Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, Eylül ayı meclis toplantısında 2022-2026 çalışma döneminin değerlendirmesini yaparken, Antalya’nın geleceği açısından su yönetimine dikkat çekti. 2026 yılı çalışma temasını “Su” olarak belirlediklerini hatırlatan Çandır, tarım, turizm, sanayi ve kent yaşamının su konusunda ortak bir noktada buluştuğunu söyledi. Çandır, önceki gün gerçekleştirilen Antalya Su Zirvesi ile yürütülen çalışmaların somut bir yol haritasına dönüştürülmesini amaçladıklarını belirterek, “Artık Antalya için su; yalnızca tarımın değil, turizmin, sanayinin, kent yaşamının ve gelecek nesillerin ortak meselesidir. Suyu yönetmeden Antalya’nın geleceğini yönetemeyiz” ifadelerini kullandı.
SUDA ORTAK EYLEM ÇAĞRISI
Antalya Su Diyaloğu toplantıları gerçekleştirdiklerini belirten Çandır, tarım, turizm, sanayi ve kentsel su yönetimini aynı çerçevede ele aldıklarını söyledi. Çandır, hedeflerinin yalnızca sorunları konuşmak olmadığını vurgulayarak, “Kimin, neyi, nasıl ve hangi takvimde yapacağını ortaya koymaktır” dedi.

TARIMDA İSTİKRAR VURGUSU
Orta Vadeli Program’a da değinen Çandır, tarım açısından yüksek katma değerli üretim, Ar-Ge ve teknoloji kullanımı, yöresel ürünlerin ekonomik değerinin artırılması, verimlilik ve rekabetçiliğin geliştirilmesi gibi başlıkların öne çıktığını ifade etti. Tarım sektörünün üretim maliyetlerinden finansmana erişime, tarımsal istihdamdan gıda arz güvenliğine kadar önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Çandır, tarım politikalarının yalnızca fiyatlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Ali Çandır, “Tarımsal istihdamdan üretim maliyetlerine, finansmana erişimden gıda arz güvenliğine kadar sektörümüzün çözüm bekleyen yapısal meseleleri de var. Bizim beklentimiz; tarım politikalarının yalnızca fiyatlar üzerinden değil, üretimin devamlılığı ve üreticinin sürdürülebilirliği üzerinden de ele alınmasıdır. Çünkü kalıcı fiyat istikrarının yolu, üretimi ve arz kapasitesini güçlü tutmaktan geçiyor. Üreticiyi üretimde tutamazsak ne fiyat istikrarını ne de gıda arz güvenliğini sağlayabiliriz. OVP’deki hedeflerin kararlılıkla uygulamaya yansımasını bekliyor; üretimi, yatırımı ve üreticiyi güçlendiren politikaların kalıcı hale gelmesini önemsiyoruz. Programın ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Çandır, “Bizim beklentimiz; tarım politikalarının yalnızca fiyatlar üzerinden değil, üretimin devamlılığı ve üreticinin sürdürülebilirliği üzerinden de ele alınmasıdır. Çünkü kalıcı fiyat istikrarının yolu, üretimi ve arz kapasitesini güçlü tutmaktan geçiyor” diye konuştu.

TARIMDAKİ BÜYÜMEYE BAZ ETKİSİ UYARISI
2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin büyüme verilerini de değerlendiren Çandır, ekonominin ilk çeyrekte yüzde 2,6, ikinci çeyrekte ise yüzde 2,3 büyüdüğünü hatırlattı. Tarım sektöründeki büyümenin ise ilk çeyrekte yüzde 4,8, ikinci çeyrekte yüzde 13,3 olarak gerçekleştiğini belirtti. Tarım sektöründeki yüksek büyümenin sevindirici olduğunu ancak bu rakamın geçen yılki düşük üretimin ardından yaşanan rekolte artışının oluşturduğu baz etkisini de içerdiğini ifade eden Çandır, sürdürülebilir büyümenin önemine dikkat çekti. Çandır, “Sektörümüzün büyümesi sevindiricidir. Ancak ikinci çeyrekteki yüksek büyümenin, geçen yılki düşük üretimin ardından bu yıl rekoltede yaşanan artışın oluşturduğu baz etkisini içerdiğini de unutmamalıyız. Dolayısıyla bu yüksek büyüme oranını tek başına sürdürülebilir bir büyüme göstergesi olarak değerlendirmemeliyiz. Bizim asıl hedefimiz; tarımda bir yıl yüksek, diğer yıl düşük büyüme değil, üreticinin kazandığı, üretimin arttığı ve sektörün geleceğine güvenle baktığı istikrarlı bir büyüme olmalıdır” dedi.

DÖRT YILDA 203 RAPOR VE ÇALIŞMA
2022 yılında başlayan çalışma döneminin sonuna geldiklerini belirten Çandır, geride kalan dört yılda üretim maliyetleri, finansmana erişim, iklim değişikliği ve ihracat pazarlarındaki belirsizlikler gibi birçok sorunla mücadele ettiklerini söyledi. Meslek komitelerini Borsa’nın “mutfağı” olarak gördüklerini ifade eden Çandır, bu dönemde meslek komitelerinde 626 karar alındığını açıkladı. Alınan kararların başta TOBB olmak üzere bakanlıklar ve ilgili kurumlara taşındığını belirten Çandır, sorunlarla birlikte çözüm önerilerinin de sunulduğunu kaydetti. Çandır, dört yıllık dönemde 16 sektörel analiz toplantısı ve 9 ulusal ve uluslararası çalıştay gerçekleştirdiklerini, faaliyet envanterinde ise 203 rapor, araştırma, endeks ve yayın çalışmasının yer aldığını söyledi.
ÜYELER 11 ÜLKEDE YENİ PAZARLARLA BULUŞTU
Üretimin yanı sıra ihracat ve yeni pazarların geliştirilmesine de önem verdiklerini belirten Çandır, yaş meyve sebze ve kesme çiçek sektörlerinde UR-GE projelerinin sürdürüldüğünü ifade etti. Çandır, geride kalan dört yılda 11 ülkede üyeleri yeni pazarlarla buluşturduklarını, farklı coğrafyalardaki fuarlara katıldıklarını ve firmaların doğrudan alıcılarla görüşmelerini sağladıklarını aktardı. YÖREX ile Anadolu’nun yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerinin ticarete kazandırılmasına katkı sunduklarını belirten Çandır, Antalya Tavşan Yüreği Zeytini’nin Avrupa Birliği, zeytinyağının ise Türkiye’de coğrafi işaret tescili için başvurular yapıldığını söyledi.
'KUSURSUZ OLDUĞUMUZU SÖYLEMİYORUZ'
Çandır, dört yıllık çalışma döneminin sonunda yapılanları değerlendirirken eksik kalan çalışmaların da bulunduğunu ifade etti. “Geride bıraktığımız dört yılda kusursuz olduğumuzu söylemiyoruz. Yapmak isteyip yapamadıklarımız da oldu. Sonuçlandıramadığımız, takip etmeye devam ettiğimiz işlerimiz de var” diyen Çandır, buna rağmen üyelerin sorunlarına kayıtsız kalmadıklarını söyledi. Borsa’nın kurumsal yapısının korunmasına önem verdiklerini vurgulayan Çandır, “Makamlar ve görevler geçicidir; kurumlarımızın itibarı, kültürü ve bıraktığımız eserler kalıcıdır. Attığımız her adımda ortak aklı rehber edindik” ifadelerini kullandı.

YENİ DÖNEMDE ODAKTA ÜYE, ÜRETİCİ VE SU OLACAK
Konuşmasının sonunda yeni döneme ilişkin mesaj veren Çandır, Borsa’nın üyeyi ve üreticiyi merkeze alan anlayışını sürdüreceğini söyledi. Tarım, su, çevre, doğa, teknoloji, ihracat, katma değerli üretim ve kırsal kalkınmanın yeni dönemde de öncelikli başlıklar olacağını belirten Çandır, “Günü yönetmekle yetinmeyecek, geleceği hazırlayacaktır. Sorunları seyretmeyecek, çözümün parçası olacaktır” dedi. Çandır, 1 Ekim ve sonrasında gerçekleştirilecek organ seçimlerinin Borsa’nın kurumsal kültürüne ve demokratik geleneğine uygun şekilde gerçekleşmesini temenni etti.





