Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, market alışverişinde ürün seçerken yalnızca dış görünüşe bakılmaması gerektiğini belirterek, “Renk, doku, koku ve olgunluk gibi doğal göstergeler tüketiciye ürünün tazeliği hakkında önemli bilgiler verir” dedi.
Market alışverişinde doğru ürün seçimi hem gıda güvenliği hem de israfın önlenmesi açısından önem taşıyor. Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, meyve, sebze ve et ürünlerini satın alırken tüketicilerin dikkat etmesi gereken noktaları anlattı. Market raflarındaki ürünlerin aynı tazelikte olmayabileceğini belirten Manavoğlu, tüketicilerin yalnızca ürünün görünümüne göre karar vermemesi gerektiğini söyledi. Manavoğlu, “Bir ürünün taze olup olmadığını anlamanın birçok doğal göstergesi vardır. Bu işaretleri bilen tüketiciler hem daha kaliteli ürün satın alır hem de bozulmaya başlamış ürünleri kolayca ayırt edebilir” diye konuştu.

PATATESTE YEŞİLLEŞMEYE DİKKAT
Patateslerde meydana gelen yeşil renk değişiminin önemli bir uyarı olduğunu belirten Manavoğlu, “Yeşeren patateslerde insan sağlığı açısından zararlı olabilecek solanin maddesi artabilir. Yeşil alanlar küçük olsa bile dikkatli olunmalıdır. Yoğun yeşermiş veya filizlenmiş patateslerin tüketilmemesi gerekir. Bu tür ürünler mide ve bağırsak rahatsızlıklarına neden olabilir” dedi.
‘AVOKADONUN SAPI OLGUNLUĞUNU GÖSTERİYOR’
Avokado seçiminde sap bölümünün kontrol edilmesini öneren Manavoğlu, “Sapın kolayca çıkması ve alt kısmının yeşil görünmesi ürünün olgunlaştığını gösterir. Kahverengi görünüm avokadonun iç kısmında kararmalar oluşabileceğinin işaretidir. Sap çıkmıyorsa ürün henüz olgunlaşmamıştır. Çok yumuşak avokadolar ise fazla beklemiş olabilir” ifadelerini kullandı.
‘MUZDAKİ BENEKLER BOZULMA ANLAMINA GELMEZ’
Muz kabuğundaki küçük kahverengi beneklerin tüketicileri yanıltmaması gerektiğini belirten Manavoğlu, bunların olgunlaşma göstergesi olabileceğini söyledi. Manavoğlu, “Muz olgunlaştıkça doğal şeker oranı yükselir. Kabuk üzerinde oluşan küçük kahverengi benekler muzun tatlandığını gösterir. Ancak ezilmiş, akıntı yapan veya kötü kokan muzlar tercih edilmemelidir” diye konuştu.
‘KARPUZDA TARLA LEKESİNE BAKIN’
Karpuz seçiminde tarla lekesinin önemli bir ipucu olduğunu belirten Manavoğlu, “Karpuzun yere temas eden kısmındaki lekenin krem sarısı veya koyu sarı renkte olması, meyvenin dalında yeterince olgunlaştığını gösterir. Beyaza yakın lekeler ise erken hasat edildiğini düşündürebilir. Karpuzun kabuğunun mat görünmesi ve vurulduğunda tok bir ses çıkarması da olgunluk açısından dikkate alınabilecek göstergeler arasındadır” dedi.

ANANASTA KOKUYA DİKKAT
Ananas alırken alt kısmından gelen kokunun kontrol edilmesini öneren Manavoğlu, “Alt kısmından gelen hoş aroma olgunluğu gösterir. Yaprakların çok kolay kopması bazen aşırı olgunlaşmaya işaret edebilir. Hafif direnç göstermesi daha sağlıklı bir göstergedir. Küf, ekşi koku veya aşırı yumuşama varsa ürün tercih edilmemelidir” diye konuştu.
ETTE KOKU VE DOKU ÖNEMLİ
Et alışverişinde yalnızca renge bakılmaması gerektiğini vurgulayan Manavoğlu, “Etin yüzeyi hafif nemli olmalı ancak yapışkan olmamalıdır. Keskin ve rahatsız edici bir koku varsa ürün kesinlikle satın alınmamalıdır. Vakumlu ambalajdan yeni çıkarılan etlerde görülen koyu renk her zaman bozulma anlamına gelmez. Vakumlu ambalajdan yeni çıkan etlerde görülen koyu renk kısa sürede oksijenle temas ettikten sonra normale dönebilir. Bu durum her zaman bozulma anlamına gelmez” dedi.
‘TAVUKTA EN KÜÇÜK ŞÜPHEDE ALMAYIN’
Kanatlı etlerinin daha hassas ürünler olduğunu belirten Manavoğlu, tavuk alışverişinde son tüketim tarihi, soğuk zincir ve ambalajın mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Manavoğlu, “Tavuk eti yapışkan olmamalı, gri veya yeşilimsi renk değişimleri göstermemeli, kötü koku oluşturmamalıdır. Ambalajında şişme bulunan ürünler kesinlikle satın alınmamalıdır” ifadelerini kullandı.
DOMATES KOKUSU, SALATALIK SERTLİĞİ
Domates seçiminde doğal kokunun önemli olduğunu belirten Manavoğlu, “Sap kısmından yayılan hoş domates kokusu tazeliğin göstergesidir. Çok yumuşamış, ezilmiş veya küflenmeye başlamış domatesler kısa sürede bozulur. Kabuğu gergin, canlı renkli ve doğal kokulu ürünler tercih edilmelidir” dedi.
Salatalığın ise sertliğinin kontrol edilmesi gerektiğini belirten Manavoğlu, “Yumuşamış salatalıklar tazeliğini kaybetmiştir. Canlı yeşil renkte, sert ve düzgün yüzeyli ürünler tercih edilmelidir” diye konuştu.

ÇİLEKTE KÜFLÜ ÜRÜNE DİKKAT
Çileğin çok hassas bir ürün olduğunu vurgulayan Manavoğlu, tek bir küflü ürünün dahi paketteki diğer çilekleri etkileyebileceğini söyledi. Manavoğlu, “Ambalaj içerisindeki tüm çilekler dikkatlice incelenmeli, ezilmiş veya küflenmiş ürün bulunan paketler satın alınmamalıdır” dedi.
Üzüm seçiminde de sapların kontrol edilmesini isteyen Manavoğlu, “Sapın yeşil kalması tazeliğin en önemli göstergelerinden biridir. Kahverengileşmiş ve kurumuş saplar ürünün uzun süre beklediğini gösterebilir” ifadelerini kullandı.
‘ELMA VE ARMUTTA EZİKLERE BAKIN’
Elma ve armut gibi sert meyvelerde darbe izlerinin zamanla çürümeye neden olabileceğini belirten Manavoğlu, “Kabuk üzerinde koyu lekeler ve yumuşama bulunan ürünlerden kaçınılmalıdır” dedi.
Yeşil yapraklı sebzelerde de yaprakların diri olmasının önemli olduğunu belirten Manavoğlu, “Sararmış, sümüksü hale gelmiş veya aşırı solmuş ürünler raf ömrünü büyük ölçüde tamamlamıştır” diye konuştu.
‘BALIKTA GÖZLER TAZELİĞİ GÖSTERİYOR’
Balık seçiminde gözlerin önemli bir gösterge olduğunu belirten Manavoğlu, “Parlak ve dışa bombeli gözler tazeliğin işaretidir. Solungaçların canlı kırmızı renkte olması, etin sıkı yapısını koruması ve deniz kokusuna sahip olması gerekir. Keskin kötü kokular bozulmanın habercisidir” ifadelerini kullandı.
Yumurta alırken de kabukta çatlak bulunmaması gerektiğini söyleyen Manavoğlu, “Son tüketim tarihinin yanı sıra ambalaj temizliği de kontrol edilmelidir” dedi.
‘BİLİNÇLİ TÜKETİCİ HEM SAĞLIĞINI HEM BÜTÇESİNİ KORUR’
Türkiye’de her yıl milyonlarca ton gıdanın israf edildiğine dikkat çeken Manavoğlu, “Tüketiciler ihtiyaç kadar alışveriş yapmalı, ürünlerin son tüketim ve tavsiye edilen tüketim tarihlerini okumalı, soğuk zinciri korunmuş ürünleri tercih etmeli ve satın aldıkları gıdaları evde uygun koşullarda muhafaza etmelidir. Bilinçli tüketici hem kendi sağlığını korur hem de ülke ekonomisine katkı sağlar” diye konuştu.
Sosyal medyada yayılan doğruluğu kanıtlanmamış bilgilere karşı da uyarıda bulunan Manavoğlu, “Doğru ürün seçimi sağlıklı beslenmenin ilk basamağıdır. Market alışverişinde birkaç dakikalık dikkat, hem sağlık risklerini azaltır hem de daha kaliteli ve lezzetli gıdaların sofralara ulaşmasını sağlar. Gıda güvenliği üreticiden başlayan ve tüketicinin bilinçli tercihiyle tamamlanan bir zincirdir” dedi.





