TÜRK tiyatrosu, sineması ve televizyonunun usta isimlerinden Gülsen Tuncer yaşamını yitirdi. Oyunculuğun yanı sıra seslendirme sanatçılığı, sanat yönetmenliği, söz yazarlığı, bestecilik ve eğitmenlik alanlarında da çalışmalar yapan Tuncer’in vefatı sanat dünyasında üzüntü yarattı.
Antalya Altın Portakal Film Festivali de sosyal medya hesabından yayımladığı mesajla usta sanatçıyı andı. Festival yönetimi açıklamasında, “Türk tiyatrosunun ve sinemasının değerli sanatçısı Gülsen Tuncer’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Paylaşımda Tuncer’in yaklaşık 60 yıla yayılan sanat yaşamına dikkat çekilirken oyunculuk dışında yönetmenlik, yazarlık, seslendirme ve eğitmenlik alanlarında da üretimlerini sürdürdüğü belirtildi.

ALTIN PORTAKAL’LA BAĞI İLK FESTİVALE UZANIYORDU
Gülsen Tuncer’in Antalya açısından önemi yalnızca kazandığı ödülle sınırlı değildi. Tuncer, 1964 yılında düzenlenen ilk Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne katılan isimlerden biriydi. Usta sanatçı, sonraki yıllarda da festivalin neredeyse tamamında Antalya’ya gelmeye devam etti.
2024 yılında 61’incisi düzenlenen festival için yeniden Antalya’ya gelen Tuncer, ilk Altın Portakal yıllarını anlatırken kentte bugünkü büyük otellerin bulunmadığını, festival konuklarının kumsalda kurulan çadırlarda kaldığını hatırlatmıştı. Tuncer, ilk festivalden itibaren Altın Portakal’a katılmaya özen gösterdiğini de anlatmıştı.

ALTIN PORTAKAL İÇİN ‘YEŞİLÇAM’IN KARNESİ’ DEMİŞTİ
Tuncer’in festivalle ilişkisi yalnızca seyirci ya da davetli olarak da kalmadı. Türk sineması açısından Altın Portakal’a ayrı bir önem veren sanatçı, 2022 yılında Antalya’da yaptığı değerlendirmede festivali “Yeşilçam’ın karnesi” olarak tanımladı.
Altın Portakal’ın sinema ile seyirci arasındaki bağı güçlendirdiğine dikkat çeken Tuncer, festivalde sanatçılarla halkın iç içe olmasını önemsediklerini anlatmıştı.

1991’DE ALTIN PORTAKAL’I KAZANDI
Gülsen Tuncer, Altın Portakal tarihine ödüllü bir oyuncu olarak da adını yazdırdı. Engin Ayça’nın yönettiği 'Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu' filmindeki performansı, Tuncer’e 1991 yılında düzenlenen 28. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü’nü getirdi.
Film aynı festivalde En İyi 3. Film seçilirken yapımda rol alan Ekrem Bora da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü Fikret Kuşkan ile paylaştı.

SİNEMADAN TİYATROYA UZANAN KARİYER
Profesyonel tiyatro yaşamına 1968 yılında Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu’nda sahnelenen 'Zilli Zarife' oyunuyla başlayan Tuncer, yıllar içerisinde sinema ve televizyonun yanı sıra kamera arkasında da çok sayıda görev üstlendi. Filmografisinde 'Dağınık Yatak', 'Asılacak Kadın', 'Gramofon Avrat', 'Afife Jale', 'A Ay', 'Bir Tren Yolculuğu', 'Karartma Geceleri', 'Boynu Bükük Küheylan', 'Berdel', 'Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu', 'Suna' ve 'Sinema Bir Mucizedir' gibi yapımlar bulunuyor.

Tuncer, televizyon izleyicisinin hafızasında ise özellikle 'Aşk-ı Memnu'daki Arsen Ziyagil karakteriyle yer etti. Daha sonraki yıllarda 'O Hayat Benim', 'Fazilet Hanım ve Kızları' ve 'Sol Yanım;' gibi dizilerde de rol aldı.






