlıyor.

‘GÖKYÜZÜ VE DENİZ BİR BÜTÜNDÜR’
Antalya Denizcileşme Platformu Başkanı İzzet Ünlü, Uluslararası Ozon Tabakasını Koruma Günü kapsamında yaptığı açıklamada, ozon tabakasının korunması ile denizlerin geleceği arasındaki bağlantıya dikkat çekti. Ünlü, “Gökyüzü ve deniz bir bütündür. Ozon tabakasını korumak, mavi vatan’ı korumaktır” ifadelerini kullandı.

Ünlü, “Bugün 16 Eylül Uluslararası Ozon Tabakasını Koruma Günü. Antalya Denizcileşme Platformu olarak, yaşamın kaynağı olan denizlerimizi koruma mücadelesinin, gökyüzünü korumaktan bağımsız olmadığını çok iyi biliyoruz. Ozon tabakasındaki incelme ve iklim krizi; Akdeniz’in ekolojik dengesini, deniz canlılarını ve kıyı kentlerimizin geleceğini doğrudan tehdit ediyor” dedi.

Izzet Unlu 4-2

‘FİTOPLANKTONLAR YOK OLMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA’
Ozon tabakasının zarar görmesinin deniz ekosistemleri üzerindeki etkilerine de değinen Ünlü, “Ozon tabakası zarar gördüğünde, denizlerimizin oksijen kaynağı ve karbon kalkanı olan fitoplanktonlar yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Bu da deniz besin zincirinin çökmesi ve küresel ısınmanın daha da hızlanması demek” ifadelerini kullandı.

Ünlü, Antalya Denizcileşme Platformu olarak çevre kirliliğine karşı ortak mücadele çağrısında bulunarak, “Ozon tabakasına zarar veren kimyasallardan ve çevre kirliliğinden uzak duralım. Denizlerimizi ve doğal kaynaklarımızı koruyan sürdürülebilir adımları hep birlikte atalım. Unutmayalım; temiz bir gökyüzü olmadan, temiz ve yaşayan bir Akdeniz mümkün olamaz. Ortak evimiz dünyaya ve Mavi Vatan’ımıza hep birlikte sahip çıkalım” diye konuştu.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA